Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '07

     
    Kategori
    Aile
    Okunma Sayısı
    1073
     

    Baba=maç, anne= dizi, çoçuk= internet

    Baba=maç, anne= dizi, çoçuk= internet
     

    Eğitim ailede başlar.


    Eskiden şöyleydi böyleydi diye başlamayacağım. Eski eskide kaldı. Artık her şey yeni ve yeniye olan tutku malumlarımız.

    Baba akşam işten eve dönüyor. Haftanın en az üç günü maç yayını var. Geçiyor TV. nin karşısına maç seyretmeye. Hoş illa maç olması da gerekmiyor. Hangi kanalda spor programı varsa takip ediyor.

    Anne de çalışıyorsa eve geldiğinde doğru mutfağa giriyor. Yemek ve bulaşık faslından sonra salona geçiyor.

    Bakıyor ki baba maç seyrediyor. Başlıyorlar tartışmaya. Maç mı? Dizi mi?

    Tartışmanın galibi baba oluyor.

    Anne -varsa ikinci televizyon- geçiyor yan odaya, ya da mutfağa.

    Anne için her gün çok önemli çünkü arka arkaya iki dizisi birden yayınlanıyor. Seyretmezse olmaz.

    Dizileri bittikten sonra internete takılacak. Çocuğun uyumasını bekliyor. Ya el işi sitelerine dalacak, ya da yemek sitelerine. Kim bilir belki de bizim gibi blog yazacak.

    Çocuk odasında sözde ders çalışıyor çok da kurnaz. Biliyor babanın maç, annenin dizi tutkusunu.

    Matematikten en zor olanlarından bir problem buluyor. İlk müracaatı babaya yapıyor. Baba şöyle göz ucuyla bakıyor probleme. Çözmesine çözer, çözer de maç ne olacak.

    “Oğlum bak annen boş ona sor” diyor.

    Çocuğun gözleri ışıl ışıl ilk raundu kazandığını düşünüyor.

    Anne yan odadan babayla yapılan konuşmaları ve kendisine yönlendirmeleri duyuyor.

    “Oğlum sakın bana gelme ne anlarım ben problemden. Hem ben klasik matematik okudum sizin matematik modern, mümkün değil çözemem. Baban ne güne duruyor. Çözsün işte” diyor.

    Çocuk sözde üzgün görünüyor. Ama gözleri çakmak çakmak. Bu oyunun galibi belli.

    Baba= maç

    Anne= Dizi

    Çocuk= İnternet.

    Karne zamanı geliyor.

    Baba karneye bakıyor sinirleniyor. Anında karnenin suçlusunu buluyor.

    Suçlu= Anne

    Anne karneye bakıyor. Annenin karne suçlusu da hazır.

    Suçlu= Baba

    Çocuk karneye bakıyor

    Karne=Anne=Baba

    Bu çocukları biz yetiştiriyoruz.

    Resim: İnternetten alıntı.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
     
     

    Gördüğüm kadarıyla pek çok ailenin evinde bizim eve benzer görüntüler var,galiba hanımlar azınlıkta kalıyor.Şimdi siz;pozitif ayrımcılık yapamaz mısınız? diyebilirsiniz.Muhakkak ki yapabiliriz,fakat bunun içinde demokratik bir oylama yapmamız gerekmektedir,neticede hepimiz hür irademizle oy kullanıyoruz!.Seçim sonuçlarına da herkesin saygı göstermesi zarureti vardır!.. Selamlar.

    Ümit İpekçeker 
     01.01.2008 15:06
    Cevap :
    İşte gerçek demokrasi ve eşitlik buna derim ben. Bizim evde ne yazık ki erkek egemenliği had safhada. Sadece maç ve TV. konularında. Diğer konularda ise bayan egemenliği hakim. Hal böyle olunca da demokrasi bu anlamda eşit sayılıyor. Öyle değil mi?  02.01.2008 8:24
     

    Yazınız hoştu.Aile içi yaşantıya bir başka açıdan yaklaşmanızı enteresan buldum.Bizim evde ki yaşantımızdan bir kesitle katkıda bulunmak istedim. Bizim evde demokrasi var!. Tv de maç yayını olduğu günlerde oylama yapıyoruz,çoğunluğun arzuladığı yönde tv programı izliyoruz.Ben ve iki oğluma karşı eşim tek kalınca tv de ki maçı seyretmemiz hakkımız oluyor!..Mesela Perşembe günleri’’ Kurt’lar vadisi’’günümüzdür,evde çıt çıkmaz,diyalogların bir kelimesini bile kaçırmadan takip etmeye çalışırız.Yazınızda ki dersle ilgili bölüme gelince;benim çocuklar büyüdü,büyük oğlum eğitiminden sonra askere gitti,geldi,iş hayatına atıldı,küçük oğlum bizim yönlendirmemize tepki verecek kadar büyüdüğünde ısrar edince tartışmak anlamsız oluyor,büyük bir olgunlukla yaptığımız aile içi seçimde (çoğunlukla benden yana) oy kullanarak aile içi demokrasiye hizmet ediyor.Zaten tv izlemese,bilgisayarı açar, bizim ‘’Timsah’la’’(Bursaspor) ilgili sitelere girer,son gelişmeleri öğrenmeye çalışır.

    Ümit İpekçeker 
     01.01.2008 15:05
    Cevap :
    Bu yazıda anlattığım aile, yakın arkadaşlarımdan birine ait. Evlatları ilk yarı karnesini aldığında ortaya çıkan durumlarını yazmaya çalıştım. Sizin taktiğiniz de çok güzel. Ama dikkat ettiniz mi bütün oylamalar da sizden yanaymış...  01.01.2008 20:42
     

    Karnedeki notlar biraz da ana-babanın notu diye düşünüyorum. Şimdiki zamanda ailenin sorumlulukları daha fazla. Teknoloji ilerledikçe insanların uğraşı alanı genişliyor. Yani eskiden "her eve bir bilgisayar" sloganı yerini bugün "evde herkese bir bilgisayar" a bırakacak gibi gözüküyor. Hassas bir konu ile "merhaba" dediniz. Tekrar hoşgeldiniz, saygı ve sevgilerimle.

    İlyas Bayram 
     27.12.2007 17:42
    Cevap :
    Teknoloji insan hayatında ulaşılmış en güzel noktalardan birisi. Ancak biz insanoğlu teknoloji ile haşır neşir olurken ne yazık ki etrafımızdaki, insan olgusundan yavaş yavaş uzaklaşmaktayız. Malesef hiç bir yeniliği ya da kolaylığı dozunda kullanmasını bilemiyoruz. Sonuçlar ortada. Parçalanmış aileler ve bu ailelerin sorunlu çocukları. En sonunda da sokakta kapkaçcılar, tinerciler falan filan. O sokaklardaki çocuklardan tamamen biz büyükler sorumluyuz. Belki sokaklarda sizin çocuğunuz yok, benim çocuğum yok ama zararları hepimize dokunuyor. Yarın birgün onlardan birini ya da birkaçını ya arabamızdan teyp çalarken, ya da başucumuzdan cep telefonumuzu çalarken yakalayacağız. Ya da öldürüleceğiz. İşte işin acı yanı burası. Biz aileler çocuklarımıza evlerimizde yeteri kadar sevgi ve sorumluluk verebilseydik eğer böyle mi olurdu. Ailede sevgimizi çocuklarımıza daha çok hissettirebilecek kaliteli vakitlerimiz olmalı. Katkılarınızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Sevgi ve saygılarımla.  29.12.2007 14:17
     

    Öncelikle size hoşgeldiniz. İyiki geldiniz. Hep yazın hep okuyun. Günümüz ev halini çok güzel yalın bir şekilde anlatmışsınız. Asla onaylamıyorum böyle bir yaşam tarzını. Ya da böyle bir evliliği. Ama bir gerçek. Tüm başarılar babanın hanesine yazılır, başarısızlıklar annenin hanesine. İşte sizler okuyaSaygılarımla.rak bizler okuyarak bunları aşacağız.

    Yapukay 
     27.12.2007 16:45
    Cevap :
    Sizde yazdığım gerçekleri onaylamışsınız. Katılmamak mümkün değil.Bugün Ülkemizdeki teknoloji kullanan ailelerin bir çoğunda ne yazık ki anlatılanlardan daha kötü durumlar yaşanmakta.Sonuçlarını hepimiz okuyoruz,izliyoruz.Sokaklarda aileden sevgi göremeyen,değer verilmemiş çocuklarla dolu.Başarısızlık ise ne gariptir ki annenin sırtına yüklenir. Anne ya da baba, bence her ikiside sorumlu.Bu konularda yazılacak ve yazmamız gereken o kadar çok detaylar var ki.Ben kararlıyım.Tanık olduğum parçalanmış aile çocuklarını,sokak çocuklarını tek tek yazacağım.Tehlike uzaklarda değil ne yazık ki yanıbaşımızda. Belki sizin, benim çocuğum sokaklarda değil ama o sokaklardaki başkalarının zavallı çocukları, yarın ya eşinizin çantasını kaparak, ya sizin arabanıza zarar vererek, ya da evinize girerek bir şekilde size, bize zarar verecek.Teknolojiyi kullanmak çok güzel ama dozunda.Çocuklarımıza kaliteli zaman ayırmak zorundayız diye düşünüyorum.Uğradığınız ve yazımı okuduğunuz için teşekkürler. Sevgiler  29.12.2007 14:26
     
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 6
    Toplam mesaj
    : 6
    Ort. okunma sayısı
    : 1073
    Kayıt tarihi
    : 15.12.07
     
     

    Hayat sen neye yarardın Bendeki bu azim olmasa Önceliğim okumaktan yana. Sonra da yazabildiğim kad..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster