Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '19

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
124
 

Ayrılık Kafası

      Çok sinirlisin, hazmedemiyorsun, içine atıp devam edemiyorsun, yiyemiyorsun ama içiyorsun… Su dışında her şeyi(!). Tam olarak şu vaziyette isen uzaklaş oradan. Ayrılık kafası bu…

     Microsoft Word uygulamasını toplumsal tarihsel vb. konularda yazılar yazmak için açarken bir anda aşka döndüyse yazılarının ucu; bu da bir ayrılık kafasıdır, çok dert etme seninle veya benimle ölmeyecek bu acı. Hatta ve hatta evleneceksin sen, hem de başka birisiyle; çocukların olacak şuan tanımadığın bir insana anne/baba diyecekler, bir yastığa baş koyacaksın o bitmeyecek gibi seni bir süreliğine uçuş moduna alan acı yıllar sonra tecrübe diyerek geçeceğin hatta belkide hiç bahsetmeyeceğin ömründen birkaç ay olacak.

    Tamam daha kötü bir senaryo yazalım. Sevgisini yine unutacaksın orada bi anlaşalım ama güvenmediğin için kimseyle mutlu olamayacaksın şüpheci olacaksın “ya aldatırsa, ortada bırakırsa” tarzında düşüneceksin, bu birazda nasıl bir ayrılık yaşadığına bağlı tabi… Devam edelim “kötü” senaryoya, yukarda saydığım sebeplerden kimseyle mutlu olamayacaksın kendini kariyerine arkadaşlarına ve ailesine adamış bir insan olacaksın, aynı zamanda “kız kurusu oldun iyice, bulamadın mı bi koca veya askerliğini yaptın işini kurdun bulamadın mı bir kız?” sorularına maruz kalacaksın….

      Sonuç olarak öyle veya böyle yaşayacaksın. Nasıl yaşamaksa senin elinde, insan kendi zihnini kendisi yönetir. İlla ki öyle bir üzüntüde o an gülemezsin. Ama evde oturup çikolatadaki mutluluk hormonundan da medet umamazsın, seni o hale getiren insanın gelip seni o battaniyenin altından çıkaracağı günü bekleyemezsin. Bu hayat senin, en çok neyi sevdiğini ne yaparken mutlu olduğunu en iyi sen bilirsin.

      Sayfalarca bestesi ve her bestesinde başka bi hayat olan, şiirindeki o bir mısra ile seni alıp bilmediğin ellere götüren, izlerken ağladığın filmlerin senaryolarını yazan o insan var ya emin ol onunda hayatından böyle bir acı geçti. Tek arayışı kahvede okeye dördüncü olan ve dünya yansa o masadan kalkmayacak amcalarımız var ya, onlar bile bi şekilde aşk yüzünden acı çekti veya mutlu oldu. Demem o ki aşk kötü bir şey değil. Herkeste farklı durur, her insana biraz yakışır güzelleştirir. Aşk sadece karşı cinse olan duygu da değildir. Annene, kardeşlerine, bir kitaba, bir şarkıya, kim varsa, ne varsa sevdiğin onlara da biraz aşıksındır. Ama onlar seni terketmez, ihanet etmez… O konu karşı cinse gelince iş çok değişir, gitmek isteyen ve bunu kafasına koymuş sevgiliyi 30 yıllık eşin olsa da durduramazsın. Konunun hassasiyeti de burdan başlar zaten…

        Kaybetme korkusu...

        Kaybetme korkusu insanı en telaşlandıran duygulardan biridir. Korkunla oynayan ve seni bu korkuyla başbaşa bırakan insanı sil, illa ki kolay olmayacak çok üzüleceksin saçma sapan bir turşu bile onu hatırlatacak… Komik geliyor değil mi? Ama bu böyledir. İnsanlar gider hatırları ve anıları kalır. Belkide en sevdiğin şehire karşı buz olacaksın, film bile izlemek dahi istemeyeceksin. Saçma hayaller kuracaksın dönecek diye kendini avutacaksın, Sana bir şey söyleyeyim mi? O dönmeyecek. yarın öbür gün bir bakmışsın hayatına yeni birilerini almış hayatına devam ediyor. Ama bir şeyler var sende, farkında değil misin? Sende yaşıyorsun ailenle arkadaşlarınla bir yerin burukta olsa yaşıyorsun, eksikte kalsan yaşıyorsun. Sana verilen bir ömür var ve bu sana ait, kimse sen ölene dek seninle bu   ömrü yaşamayacak. Otobüs durağı misali sen o duraksın ve her gün yüzlerce insan geliyor sana, bekliyor ve vakti dolduğunda gidiyor. İnsan ömrü de insanın hayatına girenlerde bu durumla benzerdir, herkes gelir vakti dolunca gider... Diyeceksin şimdi bana insanlar evlenip yıllarca mutlu yaşıyor. Onlar çok eskidendi, Günümüzde artık boşanmak ta çok kolay. Eskiden bir eve borç gelse haciz gelse tepeden tırnağa her şey tekrar kurulana kadar birlikte inşa ederdi eşler. Şimdi öyle mi? Artık bırakın evliykıen haciz gelmesini maddi sıkıntı yaşama potansiyeli olan çiftler bile evlenmekten vazgeçiyor. Mantık evliliği diye bir şey türedi. Bunun adı altında zengin karı/koca avcılığı yapıyor. Konu dağılmadan ve kapatmadan ekleyeyim. Kimse seninle doğup seninle ölmeyecek, senin elinde ise sadece yaptığın iyilikler kalacak. İnsanları mutlu et, mutlu ol. Beklentiye girersen sonu hep hüsran olur asla unutma... Mantık evliliği de düşünebilirsin tabi. :)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 48
Kayıt tarihi
: 03.03.19
 
 

Herhangi bir konuda herhangi bir şekilde kendi halinde yazan bir insanım... :) Kategorim tarih fa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster