Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '06

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1892
 

Aynalar...

Aynalar...
 

Dünyadaki en gizemli eşyadır aynalar... Fiziğin metafiziğe, maddenin manaya, somutun soyuta, sonlunun sonsuza geçididir aynalar. Bu dünya ile öbür dünya arasındaki görünmeyen ama hissedilen perdenin dokunuşudur aynalar...

Yaşamımızı algılarımız tanımlar. Algılarımız ise beynimizde tanımlı elektrik sinyallerinden başkası değildir. İşitsel, görsel veya duyusal bu sinyallerin kalıpsallığına ve süreğenliğine gerçeklik diyoruz. Örneğin normal şartlar altında dokunduğumuz bir şeyi görürüz, gözümüzün önündeki bir şeye elimizi uzattığımızda dokunuruz. Bu kaçınılmaz ve değişmez bir gerçektir hayatımızda. Işık fiziğinin yanılmazlığıyla.

Oysa aynaların girmesiyle devreye, tüm bu yasalar altüst olur. Bir şeyi görebiliriz ama dokunduğumuzda asla ona ulaşamayız. Dokunuşumuz düz bir yüzeyin şeffaflığını damıtır parmak uçlarımıza. Gördüğümüz her şey ışığın yansımasından dolayısıyla yanılsamadan başka bir şey değildir zira. İçiçe geçmiş aynaların, sonsuz ufuklu bir aleme kapı olmasının sırrı yatar bunda.

Aynanın ışıkla olan ilişkisi, ışığın bilinçle ilişkisini fısıldar bize. Evren denilen üç boyutlu bilgisayar ekranında bulunan her şey, bilgiden ibarettir. Bilginin sunuş şekli ise ışıktan.

Eski İslam alimleri, uzun süre odaklanarak aynaya bakıldığı takdirde ruhsal alemlere kapıların açıldığından bahsederler. Aynı şekilde bazı Hıristiyan bilgeler, aynanın ruhsal varlıkların bu aleme geçiş için kullandıkları geçit olarak nitelemişlerdir. Neuromancer isimli bilimkurgu romanında William Gibson, ardından bu tabanın üzerine yapılan film, aynayı matriksten matrikse veya gerçek dünyaya geçişin simgesi olarak kurgulamışlardır.

Ayna birleyicidir, bütünleyicidir. Onun üzerinde her eşya bir görünümdür yalnızca. Evren denen eşya da özde bir ve bütündür. Bir artı bir yine bir eder.

Aynanın ötesini görebilenler için, evren, hem gören gözdür, hem de görünen güzeldir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ruhsal alemin sembollerinde bir gezintiye çıktım yazınızda, aydınlandım...Yüreğinize sağlık. Sevgi ve ışıkla, Ayna

Ayna 
 09.05.2007 13:49
Cevap :
Aydınlık zaten mevcut yüreğinizde. Benim tek yaptığım, içinizdeki o ışığa ayna tutmaktan ibaret oldu eminim :) Teşekkür ederim, sevgilerimle...  09.05.2007 19:55
 

Bu konuyu çok severim. Bana geçmişi anımsatır. Geleceğe ışık tutar; bazen yanlışlara, bazen de önlem almalara... Edebi bir yaklaşımla ayna içe dönüştür bende. Elinize sağlık. Başarılar dilerim.

tervedus 
 28.12.2006 1:45
Cevap :
Aynanın en büyük sihridir belki de ona baktığımızda kendimizi görmemiz. Bir çeşit yeniden doğuş, var oluş. Başkasının gözüyle seyrediş. Belki her şeyin bir ayna olduğunu duyumsayış. Yorumunuz için çok teşekkür ederim...  28.12.2006 10:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 89
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 1889
Kayıt tarihi
: 11.10.06
 
 

Yazar 1975 Ankara doğumludur. Monterey Postgraduate School / California'da bilgisayar bilimi dalı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster