Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1753
 

Ayyaş ve çapulcunun dil farkı bu işte...

Ayyaş ve çapulcunun dil farkı bu işte...
 

Değerli okurlar...
 
Ayyaşlar ve çapulcular, oturmuşlar aşağıdaki açıklamayı yapmışlar...
 
Lütfen baştan sonra okur musunuz, Başbakan'ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan'ın başbakana konuşturduğu dil ile arasındaki farkı görebilecek misiniz...
 
XXX
 
TAKSİM GEZİ PLATFORMUNUN AÇIKLAMASI
 
"Ülkemizin de imzaladığı uluslararası hukuk anlaşmaları ve anayasamız çerçevesinde, sağlıklı çevrede yaşama hakkı ve yaşamsal özgürlük taleplerinin, herhangi bir biçimde referandum konusu haline getirilemeyeceği açık bir olgudur. Bugün yaşadığımız Gezi Parkı ile özdeşleşen dayanışma süreci, bu hak ve taleplerin toplumsal bir biçimde ifadesidir. Bu nedenle bir kez daha diyoruz ki, taleplerimizin karşılanması, hukuksal olarak normal koşullarda hükümetin vatandaşlarına karşı görevidir. Kaldı ki, yargı konu ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Dayanışma yalnızca bu görevi hatırlatmak konusunda ısrarını sürdürmektedir."
 
"Bu anlamda dün akşamki gelişmeler ışığında hükümetin tehdit dilini bırakıp, polis baskını, plastik mermi, gaz bombası ve tazyikli su yerine 'referandum' üzerinde bir tartışma başlatmasını, en azından yeni can kayıpları olmayacağı yönünde bir adım ve söz olarak olarak görüyoruz, görmek istiyoruz. Ancak daha sonra hükümet sözcüleri ve Başbakan tarafından yapılan açıklamalarda tehdit dilinin halen sürdürüldüğünü üzülerek görmekteyiz."
 
"Bu açıklamalar halen 'referandum' ifadesiyle kastedilenin içinin ne kadar doldurulamaz olduğunu ortaya koymaktadır. Kaldı ki, önce Danıştay Başkanı'nın sonra da Başbakan'ın ifadelerinden bu konu ile ilgili referandumun hukuki niteliğinin olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. O yüzden gerçek gündemin, referandumun yapılabilir olup olmadığı ya da nasıl yapılabileceğinden çok taleplere yönelik somut adım atılması olduğunu yineliyoruz. Bu somut adımlar kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Kamu Denetçiliği Kurumu, Taksim'de yaşanan süreçlerle ilgili şikayetler üzerine incelemeler yapmak için Taksim Dayanışması’nın görüşüne başvurmuştur. Ayrıca bireysel başvuruların da kabul edileceğini belirtmişlerdir." 
 
"Parkına ve yaşamına sahip çıkanlarla, betonlaştırma isteyenler arasındaki tartışmanın referandum isteyenler ve istemeyenler arasında bir tartışmaya dönüşmesinin, bunlar için siyasi partilerin mitingler düzenlemesinin ve halkın kutuplaştırılmasının çok tehlikeli olduğunun farkına varmak gerekiyor. İstanbul’da hiç kimse bu talep ve beklenti ile Gezi Parkı’na gelmedi. Çadırlarda kalıp sabahın beşinde gaz bombalarına maruz kalan binlerce gencin, kadının bu gibi bir amacı hiç olmadı. Yüzbinlerce insan başta Taksim Meydanı’nı ve Gezi Parkını bu sözü duymak için günlerce doldurmadı. Ölümler ve beş bini aşkın yurttaşımızın yaralanması ile sonuçlanan saldırılar referandum yapılsın diye yaşanmadı. Saldırılar karşısında ülkenin 77 ilinde halkın sokaklara dökülmesine yol açan 'gençlere dokunma-özgürlük istiyoruz' haykırışının içinde referandum hiç gündem olmadı."
 
"Alanların beklenti ve talepleri nettir, basittir, insanidir, hukukidir ve meşrudur. Bu beklentilerin hukukiliği konusunda uyarı yapan Avrupa Parlamentosu kararları son derece açıktır. Taleplere yönelik atılacak her somut adım çok değerlidir ve özenle dikkate alınmalıdır. Polis şiddetine yol açan yetkililerin soruşturularak görevden alınmasını sağlamak, çok daha gerçekçi, çok daha kolay ve toplumsal barışa çok daha fazla hizmet eden bir ilk adım olacaktır. Bu nedenle, başta hükümet olmak üzere bütün yetkililerin enerjilerini ve sorumluluklarını yeni kutuplaşmalara yol açmayacak çözümlere yoğunlaştırmalarını bekliyoruz. Toplumu ayrıştıracak, oyalayıcı ve belirsiz süreçler oluşturmak yerine, hızlı ve sonuç alıcı adımlar atılmasını istiyoruz." 
 
"Yurttaşların her alanda yükselttiği taleplerin irdeleneceği, milyonlarca yurttaşın duygularını yansıtan, gerçek muhatap olarak Taksim Dayanışması'nın içinde yer alacağı diyalog kanallarının açılacağını umuyoruz. Bütün demokratik kurumları, sanatçıları, aydınları ve medyayı taleplere yönelik somut adım atılması yönünde katkılarını arttırmaya davet ediyoruz. Tüm bu gerekçelerle, ilk oturduğumuz günkü gibi, yine türkülerimiz, kitaplarımız ve şiirlerimizle, çadırlarımız, uyku tulumlarımız ve tüm taleplerimizle birlikte Gezi Parkı'nda olmaya devam edeceğiz. 17 gündür beklediğimiz gibi buradayız. Yaşamımızı, yaşamsal haklarımızı her yerde ve her koşulda savunmaya devam ediyoruz." 
 
Tülay EKER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Saygıdeğer Pekbay, gezi platformunun oluşturduğu düşünce ve duyguların, büyük uğraş ve hazırlıklar sonucunda, kaleme alınıp dile getirildiğini sanmıyorum. Bu gençlerin tek avantajı, devlet yönetiminin, hakka, hukuka, doğru ve aydın görüşler çerçevesinde yürütülmesi taleplerini, cesaret ve yüreklerinin sesiyle, safsata ve laf ebeliğine sapmaksızın akıl ve ilim süzgeci ışığında, ülkenin sıkıntılarını dile getirebilmeleridir. Vandalizme sapmadan, demokratik bir biçimde korkusuzca kendilerini ifade eden, eğilmezliklerini sergiliyen gençleri kucaklamak ve alkışlamaktan başka ne yapılabilir ki!!! Selam ve saygılarımla. Refik BAŞDERE

Refik Başdere 
 20.06.2013 2:03
Cevap :
Satın Refik Başdere... Aynı kanıdayım, düşüncelerini ifade edebilmek için saatlerce düşünmeye ihtiyaçları yok. Net ifadeler ile anlatıyorlar da, anlayan var mı, orası kuşkulu... Çok teşekkür ederim. Saygılarımla...  20.06.2013 14:44
 

Saygıdeğer Pekbay, gezi platformunun oluşturduğu düşünce ve duyguların, büyük uğraş ve hazırlıklar sonucunda, kaleme alınıp dile getirildiğini sanmıyorum. Bu gençlerin tek avantajı, devlet yönetiminin, hakka, hukuka, doğru ve aydın görüşler çerçevesinde yürütülmesi taleplerini, cesaret ve yüreklerinin sesiyle, safsata ve laf ebeliğine sapmaksızın akıl ve ilim süzgeci ışığında, ülkenin sıkıntılarını dile getirebilmeleridir. Vandalizme sapmadan, demokratik bir biçimde korkusuzca kendilerini ifade eden, eğilmezliklerini sergiliyen gençleri kucaklamak ve alkışlamaktan başka ne yapılabilir ki!!! Selam ve saygılarımla. Refik BAŞDERE

Refik Başdere 
 20.06.2013 2:01
 

Açık ve net. İktidar sahiplerininki gibi muğlak değil. Emeğinize sağlık.

Ayrıntıda gezinmek 
 15.06.2013 0:07
Cevap :
Teşekkür ediyorum. Saygılarımla...  16.06.2013 9:17
 

Taktik oyalama taktiğidir.Bir boşbakanın diline bakınız bir de aydın insanlarımızın diline!... Kendinden başkasının doğru olmadığına inanan bir hükümetin başı millletinin başına ancak dert açabilir... Teşekkürler paylaşımınıza Sevgiyle kalın

SAHAFÇA 
 14.06.2013 11:20
Cevap :
Sayın Sahafca... Katkınız için teşekkür ederim. Saygılarımla...  15.06.2013 0:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 854
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster