Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
350
 

Aynı tas, aynı hamam...

Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur...

İmamlar da hep bildiğini okumaya devam ediyor...

Gündemde referandum var...

Evet diyenler bir tarafta, hayır diyenler bir tarafta...

Tarafını bulmaya çalışanlar da, arada kalmamak için hareketleniyorlar...

Öyle ya, asıl savaş arada kalanlar için yapılıyor...

12 Eylül 1980 öncesi...

Sağ- sol çatışmalarının en yoğun olduğu dönem...

Bir grup, yoldan geçen bir gencin yolunu keserler...

Gence: “Sağcı mısın, solcu musun” diye sorarlar...

Genç, gruba şöyle bir bakar. Bıyıklarından, davranışlarından, giysilerinden bir sonuç çıkarmaya çalışır, fakat başaramaz... Korkuya kapılır...

“Ağabeyler ben sağdan, soldan anlamam, anlayacağınız ben “otum” der...

Gruptan birisi hemen ileri atılır, “Otsun ha... Sen otsan biz de öküzüz, seni yemeye geldik” der...

Öykünün sonu malum...

Referandum öncesi ne yazık ki, halkımız ot gibi görülüyor...

Halkımızı ot gibi gören anlayış, yıllardır halkımızın ot gibi olması, ot gibi yaşaması için uğraşı vermişti...

Halkımız kitap okumaz. Araştırmaz. Kolay kolay konuşmaz, tartışmaz... Liderlerinin ağzının içine bakarlar... Yürüyüşünden, şiddetinden medet umarlar..

Liderleri de İllerine geldiğinde meydanları doldururlar koro halinde alkışlarlar, söylenenleri tekrar ederler...

Anayasa değişikliği neyi, neleri değiştiriyor maddeleri nelerdir, kimse araştırıp bulmaz, bulsa da okumaz... Okusa da, o kargacık burgacık anlatım bozukluğu olan maddelerin içinde kaybolurlar....

Bu sözlerimden halkımızı küçümsüyor yargısı çıkaranlar olabilir... Gerçekler ortada. Halkımızı gerçek anlamda kimlerin küçük gördüğünü çok iyi biliyoruz...

Halkımızın geri kalmışlığı üzerinden siyaset yapanları da çok iyi biliyoruz. Tarikatlarla, şeyhlerle, ağalarla can ciğer kuzu sarması olanların halkımızı nasıl oy deposu olarak gördüklerini de...

Zaman uyanma zamanı ama... Bu nasıl olacak...

Bir taraftan hep uyutmaya çalışan anlayışın eğitim programları, dinsel dayatmaları, korkutmaları...son hızıyla devam ediyor..

Dedim ya... Hep bilinen şeyler... Kısır bir döngü içinde yol almaya çalışıyoruz...

Umutsuz değiliz...

Halkımız, Kurtuluş Savaşında yaptığı gibi değişimin rüzgârlarını yakalayabilecek içsel bir güce sahiptir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1391
Toplam yorum
: 1901
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1026
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster