Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

fisun gökduman kökcü

http://blog.milliyet.com.tr/kokcuffgk

17 Ağustos '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
198
 

Aynalar ve İnsanlar...

Aynalar ve İnsanlar...
 

Aynalar ve insanlar...


.    Bir kaşığı elinize aldığınızda, tümsek yüzüne bakarsanız eğer, kendinizi olduğunuzdan küçük görürsünüz. Çukur yüzüne bakınca da olduğunuzdan büyük... Çukur yüz, diğer adıyla dev aynasıdır aynı zamanda...

.    Etrafınızda da sizi olduğunuzdan büyük ya da küçük gösteren bir yığın insan vardır. Bazıları sizi öve öve bitiremez, kendinizi dev aynasında görmeye başlarsınız. Kendinizi bir şey sanır, kibre kapılırsınız. Bu kibirle, etrafınızdakileri küçük görüp, kırıp dökersiniz. En nihayetinde, sizi seven kimsecikler kalmaz etrafınızda... Bu işin sonu yalnızlıktır...

.    Peki neden övüp de göklere yükseltirler sizi, hiç düşündünüz mü? Ellerini ovuştura ovuştura gelip, önünüzde neden selâm dururlar? Neden abartılı övgülerle sizi sarhoş ederler?

.    Bütün bunlar, çıkar içindir. Siz onların çıkarlarına hizmet ettiğiniz sürece de bütün bunların devamı gelecektir....

.    Bir gün gelir, çıkarlarına çomak sokarsınız, her şey biter... Kaşık ters dönmüştür ve tümsek yüzünden baktırırlar size, kendinizi... Kıskançlıkları da su yüzüne çıkar aynı anda... Gerçek duygularını bastırmışlardır uzun süredir, çıkarları için. Başken, ayak oluverirsiniz birden. Yerden yere vurulur, linç edilirsiniz... Canınızdan bezdirirler... Özgüveninizi paramparça ederler... Tepe taklak oluverirsiniz. İnsan içine çıkmaktan korkar olursunuz. İçinize kapanır, yaralarınızla baş etmeye uğraşırsınız... Bu işin sonu da yalnızlıktır...

.    Tümsekli çukurlu insanları değil, dümdüz olanları severim ben... Beni olduğu gibi yansıtan aynalardır onlar, düz aynalar... Yeri geldiğinde över, yeri geldiğinde döver... Çıkarı yoktur onların, ölse yalan söylemez... Gerçek dosttur onlar... Hiç yalnız kalmazsınız, çünkü hep yanınızda olurlar...

.    Sizin de ona ayna olmanızı isterler. Dürüstçe davranmanızı... O size ayna, siz de ona ayna olunca, dostluğunuz da sonsuzluğa doğru gider, birbirine doğru tutulan iki aynanın sonsuz yansımaları gibi...

.    Amma velâkin, bu dümdüz insanları bulabilmek, bunca tümseğin, çukurun arasından onları seçebilmek, olgunluk ister... Olgunluk denen şey, kişinin kendini bilmesidir. Kişi kendini, öz eleştiri yoluyla öğrenebilir ancak. Öz eleştiri, kendini bilmeye giden yegâne yoldur. Kişi kendini bilince, tümseği de fark eder, çukuru da. Ve tüm yanılsamalardan kurtulur, gerçeğe ulaşır... Hayatını bir yanılsamayla geçirmek kadar kötü ne olabilir?

.    Hayatınızda, dümdüz, gerçek dostlarınız olması ve hiç yalnız kalmamanız dileğiyle...

.

Dr.F.Fisun Gökduman Kökcü---Muğla-Menteşe---17.08.2018

Fotoğraf çekimi: F.Fisun Gökduman Kökcü

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öyle güzel anlatmışsın ki yüreğine sağlık ablacım. Çıkar, menfaat, maskeler, fesatlıklar vs vs. Zamane ilişkileri... Tecrübeyle sabit yaşanmışlıklardan ötürü hep derim; dört kollumuzu taşıyacak kadar ve candan, samimi olan yeter... Yoksa insan üzüntüden başka bir şey değil insana. Yüreğimden kocaman sevgiler selamlar gönderdim güzel ablama sağlıcakla kal Rabbim güzel yüreğini hep iyilerle karşılaştırsın...

Sibel Yılmaz 
 25.08.2018 11:37
Cevap :
Çok teşekkür ederim Sibel'ciğim.Hayat insana her türlü insanı tanıtıyor.Nihayetinde,az ve öz olan en iyi geliyor insana.Kendi içine çekiliyorsun bir süre sonra.Güzel yüreğinden gönderdiğin sevgileri,güzel dilekleri sevgiyle kabul ettim.Ben de sana yürek dolusu sevgiler gönderdim.Seni ve kızçelerini öpüyorum.Kendinize çok iyi bakın canlarım.Sağlıcakla kalın...  25.08.2018 20:50
 

Gördükçe, tanıdıkça yalnızlaşıyoruz. Özellikle teknoloji hayatımıza girdikten sonra belki de gözlerimiz daha açıldı ya da hepten köreldik ... Az ve öz dost, arkadaş olsun yeter diyenlerdenim. Sevgilerimle sevgili doktorum :)

Tülay EKER 
 18.08.2018 18:37
Cevap :
İnsanlar yüz yüze iken,kendilerini saklıyorlar çoğu kez.Yaşamak zorunda oldukları ortamda,gerçekte olduklarından daha farklı davranıyorlar pek çok nedenden ötürü.Teknoloji hayatıma girdikten sonra,tanıdığımı zannettiğim insanların,bambaşka hallerini gördüm.Elbette çok şaşırdım.Aslında olmak istedikleri kişilikleri yansıtıyorlardı bu ortamlarda.Ama gerçek hayatlarında bastırıyorlardı kendilerini.İşin ilginci,farkında bile değildiler bu durumun.Bu durum,benim gerçek dost arayışına girmeme neden oldu.Yani aslında teknoloji benim gözümü açtı.Sizin de dediğiniz gibi,az ve öz en iyisi.Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim sevgili Tülay hanımcığım.Gönülden sevgi ve selamlarımla,sağlıcakla kalın...  18.08.2018 21:02
 

Vallaha ben edebiyattan, kaşığın tersinden düzünden, dış bükey aynalar gibi metaforlardan anlamam, hatta nefret de ederim. Ama ben insanlardan biraz olsun anlarım. Bizim insanımız maalesef dürüst ve samimi olmayı sevmez, Zaten bu nedenle de bizim coğrafyamızda doğru söyleyen dokuz köyden kovulur denir. Eleştirmesini bilmeyen toplumlar geri kalmış toplumlardır. Bizde maalesef bilmem kaç bin yıllık kadim bir millet olmamıza rağmen henüz gelişmiş halklar mertebesine erişemedik. Nasıl erişeceğiz ki 2-3 yılda bir tekrarlanan PISA sınavlarında hep dünya sonuncusu çıkıyoruz. Yani yetiştirdiğimiz gençler ileriye gitmek bir yana anne ve babalarının bile gerisinde kalıyorlar. Çünkü onları adam gibi eğitmiyoruz. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 18.08.2018 16:59
Cevap :
Merhaba.Epeydir yoktunuz,hoş geldiniz diyeyim önce.Yazdığım pek çok şeye eleştirel yaklaştığınızı biliyorum.Edebiyattan ve metaforlardan hoşlanmadığınızı da biliyorum.Ama ben böyle yazmayı seviyorum.İnsanlarımız hakkında da epeyce fikir sahibiyim aslında,sizin kadar olmasa da.Eleştiriye de açığım,biliyorsunuz bunu.Ama ben ne yapabilirim,bana onu söyler misiniz?PISA sınavlarına benim etkim ne olabilir?Benim bir tek çocuğum var,onu da elimden geldiğince iyi yetiştirdiğime inanıyorum.Ben de isterim ülkemin en iyi yerlerde olmasını.Ben de isterim eğitimin harika olmasını.Oğluma yurt dışından gelen tekliflerin,yurdumun üniversitelerinden gelmesini çok isterdim.Yetiştirdiğimiz beyinlere bile sahip çıkılamazken,biz nelerden bahsediyoruz böyle?Oğlumu gönderdim ve çok hüzünlüyüm,kırılganım.Sizi kıracak,üzecek bir şey yazdıysam affedin beni.Saygı,sevgi ve selamlarımla,sağlıcakla kalın değerli yazarım.  18.08.2018 19:30
 

Fisun Hanım, bu bilgisayar dünyasında çoğu kimse birbirini görmeden sanal arkadaşlıklarla yaşıyoruz, kaşığın neresinden bakılıyor bilemiyorum artık.Esen kalınız.

Şahin ÖZŞAHİN 
 17.08.2018 22:36
Cevap :
On yıl kadar oldu bu sanal alemle haşır neşir olmaya başlayalı.Bu on yıllık deneyim bana,sanal ortamda kişilerin,çok daha kendi gibi davrandıklarını gösterdi.Çünkü kendilerini daha rahat hissediyorlar.Bastırdıkları tüm duygular,burada serbestleşiyor,gerçek karakterlerini ortaya çıkarıyorlar.Her gün yüz yüze olmak zorunda kaldığı kişilerle değil,tanımadıkları kişilerle daha rahat diyaloğa giriyorlar.Bu,en yakınınızdan bile sakladığınız şeyleri,psikoloğa rahatça anlatabilmeniz gibi bir şey.Bir nevi psikoterapi ortamı,sanal alem.Olaya böyle bakarsanız,size davranışlarından kimin ne olduğunu anlamanız daha kolay oluyor.İsimlerine değil,yazdıklarına,paylaştıklarına ve davranışlarına odaklanıyorum ben.Olduğu gibi kabul ediyorum o kişiyi.Biliyorum ki o kişi gerçek,adı ne olursa olsun.Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim efendim.Saygı,sevgi ve selamlarımla,sağlıcakla kalın değerli şairim...  18.08.2018 7:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 240
Toplam yorum
: 689
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 277
Kayıt tarihi
: 24.08.11
 
 

Evli ve bir oğul annesi, emekli tıp doktoruyum. Paylaşacağım linkte, halk müziği ile ilgili çalış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster