Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1246
 

Aynalar

Aynalar
 

Hayat nedir sizce? Her gün yeni bir sayfasını yazıyoruz hayatın. Günlük koşuşturma içinde kaç kez düşünüyoruz ’ ne yapıyorum? ’diye. Siz kadere inananlardan mısınız? Bilmiyorum ama, insanların hayatında bazen öyle anlar olur ki , bir an yolda karşılaştığınız birisi, kaldırımda yürürken arabadan size bakan bir çift göz, sizi bir anda çarpar. Ya da bir tat, bir koku bazen sizi alır götürür, bambaşka diyarlara. Eliniz ayağınız bir anda dolaşıverir, tüm sözcükler silinir hafızanızdan. Belki imtina edersiniz konuşmaya, belki gözlerinizi kaçırırsınız gözlerinden. O bir an çok uzun bir zaman gelir size. Yanınızdan geçip gidende kalır gözleriniz, ya pişman olursunuz konuşmadığınıza, ya da boş ver dersiniz, yeniden karşılaşırız bir gün bir yerde…

Hayat biraz da böyledir işte, ertelemelerle doludur. Çocukluk arkadaşınız arar görüşmek için, bitmeyen işler yüzünden, ertelersiniz bilinmeyen uzak bir tarihe, ziyaret edilecek dostlar, akrabalar, belki hasta yatağında sizi bekleyen umutsuz gözler vardır, gidemezsiniz, gitmezsiniz ertelersiniz iki toplantı bir yemek arasına, sonra onu da unutup gidersiniz… Bir bakarsınız ki sizi sevenler için artık çok geç olmuştur. Hayat öyle ki, içinde yaşarken çok şeyi fark etmeden geçip gidiyoruz. Değerlerimizi mi unuttuk? Yoksa modern dünyanın gereği deyip işimize geldiği için mi böyle olduk? Artık bayram demek, tatille eş anlamlı. Kimse bayram ziyareti bilmiyor; bayram harçlığı, kahve yanında nane likörü, geniş bayram sofraları. Kimse komşuluk bilmiyor; kaçınız komşunun kapısını çalıp’ bir maniniz yoksa annemler size gelecek’ cümlesini kurdu yakın bir zamanda, ya da hangi komşunuz bir gece kapınızı çaldı limon istemek için? En son ne zaman amcanızı ziyarete gittiniz? En son ne zaman mektup yazdınız? Kaç zaman oldu annenizin enfes dolmasını yemeyeli? Ya da tersine çevirelim bunu: Kaç dakika oldu en son mesajınızı çekeli? Bugün kaç kez iğnelediniz iş arkadaşınızı? Kaç saattir tv de kimin eli kimin cebinde programını seyrediyorsunuz? Geçen gece Reina’da kaç saatinizi harcadınız saçma sapan insanlara? Kaç defa kırmızı ışıkta geçip kaç kez yayaların üstüne sürdünüz arabayı . Bugün kaç tane sigara içip kansere bir adım daha yaklaştırdınız kendinizi? Kaç defa başınızı çevirdiniz, işe giderken geçtiğiniz yoksul mahallenin çocuklarına? Kaç kez? Artık aynaya bakma vakti gelmedi mi?

Blogdaki fotoğraf,fotoğraf sanatçısı Erdal Yazıcı'ya aittir.www.fotograf.net sitesinden alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaşamak fırsattır değerini bil/ Yaşamak şanstır kullanmayı bil/ Yaşamak oyundur oynamayı bil/ Yaşamak hüzündür aşmayı bil/ Yaşamak şarkıdır söylemeyi bil/ Yaşamak servettir korumayı bil/ Yaşamak bilmecedir çözmeyi bil/ Yaşamak mutluluktur tatmayı bil/ Yaşamak hazinedir harcamayı bil/ Yaşamak güzelliktir kıymetini bil/ Yaşamak görevdir tamamlamayı bil/ Yaşamak maceradır göze almayı bil/ Yaşamak aşktır keyfine varmayı bil/ Yaşamak trajedidir göğüslemeyi bil/ Yaşamak verilmiş sözdür tutmayı bil/ Yaşamak rüyadır gerçekleştirmeyi bil/ Yaşamak mücadeledir kabullenmeyi bil/ Yaşamak hakkındır uğruna savaşmayı bil. R.T.

Mehmet Sağlam 
 09.04.2008 12:59
Cevap :
Gönlünce yaşamayı bilenlere... Sevgiler  16.04.2008 14:30
 

Sevdiklerinle birlikte el ele, kol kola iyi günde, kötü günde, elde ne varsa paylaşmak,yaşamanın tadını çıkarmaktır. Şanslıysan ve sevdiğinden çocuğun olmuşsa, ona bildiklerini öğretmektir. Şimdi ben oğluma basketbolde bildiklerimi öğretiyorum. Belki benim evdeki Türkiye Şampiyonluğu madalyası'nın yanına bir gün onunkini koyarız, ne güzel olur değil mi? Akşamları ailenle birlikte yemeğe oturabilmektir,günlük koşuşturmadan sonra bir araya gelmek,olan biteni konuşmaktır. Bir de nazımız geçip yaptırabilmişssek kayınvalidemin elinden etli yaprak sarma yiyebilmek:) Ayda bir 30 yıllık arkadaslarla yemeğe çıkıp,15 yaşına geri dönmek. Bazen de denizin dibine inip,balıkları seyretmek.Moda'da denize karşı bir çay.Sağlığımız da yerinde.Daha ne olsun?

memom 
 11.10.2006 15:13
Cevap :
Ne güzel yazmışşsınız,fazla söze gerek yok!Sevdiklerinizle mutlu bir ömür dilerim!Umarım tribünde oturup oğlunuzun başarılarını seyredersiniz.Neden olmasın?  11.10.2006 17:21
 

Aranıyor bir çok şey ve daha çok aranacakmış gibi gözüküyor. Aynalarsa bir çok kere kendimize gelmemizi söylemekten çok yalnızlığı haykıracakmış gibi...

Barış 
 25.09.2006 22:57
 

Sevgili Elif, Ne kadar haklısın. Hayat aslında o minik ayrıntılara dikkat edildiğinde hayat oluyor. Yüreğine sağlık... Sevgiler...

Fulya 
 25.09.2006 22:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 90
Toplam mesaj
: 59
Ort. okunma sayısı
: 1512
Kayıt tarihi
: 22.08.06
 
 

Hayat akıp giden upuzun bir ırmak, bu ırmakta bazen bir akıntıya koyveriyoruz kendimizi, nereye çarp..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster