Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
635
 

b.l.o.g: Boş laf oluşturanlar grubu

b.l.o.g: Boş laf oluşturanlar grubu
 

Literatüre "internet günlüğü" olarak geçen "blog", türkçede "Boş Laf Oluşturanlar Grubu" olarak kullanılmaktadır, bazı kesimler ise "Bilahare Lazım Olunca Görürüz" olarak kulanmakta, Kürtçede ise sondaki "g" harfi yutulduğunda öyle anlamlara gelir ki Allah muhafaza...

"blog" yazımı ile haşır neşir olan kişiye ise, "blogger" veya "blogçu" denir.. Daha entelektüel görünmeye gayret eden kesim her konuda olduğu gibi burda da ingilizce aslını, yani "blogger"ı tercih eder, daha alaturka kesimler ise "blogçu"yu kullanır. Bunlara genelde ilk kesim "Ay ne banel!" diye tepki verir...

Blogla hiç tanışmayan kesim ise blog yazıcılarını daha ağır ithamlara maruz bırakır ki konumuz onlar değil...

Milliyet Blog'ta "blog" yazabilmek bile ayrı bir süreçtir;

Blog yazabilmek için üyeliğin aktifleşmesi gerekir ki, aktifleşmeyene kadar kişi kendini oldukça önemsiz hisseder, aktifleştikten sonra da kendini bir b... olmuş hisseder...

Her halükarda hisleri kuvvetlendiren bir süreçtir bu.. ve aynı zamanda öyle bir süreçtir ki b...'u önemsizden daha değerli kılar...

Blog sayfalarının hemen hemen hepsi üç aşağı beş yukarı birbirine benzer, ama blogçu profilleri çeşit çeşittir...

Bir blogçuyu ben şahsen 100 metreden tanırım, Karşıdan geldiğinde pek birine benzetemezsiniz ama kendisi The NewYork Times'ın ve ya The Independent'ın editörüymüş havalarındadır, Milliyet'in Genel Yayın Yönetmeniymiş gibi bakar etrafa, gözlem yapar, bir haksızlık gördüğünde "bunu kesin blog'uma yazmalıyım, görün bakın ananızdan emdiğiniz sütü burnunuzdan getirmezsem, ülke gündemini bu yana çevirmeliyim" diye içinden geçirir...

Öyle ki bunlar tatile gittiklerinde, bloglarına "iki gün ara veriyorum, iki gün sonra yine burda görüşmek üzere" diye not düşerler..

Bunların birçoğunun hayali "haftasonu Remzi Kitapevinde imza günü ve söyleşim var, beklerim" diye yazabilmektir, uzakdurulasıcalardır...

Bir de diğer kesimden ayrılan kadın blogçu profili vardır, bunların çoğu ilişkiler üzerine yazarlar bloglarını, ve ilişki kadın, erkek ortak yaşanmasına rağmen fotoğraf olarak hep erotik bir kadın fotoğrafı kullanırlar, kadınları objeleştirerek hemcinslerine ihaneti görev edinmişlerdir...

Çok okunma kaygısı taşırlar ve iki fotoğraftan her zaman erotik olanını daha çok tıklayan bir millet olarak bu kaygılarını her zaman gideririz biz de bu arkadaşlarımızın... Ama yine de ruh sağlığı açısından yanına yaklaşılmayasıcalardır...

Blogçu profili, halkın da bir yansıması olarak çok çeşitlidir... Hele bir de benim gibi daha bir ayı dolmadan oturduğu yerden ahkam kesenler vardır ki, evlerden ırak...

(fotoğraf:http://blog.wolkanca.com'dan alınmıştır, parmaklarla "blog" yazılmaya çalışılmıştır. Başka anlamlara gelmemektedir)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Baktım baktım hangi kategoriye girdiğimi kestiremedim...Yazında güzel bir ironi ve komedi içiçe geçmiş...Güzeldi selamlar...

üç nokta 
 13.03.2007 10:48
Cevap :
Teşekkürler... Saygılar...  13.03.2007 11:01
 

güldüm valla. Aslında gülmeyip "evet ya bu haldeyiz "demek lazım. Çok güzel ifade etmişsiniz bloggerları. (ben ingilizce öğretmeni olduğumdan mıdır nedir blogger demeyi seviyorum) Sevgiler..

Gülün içinden 
 12.03.2007 18:16
Cevap :
bütün bloggerlar (!) sizin gibi olsa keşke..!  12.03.2007 23:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 196
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 2784
Kayıt tarihi
: 17.02.07
 
 

1985 yılının bir Nisan sabahında (ki kendisi 15'i olur) sabah ezanından sonra (saat daha bizim kö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster