Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
904
 

Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe

Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe
 

Aziz Yıldırım: Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı.


Futbol Federasyonun almış olduğu karar bana göre alınması gereken bir karardı. 

Ben de böyle bir karar çıkmasını zaten bekliyordum. En azından umut ediyordum. 

Bir Fenerbahçeli olarak Başkanımız Aziz Yıldırım’ın haksızlık yapıldığını şimdi daha da inanmaya başladım. 

Şöyle ki 26 klasör de on binleri varan belge Federasyonun önüne çıkacak ve Federasyon şöyle diyecek. “Ben bu belgelerden şike olduğuna dair inandırıcı bir unsur göremedim. Ama madem ki şike olduğuna iddia ediliyor ben de daha kapsamlı bir şekilde araştırma yapılmasını ve önüme daha detaylı ve inandırıcı deliller gelmesini istiyorum. Aynı zaman da mahkemenin gizlilik sürecini tamamen kaldırılmasını ve tutuklularında savunmalarını aldıktan sonra gerekli cezaların o zaman verileceğini” altına basarak belirtiyor. 

Şimdi soralım. Futbol Federasyonu bu kadar belge olmasına karşın neden yeterli görmedi. 

Futbol Federasyonun amacı neydi. Fenerbahçe’yi kurtarmak mıydı? Yoksa şike yapıldığına inanmıyor mu? Şike yapılmadıysa bu belgeler telefon konuşmaları ve görüntüler dahi ne anlama geliyordu? Bu kadar belge yeterli olmuyor mu? 

Ben burada takıldım kaldım. 

Bir kulüp düşünün. Başkanı ülkenin yalnız futbol dalında değil diğer branşlar da gelişmesi adına çalışacak ve seferber olacak. Stat dahi spor tesisleri kazandıracak ve bunu kendi olanakları ile yapacak. Hiçbir kuruluştan da yardım almadan. 

Rakibi ise parası olmadığı için ve stadını kendi olanakları ile yapamadığı için devlet el uzatacak. Kendilerine modern bir stat teslim edecek. Eski stadının yıkım işlerine geldiğinde iş sonradan anlaşılıyor ki stat çürükmüş. Çünkü yıkım planlandığı tarihten çok önce tamamlanıyor. Yani bizler başkanımızın yapmış olduğu stadımızda maçlarımızı oynarken onlar daha düne kadar maçlarını çürük stat da oynarlarmış. 

Öyle bir kulüp düşünün. Taraftarı gönül vermiş. Sevgi ile merhametle takımına sarılmış. Hangi bir kulüpte var bu. Rakipleri gıpta ile bakıyor. En kötü maçlarımızda bile 30 – 35 bin arası oynarken en kuvvetli rakibi bile maçlarını önemli maçlar hariç neredeyse boş tribünler önünde oynamakta. 

Ben böyle bir kulüp düşünemiyorum. Ama var. Bu Kulübün adı Fenerbahçe. Nerede ise dünya da emsali yok. Tüm branşlarda şampiyon. Ne diyebilirim ki. Herkes ister böyle bir kulübü tutmak. Ama tuttuğu kulüpten böyle bir şey göremeyince her türlü karalamakta onlara yakışır alkışlayacakları yerde. 

Şimdi herkesin vicdanına kulak vermesini diliyorum. 

Bütün işini gücünü bırakacak bir tek sevdiği ve hiçbir hizmetten kaçmadan 24 saatini sağlığı elverdiği müddetçe çalışacak kişiliğe sahipken üstelikte Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlemesine Dair Kanun yasasının çıkmasında öncülük yapıp yasanın çıkmasını sağlayacak ve o kişi ŞİKE yapacak. 

Ben de buna karşılık eğer Futbol Federasyonu 26 klasör ve on binleri bulan belgenin içinde inandırıcı bir şekilde ŞİKE yapıldığına dair bir vurguya rastlamadıysa bunun işin içinde bir bit yeniği vardır diyorum. 

 

Sevgi ve saygılarımla. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ahmet Bey... Futboldan daha çok, "spor medyası"na egemen olanların ne kadar "kirli" olduğuna tanık olduk. Adamlar, haktan hukuktan nasibini almamışlar. Kendilerini her şeyin üsütünde görüyorlar. Kafalarındakine TFF'nin uymasını bekliyor, bu yönde çalışıyorlar. Bunlarla aynı kafada başkanlar yok değil. Savunmasız insanları karalamak kolay. Onların bu tür davranışı, yiğitlik, erkeklik, szöünün eri sanıyorlar. Ne diyelim? Ak koyun kara koyun belli olur. Saygılar, selamlar.

TURGUT ÇELİK 
 17.08.2011 15:50
Cevap :
İşte bu da futbolumuzu derinden yaralıyor ve zarar veriyor.  17.08.2011 17:12
 

Ayrıca yazınızın sonunda yasaya önayak olan birisi nasıl olursa ŞİKE yapar diye sormuşsunuz; tarihimizde ve çevremizde bindiği dalı kesen o kadar çok insan var ki kabul edersiniz ki hepsinin de kendine göre makul bir sebebi her zaman vardır bundan sonra da olacaktır(tabi yazdıklarımın hepsi şike yapıldı varsayımıyla ilişkilidir) Dolayısıyla eğer bir insan bir spor kulübünü ailesinden hatta kendinden bile çok düşünüp seviyorsa ve bu yüzden herşeyi bir kenara koyup özellikle futbolda bugüne kadar olmayan başarıları hedef koyup 3 yıl üstüste şampiyonluk vaadedip ilk ikisinde (birini en az kulübünü sevdiği kadar nefret ettiği rakibine karşı)başarısız oluyorsa, kulüpler birliğine (başkanı gs'li diye) hiç gitmeyip birden başkan olabiliyorsa kusura bakmayın bu kişinin bu 12 yıldır bitmeyen ihtiras uğruna çok şeyler yapabileceğini de ben çok muhtemel görüyorum... Ve şunu da objektif bir gözle bakarsanız görebilirsiniz; bahsettiğiniz başkan her başarısızlıkta istifa edip gündem değiştiren biri!

ÖNDER KURU 
 17.08.2011 14:34
 

Sorudan çok mantık yürütmek ve daha iyi analiz için telkin diyelim; öncelikle TFF başkanının konuşması "şike şüphesi var" bilgisi içeriyor bir çok gazetede bu yer aldı bu bir, zaten şüphe olmasa tedbirli ve tedbirsiz onlarca sevk olmazdı bu iki, TFF'nin karar almamasının en önemli sebebi ne şiş yansın ne kebap çabasıdır süreyi öteleyerek üzerindeki baskıyı ve sorumluluğu azaltarak tazminat riskini en aza indirmek ve "kendini şüpheli göre kupalara katılmasın" demek sizce ben karar veremedim siz verin demek değil midir? ayrıca gizlilik kararı en başından beri biline bir şey olduğu halde bunu öne sürmek TFF başkanına ne kadar yakışıyor siz karar verin, hatırlarsanız sayın Aydınlar savcıyla ilk görüşmesinde işin ciddiyetinin boyutları hakkında oldukça vahim söylemleri vardı... o yüzden yazınızdan da kanıtlandığı üzere TFF süreyi uzatarak kamuoyunun TFF üzerindeki baskısını azalttığı ve tüm sorumluluğu yargıya bıraktı, tabi yargı şike var derse de yapacağı herşey mübah olacak ve "yırtacak"

ÖNDER KURU 
 17.08.2011 14:20
 

1- Bir çok yönetici gibi Sayın Aziz Yıldırım'ında benzer bir açıklamayla şikenin olup olmamasından ziyade "şike hep vardı" diyerek (muhtemel şike soruşturmasından olumsuz sonuç alınmasa bile) neyi ima etmektedirler? 2- Şike, eskiden beri yapılıyor herhangi bir takip olmuyor diye şike yapılması(eğer yapıldıysa) ve yakalanınca bunun öne sürülmesi cezadan kurtulmak için yeterli midir? 3- Şike eskiden beri yapılıyor demekle aslında bir yerde suça ortak olunmuyor mu? 4- Bir zamanlar "temiz futbol için çalışıyoruz" diyen şu an gözaltında olan tüm futbol adamları neden bu düzene ses çıkarmadılar da komplo dedikleri bu operasyona kurban olunca eteklerindeki taşları dökme çabasına girdiler? Biz yanarsak herkes yansın demek aslında bir yerde şikeyi kabullenmek değil midir? 5-Son olarak Aziz Yıldırım'ın saydığınız tüm o başarıları yakaladığı halde neden hiç bir muhalifi dinlememekte ve etrafından def etmektedir?

ÖNDER KURU 
 17.08.2011 13:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 1220
Toplam mesaj
: 179
Ort. okunma sayısı
: 3144
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster