Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '06

 
Kategori
Yılbaşı
Okunma Sayısı
1950
 

Aziz Nicholaos' dan günümüz Noel babasına

Aziz Nicholaos' dan günümüz Noel babasına
 

Biz her yılbaşı gecesi kar yağmasını beklerdik, “Noel Baba” adını çok sonraları duyduk. Evvelinden Noel Baba şahsiyeti yerine yılbaşı akşamı “Dansöz” çıkıcak diye televizyonlarda beklerdik. Yılbaşının en önemli hadiselerinden birisi bu iken, diğeride yılın 364 günü kendilerine böyle ziyafet çekmeyen Türkiye toplumunun o gece evine tüm yiyecekleri alması ve televiyon karşına oturarak ailece eğlenmeye zorlaması idi kendini. Tüm bu tantalara ne gerek var diyorsanız ise;

Bütün dünyada “Noel Baba” adıyla tanınan, Avrupa ülkelerinde çoğunlukla Santa Claus olarak bilinen Aziz Nicholaos, Hristiyanlığın ilk yıllarında, Türkler henüz Anadoluya girmeden önce, Antalya’da yaşamış bir din adamıdır. Günümüz “Noel Baba” figürü ise, kızakla dolaşıp çocuklara hediyeler verdiği rivayet edilen çok eski bir kelt tanrısı ile Aziz Nicholaos’un karışımı üzerine, Coca Cola Company’nin 1931’de gerçekleştirdiği bir reklam kampanyasının harmanıdır.

Bütün azizler gibi, Nicholaos’un da hayatına dair fazla bilgi bulunmaz. Fakat farklı kaynakların ortak bulgularına dayanan hikaye şöyledir:

Nicholaos tahıl ticareti yapan bir ailenin çocuğudur. Hayatına dair yazılan dini kitaplarda, göğün bir hediyesi, ana-babasının dualarının ve verdikleri sadakaların bir meyvesi, fakirlerin kurtarıcısı olarak dünyaya geldiğine işaret edilmiş, daha bebek iken mucizeler yarattığına inanılmıştır.

Aziz Nicholaos’ın ölüm günü tüm hıristiyanlarca 6 Aralık olarak kabul edilir. Ancak bu tarihin kesin bir kaynağa dayandığı söylenemez. Azizden bahseden en eski kaynaklar olan, 6. yüzyıla ait “Vita Sionitae” ile “Vita de Stratelatis” adlı eserler de kesin bir ölüm tarihi vermezler. Bu kaynaklarda sadece azizin doğum yerinin, Likya’nın en büyük limanı Patara olduğu kaydedilmiştir.

Bugün yıkılmış durumda olan Patara, Aziz Nicholaos doğduğunda, zengin ve mamur bir şehirdi. Aziz Nicholaos’ ın M.S. 3. yüzyıl sonlarında burada dünyaya geldiği ve Myra’ya papaz olana dek, gençlik yılarının Patara’da geçtiği söylenir.

Gençliğinde Filistin ve Mısır’a yaptığı seyahatlerden bahsedilmiş, yaşadığı devrin imparator Konstantinos dönemi veya 3. yüzyıl sonu ile 4. yüzyıl başı olduğu belirtilmiştir. Ölümünden sonra Avrupa’nın birçok kentinde adına kiliseler inşa edilmiştir ki, bunlar arasında 6. yüzyılda İstanbul’da inşa edilen bazilika en göze çarpan yapıdır. Rusya ve Yunanistan’ın en saygın azizi olarak tanınmış, çocukların mahkumların, denizcilerin ve gezginlerin koruyucusu olarak saygı görmüştür.

Yaşantısı ve mucizeleri hakkında gerçekliği tartışılacak, sayısız hikayeler anlatılır. Bunlardan en bilineni şöyledir:

Genç denilecek bir yaşta, babasını kaybettiğinde, Nicholaos büyük bir servetin tek mirasçısı olmuş ve servetini yoksullara yardım için harcamaya karar vermiştir. Bu sırada Patara'da önceleri çok zengin olan bir aile fakirleşmiş ve kızlarının çeyizini yapamayacak duruma gelmiştir. Nicholaos durumu görerek onlara yardım etmeye karar verir. Kendini belli etmemek ve aynı zamanda gururlarını kırmamak için, gece vakti kızların evine gider ve uyudukları sırada büyük kızın açık olan penceresinden içeri bir kese altın atar. Sabah parayı bulan büyük kız çok sevinir ve kötü durumdan kurtulur.

Daha sonra ortanca ve küçük kızın çeyiz paralarını da karşılamak isteyen Nicholaos, pencereleri kapalı olduğu için onların altınlarını bacadan atar. İkonalarda ve resimlerde Nicholaos'ın üç altın top ile gösterilmesi bu yüzdendir.

Nicholaos bir müddet sonra Patara'nın komşu kenti Myra'ya göç eder. O sırada Myra baş piskoposu ölmüş yerine geçecek kişi üzerinde anlaşma sağlanamamıştır. Bunun üzerine sabah kiliseye ilk gelen kişinin baş piskopos olması kararlaştırılır. Aziz Nicholaos kiliseye ilk gelen kişi olarak baş piskopos seçilir.

Diğer hikayeler, imparator Dioeletianus devrinde (284-305) hıristiyanlara yapılan zulümler sırasında çektiği acılarla ilgilidir. İnancından dolayı hakimler tarafından tutuklanıp zincire vurulmuş, birkaç yıl sonra hıristiyan imparator Konstantinos tarafından serbest bırakılarak Myra’ya geri dönmesi sağlanmıştır. Bir başka hikayede ise Azizin M.S. 325 yılında Nicaca’da (İznik) toplanan konsüle katıldığı anlatılır.

Bir rivayette imparator Konstantinos’un rüyasına girerek, haksızlıkla ölüme mahkum edilmiş olanları serbest bırakmasını söyler. Bir diğerinde ise Mısır’dan İstanbul’a giden bir gemiden aldığı hububatla Myra halkını açlıktan kurtarır. Ancak gemi İstanbul’a vardığında yükünde hiçbir eksilme görülmez. Bu belki de Aziz’in, denizcilerin patronu olmasına bağlanan mucizelerden biridir. Çünkü, Akdeniz’de seyreden gemicilerin sefere çıkmadan önce birbirlerine iyi dilek olarak “Dümenini Aziz Nicholaos tutsun” demeleri gelenek olmuştur. Aziz’in sağlığında din adamı olarak çalıştığı Likya sahilleri, Akdeniz’in en önemli denizcilik merkezi, burada yaşayanlar da Akdeniz’in ünlü denizcileriydi. Bu nedenle, Aziz’in denizle ilgili birçok mucizesine din kitaplarında da rastlanır.

İki hikaye onun, çocukların da azizi olduğunu gösterir. Birinde insanlar açlıktan kırılırken, bir kasap üç genci evine davet edip satmak için uykularında parçalar. Aziz Nicholaos, bunu duyar duymaz kasabın evine koşar ve gençleri yeniden diriltir. Bir diğeri de yardım ettiği genç kızların hikayesidir.

Kelt inançlarında rastlanan Odin, Thor ve Saturn karakterlerinin birçok özeliği, Aziz Nicholaos’ın adına giydirilerek, Noel Baba figürünün dönüşümüne sebep olur. Almanya’da “Weihnachtsmann” olarak ortaya çıkan karakter, Fransa’da “Pèrè Noël” ve İngiltere’de “Father Christmas” olarak anılmıştır.

Zamanla tüm bu milletlerin Amerika’ya göçleriyle, her birinin türükleri birbirine karışır. İskandinavlar yardımcı elfler ve kızakla dolaşıp çocuklara hediye dağıtan yaşlı adam efsanesini, Almanlar ağaç süsleme ve İrlandalılar pencerede yanan mum geleneklerini beraberlerinde taşımışlardır. 1600’lü yıllarda kıtaya göç eden Hollandalılar “Sinterklaas” (Aziz Nicholaos anlamındadır) ismini ilk telaffuz edenlerdir. İngilizce konuşan küçük çocuklar bu ismi “Santy Claus” olarak telaffuz edince, isim sonunda Santa Claus halini alır.

1800’lerin başından itibaren Santa Claus imajı modern haline dönüşmeye başlar.

Bugünkü Noel Baba kimliğinin (kızak, rengeyikleri, ziller vs.) çoğu bölümü Amerika'da gelişmiştir. Santa Claus'un kilo alması da Amerika'ya denk düşer. Kırmızı yanaklı, şişko göbekli haliyle Santa, 19. yy'da çizgi - roman ressamı Thomas Nast tarafından ilk kez çizilmiş, daha sonra Harper's Weekly dergisinde devamlı serileri yayınlanmıştır. Nast'in bu çizimleri sırasında Noel Baba, zaman içerisinde değişiklikler göstermiş, daha sonra karakteri biraz daha geliştirilerek, beyaz saçlı, beyaz sakallı, sevimli, göbekli, kırmızı yanaklı bir imaj haline getirilmiştir. Ayrıca bu çizimlerde, Noel Baba'nın bütün bir yılı nasıl geçirdiği, nerede oyuncak yaptığı çocukların davranışlarını nasıl izlediği ve onların isteklerini nasıl yerine getirdiği hep canlandırılmıştır.

Çeşitli yazarlar ve reklamcılar bu karakteri sloganlarında kullanıp resmetme girişimleri gösterirler ama bunların en etkilisi 1931 yılında, Haddon Sundblom tarafından, Coca Cola Company için yapılan bir billboard resmidir. Coca Cola renkleriyle dizayn edilmiş kostümü, beyaz sakalı ve iri göbeğiyle günümüzün pop idollerinden biri haline gelmiş Aziz Nicholaos’un öyküsü kısaca budur.

GÜNÜMÜZDE NOEL BABA

Noel Baba bugünkü oturmuş kişiliğiyle, Kuzey Kutbu'ndaki Kahkaha Vadisi'nde yaşar. Bir küçük ülke olarak düşleyebileceğimiz bu vadide, yardımcıları, cinleri, perileri, eşi ve rengeyikleri ile birlikte yıl boyunca harıl harıl oyuncaklar üretir. Yalnızca yılda bir kez, Kahkaha Vadisi'nden ayrılıp bir gece içinde gün ağarana kadar dünyadaki tüm çocuklara hediyeler dağıtır. Noel Baba'nın yaşadığı Kuzey Kutbu'nda, onlarca cin ve peri, yardımcılar ve görevli birçok kişi de yaşar. Ancak size bunlardan ünlü birkaçından söz etmek istiyoruz.

Snowflake (Kar Tanesi): Noel Baba'nın yardımcılarından biridir. Dünyaya devamlı kar yağmasını sağlar. Ayrıca görevleri arasında kendisine mektup yazan tüm çocuklara Kuzey Kutbu'ndaki hava ile ilgili rapor verir. Benim ise en çok seviğim budur.

Glitter (Cin): Noel Baba'nın en önemli yardımcılarından biri olan cinler, Noel Baba'nın oyuncak yapmasına yardım ederler, oyuncakları Noel Baba'nın kızağına yüklerler, bir kısmı daima Noel Baba'nın karısına mutfakta ve ev işlerinde yardımcı olur, diğerleri ise rengeyiklerine spor yaptırır.

Rudolph (Kırmızı Burunlu Rengeyiği): Noel Baba'nın en ünlü rengeyiğidir. Gerektiğinde diğer rengeyikleriyle birlikte Noel Baba'nın cinlerine yardım eder, Noel Baba'nın atölyesinden çıkan oyuncakları kızağına taşır. Aynı zamanda Noel Baba'nın mektuplarını okumasına yardım eder, onları düzenler, çocukların istedikleri oyuncaklar hakkında bilgi verir. Diğer geyiklerin formda kalması için onları çalıştırır, bakımlarına dikkat eder.

Bayan Claus: Noel Baba'nın karısı, onun en büyük yardımcısıdır. Çocukların kendisine yazdığı mektupları cevaplar, onlara Noel Baba'ya nasıl davranmaları gerektiği konusunda bilgiler verir, Noel Baba'nın, yolculuk sırasında yolda yesin diye kurabiye ve pastalarını pişirir, onları paketler. Noel Baba'nın kıyafetlerini yıkar, ütüler, onu her türlü şekilde rahat ettirmeye çalışır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1232
Kayıt tarihi
: 13.07.06
 
 

ben bir denizim, ben bir denizim, kendi içinde taşan.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster