Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
640
 

Baba malı Titanic

Baba malı Titanic
 

Bu coğrafyada soyut ya da somut ne varsa, hepsi de birilerinin babasının malıdır! Din, iman, kitap, cami, medrese, bankalardaki banknotlar, evler, apartmanlar, hamamlar, gemiler... ne varsa!

Babası olmayanın vay haline!

Babası olmayan ya "yanaşma" olacak, ya da "yanaşma" olmayı onuruna yediremiyorsa, "babası olanlar" tarafından itilip kakılacak! Kural böyle.

***

"Yanaşma" olanların işi nispeten daha kolay! Baba bellediklerine ya(r)(m)anmak için babası olmayanları şu ya da bu şekilde cezalandırmaları yeterlidir. Hastanede, postanede, bankada, dersanede... babadan çok babacı kesilir bunlar.

"Bekleyin kardeşim, bilgisayar sistemleri çalışmıyor!"

"Dörtten sonra kimseyi kabul etmiyoruz!" (Saat dörde beş var olsa bile...)

"Tek sıra olmayana hizmet yok! Açılın, açılın!" (Tek sıra kuyruk kapının dışına çıkmak zorunda, dışarıda sağanak yağmur var.)

"Hmmm... Neden ayrılmıştınız o dersaneden? (Baba'nızın cemaatinin kurumlarından biriydi, ayırdılar!)

Beklersiniz... Beklemekten ağaç olursunuz. Yüzünüze bile bakmazlar. Bir soru sormaya yeltenirsiniz, göz göze geldiğiniz anda öyle bir bakış fırlatırlar ki suratınızın ortasına, ürker, başınızı öne eğersiniz. "Babasız" olduğunuzu anladılar çünkü. "Babasız" olanların "dayı"sı da yoktur! Kimin ne çıkarı var ki "babasız" birinin "dayısı" olmaktan!

Onlarda baba da bol, dayı da... Baba bol, dedik diye yanlış anlaşılmasın. Mafya babaları var, Devlet babaları var, arabeskçi babaları var!

***

Aslında esaslı bir konu vardı aklımda, blog yazmak için. Ama MB sayfamı açamıyorum, dahası hiç kimsenin sayfasını, adına tıklayarak açamıyorum. Ne zaman sayfama ya da bir blogerin sayfasına gitmeyi denesem, bir eşkenar üçgen içinde kırmızı bir ünlem ve yanında da "Sistemde bir hata oluştu. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz..." ibaresi beliriyor. O nedenle, öylesine havadan sudan bir şeyler yazmak istedim.

Havadan sudan deyince su; su deyince deniz; deniz deyince de Titanic çağrıştı aklımda. Şamatacı sitelerden birinde görmüştüm geçenlerde. "Titanic Türkiye'den yola çıksaydı neler olurdu?" diye bir soruya verilen yanıtlara epeyce güldüm. Biri şöyle demiş:

"Batmazdı ağalar, iman gücüyle en yakın kıyıya kadar giderdi evelallah!"

Daha bir dolu tebessüm ettiren yanıt! Ama ben en çok şu yanıtı beğendim:

"Muhtemelen, yola çıkmadan batardı!"

Evet.. En doğru yanıt bu!

Titanic filmini izleyenler anımsayacaklardır. Titanic batarken, en önce filikalara zengin ve varlıklı yolcular bindirilmiş, üçüncü ve ikinci mevkidekiler ambara kilitlenip, birinci sınıf yolcuların binmesi beklenmişti. Varlıklı kimselerin filikalarına fazla yolcu almak istememeleri yüzünden ölü sayısı daha da artmıştı.

Bu coğrafyada, "babası olanlar", gemi daha limandayken bile "babasız"lara katlanamıyor, onları bir şekilde TASFİYE etmenin... BERTARAF etmenin yolunu buluyorlar! Kısaca, yetim hakkı yiyorlar! Çünkü onlar, yollarını bulmayı çok iyi öğrenmişler. Ama unuttukları bir şey var:

Emekçilerin bütünüyle tasfiye edildiği ve rantçıların cirit attığı bir gemi, daha yola çıkmadan batmaya mahkumdur!

Zelin Artuğ, Ekim 2010, Yeryüzü

http://www.kucukisler.com/2010/10/17/baba-mali-titanic

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Kahrolsun rantçılar!" diyerek sizinle hem fikir olduğumu belirtmekle beraber, şu düşüncemi de dile getirmek isterim: Titanic'in tamamında Türk yolcular olsaydı, o filikalar alabileceği son kişiye kadar dolardı bence, ayrım yapılmazdı. Bizim kültürümüzde yakınlık var. Misafirperverliği, yardımseverliği falan saymıyorum bile. Avrupa sokaklarında düşüp bayılsan, 9 kişi geçer yanından, 10. şöyle bir bakar ne olmuş diye.

Kışladan Kampüse 
 20.10.2010 17:23
Cevap :
Pour s'enfoncer ensuite, oui! :)) Evet Aytaç, alabileceği son kişiye kadar alır, sonra da batardı! Doğru söylemek gerekirse şu an Fransa'da 2018'de devreye girecek ve emeklilik yaşını 60'dan 62'ye yükseltecek bir yasa yüzünden işçi, memur, üniversite gençliği tek vücut sokaklara döküldü! Bizde ise taşeronluk, işsizlik, sigortasızlık almış başını yürürken, madenciler yerin bilmemkaç metre altında "tanrının takdiri" diye canlı canlı ölüme terk edilirken, canlı hayvanlar tüketilmiş, yurt dışından hastalıklı "kurbanlıklar" ülkeye göz muayenesiyle sokulurken, yalnızca İstanbul genelinde 1500 çocuk fahişe, ülke genelinde yüz binden fazla fahişe varken; insanlar doğrudan hayatın sorunlarıyla ilgisi olmayan türbana bütün zamanlarını ayırabilmekteler! Burada sokakta düşüp bayılmayı hiç istemezdim! Arabaya sıkışmış kimselerin nasıl çıkarıldığını görüyoruz! Kuran kursunda ilk yardım dersi verilmiyor! Ey Türk gençliği! Les réactionnaires sont en train d'enfoncer tous les felouques du notre pays!  23.10.2010 11:27
 

Evet yapmışsın yapacağını Zelin... Yazılarını okumak çok keyifli... Saygılar, sevgiler...

Hakan Şahin 
 20.10.2010 12:15
Cevap :
Teşekkürler Hakan, arife tarif gerekmiyor. Ee, arif olmak kolay değil tabi. O nedenle, yazılarımdan keyif alanların sayısı da oldukça sınırlı. Aslı yok yaylasında 'bin beş yüz koyun'um olacağına, üç beş hakikatlı arif sevgideğerim olsun, yeter:) Saygı ve sevgiyle, dost selamlar.  21.10.2010 12:31
 

Bu son cümleyle yapmışsın yapacağını...Emekçilerin olmadığı bir dünyada hayatın olamayacağı bir gerçek...Değil mi sevgideğer Zelin...saygım ve derinleşen sevgimle...

CAFER DEMİRTAŞ 
 17.10.2010 23:06
Cevap :
Meramları önce emekçiyi makinelerin önünde robotlaştırmak (marketlerdeki kasiyerleri izle), sonra canlı robotları da saf dışı edip işi, cansız robotlara yaptırmak! Sorsan, bilgiç bilgiç ekonomi dersi verirler! Ama unuttukları bir şey var:)) Küresel ısınma yarattıkları için, eriyen buzullar yüzünden aç kalan kutup ayısı, foklardan da umudunu kesince, -cansız robotlara saldıracak değil ya- işte bu sömürgenlere saldıracak! Bunlar önde, kutup ayısı arkada! Yandı gülüm keten helva :) Bunlar dünyayı batırınca, yeniden kurmak yine emekçiye düşüyor! Sevgi ve selamlarımla..  18.10.2010 1:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 133
Toplam yorum
: 798
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 995
Kayıt tarihi
: 04.07.08
 
 

Yaşam, sorulardan ve yanıtlardan oluşmuş. Her soru, aynı zamanda kendinin yanıtı... Çift yumurta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster