Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1094
 

Ayşe tatile çıkmasın!

Ayşe tatile çıkmasın!
 

Bu görüntülere dayanamadığımız için "işgal" ettik Kıbrısı!


İnsan değişirmiş arkadaş; ama öpüle öpüle değişirmiş, inandığı her nevi değer yargılarının içine turp sıkıla sıkıla değişirmiş, samimi ve iyi niyetli hisleri süistimal edilmekten artık yalama olduğu için değişirmiş... insan artık insanlığından çıkıp, kendini unuttuğu, kendine yabancı kaldığı için değişirmiş... ki öyle bir hırsla, öyle bir hınçla değişirmiş ki, kendisini tanıyanların gözlerine, yüreklerine, korkular salacak kadar, vahşi bir yaratığa benzeyecek kadar azim ile, itina ile, daha da gelişkin bir yaratık olacak şekilde değişirmiş... hiç istemese de, hiç hoşuna gitmese de, uğradığı ihanetten ötürü değil ama nasıl kendini bu hale düşürebildiğine inanamamaktan üzüle üzüle değişirmiş... ve şunu anladım ki, bu topraklar üzerinde yaşanan kadar büyük hüzünlere sebep başka bir değişim türü başka vatanlarda vücuda gelemezmiş... 

Kahramanı kadar, haini de bol bir milletiz sözünün doğruluğu artık tartışma götürmez bir vaziyet almıştır... yetmiş iki milletten yek vücut bir ülkede son aylarda konuşula gelen konuları duysalar, bir birine sarılmış kefensiz bedenleri ile bizlere küfür ederdi diye tahmin ediyorum... onlar bir bayrak, bir devlet, bir millet uğruna, Trablus'da, İzmir'de, Çanakkale'de, Sakarya'da, Urfa'da, Maraş'da, Antep'de kanlarını döküp, evlatlarını, karılarını, analarını, babalarını ardlarında bırakarak şehit olmaya koşmuş, o imkansız denen büyük ülkü uğruna dünyaya kafa tutmuş ve bunu başarmışken... bizler bu büyük kahramanların torunları, onların naaşlarını eze eze, bu büyük ülküyü yok etmeye çalışıyoruz, pes! 

Ne gerek vardı o zaman savaşmanın elin gavuruyla yetmiş iki cephede? Ne gerek vardı o zaman bunca canı tehlikeye atıp kanları ile toprağı sulatmaya? Ne gerek vardı o zaman onbeş yaşındaki tüyü bitmemiş sebil sübyanı kuşatıp “vatanın, toprağın, milletin, bayrağın için şehit olmadan gelme evlat” deyip bunca ananın bağrını yakmaya? Ne gerek vardı Mehmet Çavuşa, Hasan Tahsin'e (Osman Nevres), Meçhul Askere, Yörük Ali'ye, Halide Edip Adıvar'a... daha burada adını anamadığımız yüzbinlerce vatan evladına ne gerek vardı da kıydık o zaman? Kendi evlatlarımızı neden toprak altına verdik madem ayıracaktık bu ülkeyi ikiye, üçe, beşe? 

“İşgalci T.C. (Türkiye) Kıbrıs'tan Defol” yazılı dövizleri ellerinde Taksim'de yürüyüş yaptı Kıbrıs'tan Türkiye'ye yani anavatana okumaya gelmiş bir grup öğrenci kısmısı. Bir de utanmadan o tarihi sözle alay edip “Ayşe Evine Dön” yazmışlar utanç pankartlarına erinmeden bir de. Gözlerim doldu, gözlerim doldu zira aklıma bunların dedelerinin, nenelerinin haykırışları geldi aklıma, kendi evlerinde Yunan komşuları tarafından yakılarak, işgence edilerek, tecavüze uğrayarak öldürülürkenki halleri geldi gözlerimin önüne. 

Sonra fidanlarımız geldi bir de aklıma, yavru vatan Kıbrıs'ı, soydaşlarımızı, kurtarmak gibi asil bir görev uğruna gözlerini dahi kırpmadan ölüme koşan yağız şehitlerimiz geldi, sonra yine pankartlara takıldı yüreğim. Defol Türkiye, işgalcisin sen, bizi rahat bırak Türkiye... AB'ye giremiyorlar, rahat rahat İngiliz olamıyorlar zira, yeterince İngilizleşmemişler gibi yetmiyor, zira hala Türk kimliği taşıyorlar. Türkiye olmazsa girecekler AB'ye ve artık Avrupa vatandaşı olacaklar, gururlu, vakur, marur bir kimlikleri olacak. Kıbrıs var olduğu günden beri orada yaşıyorlardı ya... önce Osmanlı geldi işgal etti, tam kurtuldular Osmanlı'dan bu sefer T.C. çıkıp geldi işgal etti topraklarını... 

Kim işgalci, kim kurtarıcı, kim hain, kim kurban, kim azmettirici? Yalnızca aklına şu geliyor insanın, keşke T.C. Ordusu Kıprısa hiç gitmeseydi, adadaki tüm Türk kadınlarının ırzına geçilseydi, yaşça küçük erkek çocukları Yunan'ın kızları olsaydı, yaşlılar köle, adanın tüm erkekleri de işgencelerle şehit edilselerdi de, en azından şimdi göz yaşları ama hüzün ile ansaydık Kıprıslıları... zira benim ordum kurtadığı halde utanmadan bana söven bir soydaşa söyleyecek laf bulamıyorum... benim memurumun aldığı maaşın on katını al, hiç iş yapmadan otur ve utanmadan zam iste, verilmeyincede ülkemden defol... kötü söz söylemek istemediğim için, yine keşke diyorum... keşke Ayşe tatile hiç çıkmasaydı da bu günleri görmek zorunda kalmasaydık... ne acı... ne hıyanet!!! Dedik ya başta insan değişirmiş diye, adı insan bu acı manzaraları göre göre değişir, zorla hiç olmak istemediği bir kimliğe bürünürmüş, inanın en hümanist kişi evladı bile zıvanadan çıkıp bir faşo haline gelebilirmiş... sabır, sabır, sabır... 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 229
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 778
Kayıt tarihi
: 14.01.08
 
 

1978'de dünyaya gelmişim şirin bir anne babanın ilk erkek evladı olarak. Istanbul'a göçmüşüz sonra k..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster