Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
364
 

Baba'sızım

Baba'sızım
 

Yok oldu renklerim.. Ben hep siyah, hep karanlığım artık


"Bazı yaralar hep kanar, zamanla kapanmaz. Acısı hep oradadır; yüreğinin en kırık yerinde!"
 
Zaman herşeyin ilacıdır demiş eskiler. Ben buna inanmıştım, yüreğimdeki son yara açılana kadar inanmaya devam ettim. "Gitme" diye çığlık çığlığa babama yalvardığım o sabah ve O'nun yokluğuna alışmaya çalıştığım sonraki günlerde anladım, bazı yaralara zaman bile ilaç değilmiş. 
 
Her insanın hayatında bir kırılma noktası vardır, benim kırılma noktam babamı kaybetmem oldu. Önce sözler verdim kendime güçlü olacağıma dair, sonra o sözleri tutamadıkca daha çok kırıldım. Kalbimin yerini cam parçaları aldı, ve her nefeste daha fazla canımı yaktı. Siz hiç boğazınızdaki kocaman yumruya rağmen nefes almaya çalıştınız mı? Ben her nefeste o yumrunun varlığı ile acımı yeniliyorum. Geçen zamana rağmen ilk günkü kadar varlığını belli eden bu yumruya rağmen nefes alıp vermeye çalışıyorum. Öyle zor ki bu, boğazıma takılıyor nefesim ve ciğerlerim patlayacakmış gibi hissediyorum.
 
"Yaşamak nefes alıp vermekten çok daha öte Baba, yaşamak senin nefes alıp vermen" demiştim O gitmeden bir süre önce. "Benim yaşadığımı anlamam için O'nun nefesine ihtiyacım var" dediğim adam nefes almıyor artık ve ben yaşamıyorum. Gidişi O'nu soluğundan, beni ise solumdan etti, ve insan kalbi olmadan yaşayamaz değil mi? Son sözü "Gözde'm" olan babam olmadan eskisi gibi mutlu olamıyorum, çocukluğumdaki gibi içten gülüp, dolu dolu kahkahalar atamıyorum. Ama mecbur hissediyorum kendimi, acıma ve kanayan yaralarıma rağmen insanlara duygularımı belli etmemek için onları ördüğüm kalın duvarların ardına saklayıp, yüzümdeki maskeyle insanlara iyiyim görüntüsü sergilemeye mecbur hissediyorum. Çünkü bazı insanlar kolay sanıyorlar, nefes alıp vermeyi unutturacak kadar büyük bir acıyla yaşamayı. Anlatamıyorum onlara içimde kopan fırtınaları bu yüzden en ufak bir esintimi bile paylaşmak istemiyorum onlarla, çünkü insanlar hep aynı teselli cümlelerini tekrarlar. Babamın çok sevdiğim bir cümlesi vardı; "teselli edilmekten yorulduğunda insanlardan uzaklaşırsın" bence bu durumu gayet iyi özetliyor. 
 
Yalnız olunca insan, tek başına kalmayı umursamaz, bu yüzden uzaklaşır insanlardan. İkisi farklı durumlardır bana göre, yalnızlık içimizde yaşanırken ve çevremizdeki insan sayısıyla bir alakası yokken, tek başına olmak etrafımızdaki insan sayısıyla doğrudan alakalıdır. Kalabalıklar içinde bile yalnız hissedebilir insan. Tıpkı babam gidince benim hissettiğim gibi. Yalnızlığın bir seçim olduğuna inanıyorum ben, içine dönmektir yalnız olmak. Yaralarını tek başına sarmaya çalışmaktır, belki biraz da o yaraları saramamaktır yalnızlık. Kahramanını kaybetmektir, babanın gidişidir yalnızlık. O öldü diyememektir yalnızlık. İki yıldan fazla zaman geçti O olmadan, ama gitti demeye varıyor en fazla dilim. Oysa gitti kelimesi içinde umut barındırıyor. Bir gün döneceği umudu barındırıyor, fakat ölüm baştan sona umutsuzluktur bana göre. Çok isterdim dönmeyeceğini anlamayacak yaşta olmayı şimdi. Cennetin uzakta olduğuna ama oradan geri gelmenin imkansız olmadığına inanmak isterdim. Sahip olmak isterdim babamın bir gün döneceği umuduna
 
Sevdikleriniz hayattayken onlara sıkı sıkı sarılın, sevginizi belli edin, gittiklerinde yaralarınıza iyi gelecek güzel anılar biriktirin ve onların yokluğunda "keşke" dememek için, bol bol "iyiki'ler" edinin birlikte olduğunuz zaman içinde...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne ben kendim bu kadar vefalı bir evlat olabildim ne de oğlum ve kızımın arkamdan böyle yazılar yazarlar...

Kerim Korkut 
 14.10.2016 12:29
Cevap :
Ben çok teşekkür ederim. Yorumunuz ile, sonsuz vefa borcum olan adama layık olduğumu hissettirdiğiniz için.   15.10.2016 23:59
 

Kıymetli yazarımız Sayın, Gözde Kayiş: Öncelikle değerlerine( Ahrete göçenlere ) gösterdiğiniz ilgi ve bağlılık her türlü takdirin üzerindedir.Şimdiki zamane evlatlarında bunu görmek pek mümkün değildir.Öncelikle yaşam gücünüzün, sabır ve metanetinizin deryalar misali olmasını diliyorum.Onlar ne çileler çektiler,kimseye bildirmediler, duyurmadılar, bizleri büyüttüler,bu güzel vatana kazandırdılar.Elbette bizlerde gidip onlarla o esas dünyada görüşeceğiz.İşte o zaman sizin bu yazınız bizleri sevindirip duygulandırdığı için onlar size teşekkür edecek.Sizin için çok kıymetli babanıza Yüce Allah'tan rahmet diliyorum.Yüce Allah onu cennetiyle sevindirsin. Saygılarımı sunuyorum.Hep sağlıkla, daima mutlulukla ve böyle katıksız tertemiz duygularla yaşamanızı diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 30.04.2016 14:20
Cevap :
Öncelikle iyi dilekleriniz ve yorumunuz için teşekkür ederim. Sizin gibi duygularını ustalikla kaleme alan bir yazar tarafından, böyle güzel bir yorum almak beni fazlasıyla onurlandırdı. Dünyanın renklerine kapılıp gitmemek, bizi yetiştiren, bizim icin türlü zorluklara katlanmış, sizin de belirttiğiniz gibi bunu kimseye bildirmeden hepsine göğüs germiş insanlara bağlılığını yitirmemek bence tüm insanların sahip olması gereken erdemler arasında. Bu devirde galiba bu fazla iyimser bir bekleyiş olur. Umarım değerlerine bağlı insan topluluğu tamamen yok olmaz.. Sağlık ve huzur ile kalın..   01.05.2016 13:14
 

Yara sızlar yara sızlar, yaralının halinden ne bilsin yarasızlar!...diye bir söz geldi aklıma okuyunca.Bilirim, bende bilirim...Babalar ölür mü demiştim bir yazımda, tarifi zor bir acıdır ölüm acısı, uzak bir yere gitse döneceğini bilirsin ama ölmek başka bir şey işte...Mekanları Cennet olsun, sevgiler selamlar...

emine gezkin 
 14.04.2016 10:53
Cevap :
Bilmezler.. Bilmedikleri gibi bir de seni yargılarlar.. Tarifi gerçekten çok zor, kabullenmesi de öyle.. öldü demeyince gerçek değişecekmiş gibi.. Tüm güzel babaların mekanı cennet olsun.. Sevgilerimle..  14.04.2016 14:33
 

Başınız sağolsun, Allah babanıza rahmet eylesin size de uzun, mutlu bir ömür versin. İnsan babası ölünce büyür derler, sanırım doğru! Siz daha çok gençsiniz, erken bir kayıp olmuş:( Önünüzde uzun yıllar var, hep özleyeceksiniz ama zamanla başka sevgiler girecek hayatınıza. Evlât sevgisini tadacaksınız. Babanız da siz mutlu oldukça huzur içinde olacak. Sabır dileğim ve sevgilerimle...

Çiğdem Timur 
 13.04.2016 20:56
Cevap :
Allah razı olsun.. Ayakta kalma çabam, hayata yine de gülümsemem o huzur bulsun diye zaten.. Sağlık, huzur ve sevgiyle kalın..  14.04.2016 12:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 43
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 390
Kayıt tarihi
: 30.09.15
 
 

Dokunduğu her hayata iyilik katmayı hedefleyen bir pedagog adayı. 1993 Kopenhag doğumlu bir deli...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster