Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '08

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
464
 

Aynı gün olur mu?

Aynı gün olur mu?
 

TR saati ile 21:00, 29 Temmuz 2005


Benim ailemle ilgili ilginç bir hikayem var.

Eşimle tanışmamla başlıyor.

Türk Futbol tarihinin bugüne kadar yaşadığı en parlak gün olan, G. Kore’yi 3-2 yenerek 2002 Dünya Kupası’nda 3. olduğumuz gün (bazıları şimdi 2000 yılındaki UEFA kupasından bahsedecek fakat konu futbol olmadığı için, bu tartışmaya girmeyelim lütfen) ben de Dünya’daki her Türk gibi bu zaferi çılgınca kutluyordum.

Hong Kong’daydım o zaman ve o gün, yanı 29 Haziran 2002’de eşimle tanıştım.

Hong Kong’da nişanlandıktan sonra Guangzhou’ya (Çin’in güneyinde bir şehir) taşındık ve 2004 yazı için evlenme kararı aldık. Tabii hazırlıklar erken başlayınca, tarih belirleme lüksümüz de oldu ve biz, “seçim hakkına sahibiz madem”, “tanıştığımız gün olsun” dedik ve 29 Haziran 2004’te Ankara’da remi nikahımız kıydırdık, hafta sonu olması nedeniyle de düğünümüzü 2 Temmuz’da yaptık.

Tekrar Guangzhou’ya döndükten 4 ay sonra bir Hong Kong seyahati sırasında doktora gittik ve o gün müjdemizi aldık. Bir çocuğumuz olacaktı.

Hikayenin nereye gittiğini farkedenler biraz sabretsin......

Neyse, hamilelik sürmesi gerektiği kadar sürdü ancak kız olduğunu öğrendiğimiz ve Asya Dila ismini vermeye karar verdiğimiz yavrumuz doğmamakta kararlıydı sanki. 27 Haziran’da suni sancı verilmeye başlandı eşime. 29 Haziran’da biz evlilik yıl dönümümüzü kutlamak için akşam yemeğini dışarıda yemeye karar verdik ve restorana gitmeden önce de yine hastaneye uğrayıp, suni sancı seansımızı tamamlayacaktık. O gün işte doktorlar artık daha çok beklememizin zararlı olabileceğine karar verdiler ve apar topar ameliyathanesine aldılar bizi. Ve yerel saat ile 01:30 (30 Haziran 2005), Türkiye saati ile 20:30, 29 Haziran 2005’te kızımız gözlerini dünyaya açtı.

Hayatımın en önemli tarihi nedir diye soranlara bilin bakalım hangi cevabı veriyorum...........

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaşamdaki anlar ve güzel tesadüfler sanki daha önceden hazırlanmış ve bizleri ve ruh ikizlerimizi bulmamızı bekler.Bize sunulan en değerli hediye olan yaşam bazı duraklarında güzel buluşmalara bizi ulaştırır.Yaşamınızın en güzel tarihini ve bu tarihin ürünü olan dünya tatlısı yavrunuzu yanaklarından sıkarak öpüyorum.Bende bir beşiktaşlı olarak Asya temsilcimiz yavru kartala kocaman öpücükler ........

AHMET TÜTÜNCÜ 
 16.02.2008 20:42
Cevap :
Candan mesajiniz icin tesekkur ederim.  18.02.2008 4:18
 

29 temmuz,doğrumu?????arkadaşım çocuğunu benim adıma lütfen güzel bir buse kondur yanağına,ne güzel yazmışsın yazını,,,sevgiler size,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 17.01.2008 20:13
Cevap :
Icten ve samimi mesajiniz icin icten bir tesekkur.....kondurdum bile buseyi.  18.01.2008 3:50
 

arkadasım Hong Kong'taki o mutlu haberi aldıgınız gun yanınızdaydık:) ve mutlulugunuzu paylaşmak cok buyuk bir keyifti. Hele dünyanın bir ucunda olunca insan.....Asya Dilamızı cok cok ozledik.. sevgiler

yonca türker 
 16.01.2008 18:24
Cevap :
Deli, deli, deliiiiiii......Var ya, su anda Chengdu Havaalanindayim. Inanilmaz sevindim mesaji gorunce....Hepinizi ozledik.  17.01.2008 10:29
 

Benim hikayem daha da ilginç:) Eşimle, 73 yılının 3. ayının 3. günü saat 15.00 te ( 3 dendiğini yazmayayım) tanıştım, 3 hafta sonra da nişanlandık. Selamlar...

Tülin Aksoy 
 16.01.2008 9:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 439
Kayıt tarihi
: 11.01.08
 
 

1970 Ankara doğumluyum. 15 yıl Almanya'da yaşadım, lise ve üniversiteyi Türkiye'de tamamladıktan son..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster