Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '12

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
447
 

Az defolu dost aranıyor!

Az defolu dost aranıyor!
 

Otuzsekiz yaşındayken de sekiz yaşındaki kadar kolay arkadaşlar,dostlar edinebilsem keşke...

Yeni bir şehirde yaşamaya başlamanın benim için en zor yanı dostlarımı, sevdiklerimi ve beni sevenleri geride bırakmak oldu. Anladım ki bir şehir içinde barındırdıklarıyla anlam kazanıyormuş ancak. Yirmi sene yaşadığım Ankara'nın simidini, caddelerini, sokaklarını özlüyorum. Ama bunlardan daha fazla dostlarımı özlüyorum. Onbir yaşındaki kızım çoktan yeni kankalar edindi burada.

Okulların ara tatilinde kızımla yaptığımız Ankara yolculuğunda gerek hastalığım gerek hava koşulları sebebi ile o kadar az görüşebildim ki sevdiklerimle. Kimilerini hiç göremedim kimileriyle ise sohbetin tadı damağımda kaldı. Yıllardır  net üzerinden yazıştığım, çok azını yüz yüze tanıdığım, benim gibi aklını çocuğuyla bozmuş:) ANKAN annelerim ile görüşemedim örneğin. Çocuklarımızı birbirimize verdiğimiz akılla, manevi desteklerle büyüttük, büyütüyoruz. Ne güzel bir gece planlamıştık kız kıza. Şaraplar içilecek, hafif çakırkeyif kahkahalar savrulacaktı gökyüzüne. "Birşeyi çok istersen olmazmış" derler ya, çok istedim olmadı. Diğer dostlarımın birçoğu ile buluştum ama bir güne üç ayrı randevu sığdırınca şöyle uzun uzun sohbetler edemedim. Bir de üstüne hava kararıp " aman yollar buz olur şimdi, geç kalmayalım" endişesi eklenince adam gibi tadını çıkartamadık.

Zaman kısıtlı da olsa tadı damağımda da kalsa bu yolculuk sayesinde yıllar boyu ne kadar çok dost biriktirdiğimi gördüm. Telefonum hiç susmadı ne mutlu ki! Gerçi bir arada iken dostum sandığım bazı insanlar hakkında da yanıldığımı fark ettim. Bu da bir kazanç diye düşünüyorum.

Neden böyle dertlendim kısmına gelirsek; dün dışarıda bir işim vardı. Giyindim süslendim çıktım. İşim düşündüğümden erken bitti, İnniş Hanım'ın da okuldan gelmesine vakit var. Yani tam dost sohbetiyle kahve içme zamanı kaldı bana. Gel gör ki "müsaitsen bir kahve içelim hadi" diyeceğim kimse bulamadım telefon rehberimde.

Birçok insanla çabuk iletişim kurmama rağmen yıllarla beraber çok daha zor arkadaş ve dost edinir oldum. Katıldığım bir eğitim seminerinde iletişim hocası bunun sebebinin "hayat filtremizin artması" olduğunu söylemişti. İçtenlikle katılıyorum. On sekiz yaşındaki hayat görüşümle şimdiki bir değil. O zaman beni rahatsız etmeyen bazı konular şimdi fazlasıyla rahatsız edici olabiliyor. Ne yazık ki hayat bana insanlara güvene güvene güvenmemeyi, inana inana inanmamayı öğretti .Burada da benzer durumlar yaşıyorum. Tam birisini hayatıma daha çok almaya karar veriyorken öyle birşey oluyor ki "işte bak, mesafeli olmakta yine haklıymışım" dedirtiyorlar bana.

Beş kadın bir araya geliyor, gelsin çaylar gitsin kahveler derken keyifle zaman geçiriliyor sonra içlerinden ikisi ayrılıyor ve geri kalan üç tanesi gidenlerin dedikodusunu yapıyor. Ya da yeni kurduğum bir arkadaşlıkta karşımdaki kişi bir konuda köşeye sıkışıp topu bana atıveriyor, öylece şaşkın kalıyorum. Hala şaşırmama da şaşırıyorum aslında. Öğrendiğimi sansam da daha öğrenecek şeylerim var hayattan demek ki!

Herşeye rağmen "Kusursuz dost arayan dostsuz kalır" sözünden yola çıkarak il sınırları içerisinde  -en azından- az defolu dostlar arıyorum, duyurulur:)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayatımıza giren herşey bize bir çok şey öğretiyor dediğiniz gibi kusursuz ararken yalnız kalıyoruz ''kusursuzum da diyemem tabi''.Güzel dostluklara diyelim.Sevgiyle.

Şennur Köseli 
 03.03.2012 12:57
Cevap :
Hepimizin az çok kusurları var,insanız nihayetinde.Fakat nedense günümüzde kusuru ağır basan insan sayısında artış var.  03.03.2012 18:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 566
Kayıt tarihi
: 11.01.12
 
 

Dünyayı güzellik kurtaracak... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster