Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Kasım '08

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
505
 

Ayrılık arifesi

Ayrılık arifesi
 

Sessizce duruyordu denizin kıyısında. Etraf kalabalık güneş yakıcıydı. Sanki güneş ateşten bir küreyi de o küreyi tek başına omzunda taşıyordu. Alnından akıp durmakta olan terlere aldırmadan inatla bakıyordu denize. Aslında baktığı deniz değildi. Tam karşısında duran bir geminin güvertesindeydi gözleri. Güvertenin en ucunda duran bir kadın vardı. Kadının saçları rüzgardan savruluyordu. Adam kadının saçlarına bakıyor, bir zamanlar o saçları saatlerce okşayan avuçlarını sıkıyordu.
Daha az önce yanındaydı kadın. Hiçbir şey söylememiş söyleyememişti ona. Öyle ya ayrılık arifesinde tıkanır insan. Kelimeler saplanır insanın gırtlağına. Hiçbir şey söyleyemez susarsın. Konuşsan hiçbir şeyi değiştiremezsin bilirsin. Bir ayrılıktan daha zordur ayrılık arifesi. Umutsuzca bakarsın yüzüne ama kal diyemezsin asla. İşte adam da kal demedi kadına. Kal deseydi yine de gider miydi kadın bilinmez. Bütün sözcükler adamın gırtlağına saplandı. Adam tıkandı, konuşamadı. Sadece öylece baktı kadının gözlerine. Biraz hüzünlü ama en çok yalvaran gözlerle baktı kadına. Kadın da sustu adam gibi. Hiçbir şey söylemedi adama. Bir hoşça kal bile demedi.
Şimdi kadın güvertede adamsa kıyıda öylece susuyor. Adam bir geri dönüş bekliyor, dalgalar adama kadının geri dönmeyeceğini söylüyor, adam inatla kadına bakıyor, rüzgar kadının saçlarını savuruyor kadınsa rüzgara, adama, dalgalara meydan okurcasına dimdik duruyor olduğu yerde. Yüzünde ne bir hüzün, hüznünde ne bir gözyaşı… Gözlerinde ne bir pişmanlık, pişmanlığında ne bir çaresizlik… Akıbeti belli olmayan bir hayata doğru yeni bir adım… O adımla birlikte yeni bir korku, korkunun yanında heyecan…
Çalıyor geminin düdüğü ve dalgalar susuyor. Ama adam hala inatla kadının saçlarına bakıyor. Kadın ne arkasını dönüyor ne de el sallıyor. Az önce nasılsa öylece hareketsiz duruyor. Yavaş yavaş gemi hareket ediyor. Demir attığı limanı terk eylemesi için görevliler atılan demiri geri çekiyor ve kadın da görevliler gibi yıllar önce demir attığı adamı terk eylemek üzere uzun bir yolculuğa çıkıyor. Gemi git gide uzaklaşıyor. Adam inatla kadına bakıyor. Kadın inatla gidiyor. Bir el uzatsa adam kadına… Nafile kadın eline dokunamayacağı kadar uzağa gidiyor o kadar uzağa ki görünmez oluyor.
Adam alnından akan o terlere aldırmadan denize bakıyor. Terlerine gözyaşları karışıyor. Adam sırılsıklam oluyor. Yüreğinin parçalarını tek tek çıkarıyor içinden her birini denize fırlatıyor. Her fırlatışta daha çok terliyor daha çok ağlıyor. Arkasını dönüyor denize. Dalgalara, rüzgara, denize, çekip giden gemilere ama en çok kendisine küsüyor!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerler, kaybedilince değil, varlığında bilinmeli..

Mehmet Önkibar 
 15.11.2008 23:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 544
Kayıt tarihi
: 23.09.08
 
 

İstanbul Ünüversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum. 6  yıldır özel bir dershanede edebiyat öğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster