Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '17

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
358
 

Ayranımız Yok İçmeye...

Ayranımız Yok İçmeye...
 

Bayram tatili 10 gün olsun diye çıldırdı millet! Hayaller kuruldu, adaklar adandı, istiarelere yatıldı, ön rezervasyonlar yaptırıldı, haberler yakın takibe alındı. Toplu dualar dahi edilmiştir.

Şaşkınlık içinde izledim olanı biteni.

“Yahu Mehmet, sen zaten Antalya’da yaşıyorsun; Kemer'de tatil için mi bu arzu bu telaş?”

“Yahu Şükrü, kredi borcunu ödeyemediğin için kanuni takibe gitmek üzere olduğunu söylüyordun, şimdi ne demeye tatil 10 gün olsun diye çırpınıyorsun?”

Kendinden geçmiş haldeydi millet! Savunmaları da hazırdı: Türk Turizmini canlandırmak vatandaşlık göreviydi.

Peki, Yunanistan’a koşanlara ne demeliydi!

“Anne, baba, hala, teyze, mezarlık ziyaretleri; bayram alışverişleri ne olacak?” gibi saçma (!) bir soru sormadım tabii.

Dertleri başkaydı çünkü.

“Lanet olsun; cuma akşam uçakları dolu, cumartesi sabahı uçuşları da acayip pahalı. Tatilin uzayacağını bir ay önce söyleselerdi ya.”

Güzel kardeşim, 1 kilo çikolata alıp evde otursan!

Olmaz! Hedefe kilitlenmiş; o Bodrum’a, Alaçatı’ya gidilecek, binlerce lira savrulacak, her gün zilzurna sarhoş olunup huzura erilecek!

Oysa yaşlı teyzen yolunu bekler! Hani Burcu da babaannesini tatile götürdü ya (!) sen de teyzeni mi götürseydin!

En kötüsü de çocukken bize öğretilen bayram felsefesiyle bugünkü taban tabana zıt!

Bayramdan 10 gün önce bayramlıklar alınırdı bana ve birinci günden önce giyemezdim. Ceketimin iç cebinde de bayram harçlığım olurdu. Ve komşular karşılıklı ziyaret edilirdi, bazılarına ben de götürülürdüm. Kimi büyüğüm mendil verirdi, kimisi de para.

Şimdiki çocuklara mayo, şnorkel, palet alınıyor; kendi bavulunu hazırlaması söyleniyor, uçakta cam kenarında oturma sözü veriliyor. “Aman tabletini, telefonunu, şarj aletini unutma!” diye de tembihleniyor.

Bayram harçlıklarıyla alınan çatapatlar, misketler, topaçlar yok; gidilen lunaparklar da yok!

Bayram sabahı mahzun büyükleri arayacak vakit dahi yok! Açık büfe kahvaltıdan tabaklar tepeleme doldurulduktan sonra -iki lokma arası- gönderilen sms’ler var;

“Bayramınızı sağlık, mutluluk…”

Başta hitap yok ki aynı mesaj tüm rehbere gönderilebilsin!

Şaşırıyor ve üzülüyor büyükler tabii.

Ben böyle mesajları asla yanıtlamıyorum.

Ve ben şu çok çalışarak güçlü olmamız gereken günlerde tatilin 10 güne uzamasını değil, bayramın dahi 2 gün kutlanmasını yeğlerdim.

“Aloo Ata, valla sınır kapısına 5 km kala çakıldık kaldık, milim yürümüyor! Kavala’da gün batımını kaçıracağız!”

“Beter ol Niyazi.”

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızın altına imzamı atarım dostum. İnsanlar bir yerde tembelliğe alışıyorlar. 15 Temmuz tarihinde bir bayramımız daha olmuştu. O bayram da önümüzdeki yıllarda, kurban bayramına yaklaşır bir on gün daha tatil yaparız. Bir Ramazan bayramında Tunus'daydım. Orada sadece bayramın birinci günü tatildi. Diğer günler insanlar çalışıyorlardı. Ama biz çok yoruluyoruz ya, 10 gün tatil bile bize yetmez. Sevgiler, selamlar...

Erol Özışık 
 07.09.2017 13:41
Cevap :
Hele ki etrafımızda bizi alaşağı etmek isteyen onca düşmanımız varken nefes almaksızın çalışmalı ve üretmeliyiz. Zaman tatil zamanı değil elbette. Bayramlarımızı da zaferlerimizi de kutlayalım, şehitlerimizi analım, gazilerimize sarılalım; ama akabinde -güzel ülkemizin güçlü olması için- işe koyulalım. Turizmciler son iki senede epey yıprandı. Sanırım o nedenle tatil bu derece uzatıldı; ama bir daha olacağını sanmıyorum. Şeker Bayramı da Kurban Bayramı da bence 2 gün olsun, yeterli. Çok çalışmamız Râbb’in de hoşuna gider. Teşekkürler dostum, sevgiler.  07.09.2017 16:26
 

Çok haklınız Ata Kemal Şahin bey dostum.Çalışıp üretmek zamanı,durmak ve har vurup savurmak zamanı değil.Üstelik gerek milli,gerek dini bayramlarımızın sonsuza değin huzur ve bereket içinde geçirilmesi için daha farklı ve özendirici uygulamalar teşvik edilmeli düşüncesindeyim ben de...Selam ve saygılarımla iyi bayramlar diliyorum.

Abbas Oğuz 
 31.08.2017 14:18
Cevap :
Yani bizim çocukluğumuzda tatil uzatma diye bir şey mi vardı, cumartesi bile yarım gün okula giderdik. Etrafımız düşmanlarla dolu, çok çalışıp güçlü olmaktan başka çare yok. Lozan'da "12 Ada" başlığıyla yirmiden fazla ada önce İtalya'ya, sonra da Yunanistan'a geçti. E bir de şimdi bize ait ufak adaları ilhak ediyorlar ve bizim tatilkolik Şirinler de 30 Ağustos'u Yunan adalarında (!) kutluyorlar! İyi Bayramlar dostum. Sabır ve selametle.  31.08.2017 17:56
 

Gerçekten ayranımız yok saltanattan geçilmiyor. Sevgiler değerli arkadaşım.

Şahin ÖZŞAHİN 
 30.08.2017 20:15
Cevap :
Ayranı geçtik, tahtırevan önemli. İyi Bayramlar Şahin Bey.  31.08.2017 5:30
 

Çok doğru aynen katılıyorum. Aynı konuyu ben de "Tatil ve Ticari Beklenti Bayramları Anlamsızlaştırmıyor mu?" başlığıyla yazmıştım.

Kerim Korkut 
 30.08.2017 15:35
Cevap :
Doksanlı yıllarla birlikte bozulmaya başladık. En acısı da çocuklarımız millî değerlerden uzak büyümeye başladı:( Tatilin uzatılması demek "Bırakın büyüklerinizle bayram geçirmeyi, tatile gidin!" demek değil mi? Ben tatilden değil, çalışmaktan yanayım. Otelleri de biz değil, turist doldurmalı. Turistin nasıl çekileceğini de büyüklerimiz bilecek!  31.08.2017 5:27
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8319
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1139
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster