Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '17

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
47
 

Az kaldı... Bekleyip göreceğiz...

Az kaldı... Bekleyip göreceğiz...
 

“Her toplum layık olduğu yönetim biçimine kavuşur…” Atasözü böyle diyor.
Bizim meselemiz bu sözün gözlüğünden bakarak Türkiye halkının neye layık olduğu ile ilgilidir.

Adaletin dağıtılması bir tek adamın dudaklarının arasına mı sıkıştırılacaktır? Hakimler, savcılar bu tek irade tarafından mı belirlenecektir?

Bu tek seçici ile çelişen adalet adamları işlerinden güçlerinden mi uzaklaştırılabilecektir?

Ulusun egemenliğini parlamentoda temsil eden milletvekillerini tek başına bu tek kişi mi seçecektir? Ya bakanlar, müsteşarlar, tüm bürokratik kişi ve kuruluşlar?.. Onları da bu aynı “teknik” direktör mü belirleyecektir?

Önemli alanlarda yasa yapma yetkisi TBMM’den alınıp, tek adamın düzenleyip altına imzasını konduracağı “tek-el” yasalara mı dönüştürülecektir?

Özetle… Demokrasinin temel öğesi olan [olmazsa olmazı sayılan] yasama-yürütme-yargı güçleri tek elde mi toplanacaktır?..

TBMM’den –şimdilik- çok büyük bir çoğunlukla geçen Anayasa değişikliği “paket”i demokrasinin üzerine böyle bir çuvalı geçirirken özgürlüklerin asıl sahibi olan halk bu tiyatroyu nasıl seyretmektedir?

Halkın –şimdilik- tribünde ya da locada oturduğu bir gerçektir.

Ama yarın… Önüne evet/hayır sandığı konduğunda sahaya inebilecek midir? Parlamentoda kendisini temsil eden vekillerini aşabilecek midir?

Milletvekillerinin bu nitelikteki bir rejim değişikliğine evet demelerine dönük kendi kişisel nedenleri olabilir. Bu nedenler oldukça yoğun, basit ve “duygusal” nitelikte olabilir.

Ama halkın içine yuvarlanacağı böyle tuzakları yoktur.

Yok edilecek olan kendi özgürlüğüdür.

Kendi adalet ihtiyacı ve güven duygusudur.

Türkiye halkı kendisine Cumhuriyet ile [yukarıdan aşağıya] bahşedilen bu önemli kazanımlarını kendi iradesi ile çöp sepetine atma basiretsizliğini gösterecek midir?

Yoksa… Cumhuriyet değerlerini, hukukun üstünlüğü ilkesini ve gerçek demokrasiyi bu kere “aşağıdan yukarıya” kurma becerisini gösterebilecek midir?

Türkiye halkı hangi yönetim biçimine layıktır?

Siyaset bu önemli kavşağa gelip dayanmıştır.

Oysa ülkenin temel konusu “aş ve iş”tir…

Terörden arınmış güvenli bir yaşamdır.

Uluslar arası platformlarda edinilecek tam bağımsız, saygın bir kimliktir.

Sonuç ne mi olacaktır?..

Az kaldı… Bekleyip göreceğiz!

 

www.haksal.av.tr

@farukhaksal42

www.soruyusormak.com

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 911
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 468
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster