Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
469
 

Baba, biz fakir miyiz?

Baba, biz fakir miyiz?
 

On iki yaşında bir oğlum var. Geçen gün O’nu, harçlıklarını biriktirdiği kumbarasındaki paralarını - yüzünden düşün bin parça- sayarken gördüm. “<ı>Ne oldu oğlum?” dedim. ”<ı>Ne olacak baba, bu sıralar hiç param artmıyor, gittikçe azalıyor “ dedi.

Ve soruyu patlattı; “<ı>Baba, biz fakir miyiz?”

Baba, biz fakir miyiz?!!

Günlerdir, oğlumun yüz ifadesi ve sesi kulaklarımdan gitmiyor.

………

Aslında, ablasını “üniversiteye” yolladığımızdan beri aile bütçemizde bir değişiklik olduğunun; soframızdan bir şeylerin eksiliğinin, yeni giysiler alamadığımızın, kültürel ve sosyal hayattan uzaklaştığımızın … bir şeylerin iyi gitmediğinin, “eskisi gibi “ olmadığının farkındaydı.

Uzunca bir müddet -her anne-baba gibi- O’na, bir şey hissettirmemeye çalışmıştık. Ama olmadı.

Karı-koca yirmibeş yıllık memurduk. Evimize iki maaş giriyordu. Yirmibeş yıllık emeğimiz ile bir ev ve bir araba alabilmiştik. Kızımızın üniversite tercihini yaparken bütçemizi önümüze defalarca sermiş, hesaplamalar yapmıştık. Maaşın birini kızımıza yollayıp diğeri ile geçinmeye çalışacaktık.Olmadı.

Biz fakir miyiz? Hayır. Ama, 2.8 milyar insanın “açlık ve yoksulluk” sınırında yaşadığı bir dünyada, yaklaşık 6 ay içinde, açık veren bir bütçe ile, banka faiz borçlanması içine giden bir hayata itildik.

Bir yanda, nüfusunun yüzde 27’si (yaklaşık 1.7 milyar insanı) tüketim toplumu haline gelmiş bir dünya; öte yanda, sürekli satın alma gücü düşen, temel insani ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan, işsiz, evsiz, sağlıksız, açlık ve yoksulluk içinde yaşamaya çalışan 2.8 milyar insan. (yaşayan her beş kişiden biri) Düşündükçe kendi kendime teselli veriyorum.

Hani bizde bir söz vardır, “Eşekten düşenin halinden, eşekten düşen anlar” Bizden önce bu yoldan geçen abi ve ablalarımız bu satırları acı tebessüm ile okurken, umarım ve dilerim ki, bizden sonra geçmeye çalışacak kardeşlerimiz de “bu somut vakadan” ibret alıp, hazırlıklarını yaparlar.

Sonuçta, kabul etmemiz gereken korkunç bir gelir ve harcama adaletsizliği var.

Hayatta kalmak için, “tüketim” alışkanlıklarımızı yeniden gözden geçirmekten başka çare ve yol yok.

Şimdi, yaşayarak, “sınırdakileri” çok daha iyi anlıyorum !

Allah, kimseyi açlıkla terbiye etmesin!

.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bende kadınlar gününde yazmıştım "depresyondayız" diyerek kadınların böceği çiçeği görecek hallerinin kalmadığını anlatmaya çalışmıştım...Bir hemşerimde bana "erkekler için kolaymı sanıyorsunuz" demişti. Evet benimde kızım üni okuyor ve oğlumda bu yıl hazırlanıyor...Çok zor gerçekten, hepimize kolay gelsin çocuklarımızı duyarlı yetiştirebilirsek yaşamda maddiyatla alınabilecek şeylerin sınırının olmadığı konusunda....Belki o zaman hayat onlar içinde bizim içinde biraz kolaylaşır...Maddiyatla alınabilecek şeylerin verdiği haz alınca bitmiyormu hemde elde eder etmez....

RMZSM Meliha Karaoğlu 
 13.03.2008 9:26
Cevap :
paylaşımınız için öncelikle teşekkür ederim.Sayın Karaca'nın bir sözü var, param var ama harcamaya hakkım yok diye.Aynı süveteri yıllardır giyer, gömleğinin yakasını ters yüz yapıp yeniden kullanır.İdolümdür.Ben de basit,sade ve sıradan yaşıyorum, yaşamaya da çalışıyorum.Ama çocuklar öyle değil.İstiyorlar... Çocuklarım belki bana çektiler. Az istiyorlar!.. Benim derdim ve sıkıtım ve de mahcubiyetim bu aza bile yetememek. Ne diyelim, buna da şükür.  13.03.2008 16:27
 

diğeri üniversiteye hazırlanan iki çocuğa sahibim. Sizi çok iyi anlıyorum. Kendimizi, vuruşa vuruşa sosyal hayattan geri çekilen savaşçılar gibi görüyorum. Çocuklar küçükken her ay belli bir miktar parayı biriktirebilirken şimdi borçla yaşar olduk. Sevgilerimle...

narçiçeği 
 12.03.2008 9:54
Cevap :
Kendimi; çocuklarıma karşı mahcup, içinde yaşadığım topluma sorumlu hissediyorum. Öğünülecek bir şey değil, ne yazık ki yalnız da olmadığımı biliyorum.  12.03.2008 15:27
 

sizi anlıyorum çünkü; biz de bir kız evlat okutuyoruz.. o kadar zor ki bir kenara para koymak.. koyamıyorken daha da içeri giriyorsun bazı zamanlar.. peşinden de oğlumuz geliyor öss için. Onlar okusunlar yeter ki... selamlar, esen kalınız..

sema öztürk 
 08.03.2008 10:54
Cevap :
Evet, "Onlar okusun yeter ki" deyip yola çıktık. -Ayırım yapmadan- kız çocuklarının okuması, bir meslek sahibi olması, kendi ayakları üzerinde durmaları, benim için erkeklerden daha önemli. Elimizden geldiğince, gücümüzün yettiğince deyip, yaşam standartlarımızdan (!) biraz daha fedakarlık yapıp okutcaz.Başka çare yok.Sağolun,kolay gelsin.  08.03.2008 16:04
 

Yazınız çok gerçek hepimiz böyle okuduk siz anne babaların emekleri hakları ödenirmi bizlere hiçbirşey hissettirmemeye çalışılsada anlıyoruz ama işte bnlar sizi bizim gözümüzde birkez daha yüceltiyor sıra bize de gelecek bu gidişle bugünlerimizi de arayacağız saygılar...

KALYONCU 
 08.03.2008 4:21
Cevap :
Evet bu bir yaşam tahteravallisi.Bugün sıra bizde, yarın sizde. Böyle sürüp gidecek.Canımız sağolsun.  08.03.2008 16:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 271
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 42
Ort. okunma sayısı
: 676
Kayıt tarihi
: 13.10.07
 
 

1959 Sinop Bektaşağa Köyü doğumluyum. Yaşamda, anlaşılacak bir şeyi olanlara ve bunu öğreti yapan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster