Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '11

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
842
 

Baba...Beni seviyor musun?

Baba...Beni seviyor musun?
 

Seni öpüp, koklayamadan..


Elbette…. Iııh senden beklediğim cevap bu kadar basit değildi !?

Plastik bir küvezin üstüne örtülü yeşil bir bezin içinde çıkarmışlardı doğumhaneden. Hemşire, kapıda heyecanla bekleyen bana, örtüyü aralayarak göstermişti yüzünü.

Seni gelecek diye, minicik bir yatak, zıbınlıklar almıştık. Hazır bezler pahalıydı, bir sürü bez hazırlamıştık. Pijamalarını bile ben dikmiştim.

Artık her şeyi senin uyku, beslenme zamanına göre ayarlamıştık.

Ev sahibimiz,” Antep’te adet böyledir “ diye seni daha haftalık olduğunda tuzlamıştı. Nursel Teyzen, haftada bir – iki kez gelip, bizim neresini tutalım, nasıl yıkayabiliriz derdimize derman olmuştu uzun bir süre.

Yürümeye başladığında üç tekerlekli , rengarenk bir tutanak almıştık sana.

Dedenle babaannene vermek istedik seni, mesai başlıyordu. “Olmaz “ dedi deden, “Bir çocuğun yeri anne – babasının yanıdır… Evlat nasıl yetiştirilir, yaşayarak öğreneceksiniz..!”

Bir buçuk yaşındaydın, Alanya’ya tayin olduk. Evimize çok yakın bir komşu bulduk sana bakması için. Daha sonra kardeşine de bakan “cicianne” Allah ondan da razı olsun.

İlkokula gittiğin günü hatırlıyor musun? Öndeki bir dişin yoktu… Annen, özene bezene sana mavi bir önlük diktirmişti, kurdela ve küçücük mendilini hazırlamıştı.Bir yanında ben, diğer yanında annen seni okulun kapısından içeri soktuk. Nasıl heyecanlıydın, yeni arkadaşlarım olacak diye.

İlkokul, lise göz açıp kapayıncaya kadar geçti.

Hatırlıyor musun? İlk üniversite sınavında barajın altında bir puan aldığını ve yıkıldığını… Oysa, özel derslere, dershanelere gitmiştin…

Ekoekonomide okumuştum, “lojistik.” İkinci sınavında, yeni ekonominin yarattığı mesleklerden biri , “ gel bunu tercih et” demiştim. Sonuçlar geldiğinde, salondaki masanın üzerine kağıtları, kalemleri çıkarıp mali muhasebemizi yapmıştık. Bütçemize göre okul, ödeme planları ve gelecekle ilgili düşüncelerimizi konuşmuştuk…

Bir gittin, dört yıl oldu.Aşklar yaşadın, üzüldün, kırıldın.Biz de.

Okul bitti. İşe girdin. Daha üç ay olmadan “ Baba beni buradan kurtar “ dedin. Hatırlıyor musun?

“Sık dişini, hayat hiçte kolay değil” dedik.

Arada gidip geliyorsun ama elbette hiçbir şey eskisi gibi değil. “Hedeflerinden sapma, ben sağ olduğum sürece hep arkandayım “ dedim.

Babammm” diye her gün araman yok mu? Beni bitiriyor biliyor musun? Öyle mutlu oluyorum ki…

Bugün 22 yaşındasın.

“Baba beni seviyor musun?” diye her yaş gününde sormanı isterim.

Seni öpemeden, koklayamadan ben de sana “ Elbette Bülbülüm…” demeliyim,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 272
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 42
Ort. okunma sayısı
: 727
Kayıt tarihi
: 13.10.07
 
 

1959 Sinop Bektaşağa Köyü doğumluyum. Yaşamda, anlaşılacak bir şeyi olanlara ve bunu öğreti yapan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster