Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Kasım '07

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
575
 

Baba Yarım Cemal Amca

Baba Yarım Cemal Amca
 

Telefonun ucundaki sesle 20 yaşıma döndüm dün gece yeniden.
Yıl 1985, yeni evliyim, aylardan Şubat, bir aceleyle evlendim bu rötasyon nedeniyle, nişan günü kur'a çekildi, Kahramanmaraş gurbetim! İstanbul'a tayinimizi çabuk yaptırırız düşüncesiyle eşya bile almadık, evimiz kahveden alınma bir sandalye, eskiciden alınmış bir somya, yer yatağı ve televizyondan ibaret. Aaa birde açılır-kapanır küçük bir masa.
Karşımda ev sahibimiz Cemal Amca, astsubay emeklisi, gurbeti bildiğinden benim ürkekliğimi, yalnızlığımı, aileme özlemimi öyle iyi anlıyor ki; yeni tanışmış olsakta gözleri bana sorguda "İyimisin kızım?". Cevap veremiyorum, bende anlayamıyorum ki iyimiyim, kötümü. Evlendim mutluyum, gurbette çok yalnızım mutsuzum. Eşimin merkezden köye çıkıyor tayini, tüm günü dört duvar arasında, her türlü kıpırtı sesini dinleyerek geçiriyorum. "Annem ne yapıyor şimdi acaba?".
Cemal Amca'nın eşi, kızları ve diğer komşularım geliyor hoşgeldine. Oturtmaya yer bulmakta zorlanıyorum. "Düğün resimlerini görelim" diyorlar, resimler yok!!! Bir hafta sonra ulaşıyor elimize resimler, soluğu üst katta, Cemal Amcalarda alıyorum. Hemen itiraf ediyorlar, "Bizde hoca kızı kaçırdı demiştik :)".
O günden sonra günlerim üst katta geçiyor, daha gözümü açar açmaz kapıda beliriyorlar "Hadi kahvaltı hazır, yalnız başına, soğukta üşüme evde". Utanıyorum, her gün her gün böyle gidilirmi? Annem duysa çok kızar. Ama ben olmaz işim var dedikçe, yanımda bekliyorlar işlerim bitsin diye.
Günler günleri, haftalar haftaları, aylar ayları kovalıyor. Yeni bir ailem daha var artık. Tek çocuk değilim ki ben, 5 kardeş oluverdik birden, üç aşağı, beş yukarı yaşıt. Cemal Amcanın gözü hep üzerimde, evdekiler tembihli "Bu kız yalnız kalmayacak". İlk bebeğime hamileyim "Maraş çocuğu geliyor, ilerde ordan hatıra". İstanbul'a geliyorum doğum için, 1986 Ocak! Hayatın acımasızlığını ilk öğrendiğim tarih...Doğumda oğlumu kaybediyorum. Kollarım boş dönüyorum ikinci aileme. Gözler buğulu bana belli edilmek istenmesede, sarıp-sarmalıyorlar gene beni. Annemden, babamdan uzaklık hariç mutluyum onlarla, hem de çok mutlu. Eşim alışamadı, sevemedi gurbeti. O söylendikçe üzülüyorum, "Karşımıza iyi insalar çıktı, yapma böyle".
Yaz tatillerinde İstanbul'dayken bile özlüyorum onları, fırsat buldukça telefona sarılıyorum. Acılarımız, mutluluklarımız hep ortak. Evlenenler, bebeği olanlar, ailemiz gün gün büyüyor.
1987 yılı Eylül'ünde İstanbul'da işe başlayacağım, bir ailemde mutluluk, diğerinde matem var. "Gitmeyin, doldurun şu beş yılınızı burda, toparlanırsınızda hem, burda da iş buluruz" diyorlar, kabul etmemizi dileyerek. Olmuyor...
Yüreğimin yarısını orda bırakıp, göz yaşları ile ayrılıyoruz oradan, ailemden, Cemal Amcamdan...
Aradan geçen 23 yıl bağlılığımızdan hiç bir şeyi eksiltemedi, bunca yılda bir defacık görüşebilsek bile onlar benim ikinci ailem. En zor zamanlarımda telefonun ucunda oldular, "Gelin, size ihtiyacım var" dememi bekleyerek ve gelmeye hazır olarak.
Dün gece kızının sesini duydu, sordu gene tüm sıcaklığı, babalığı ile " İyimisin kızım?"
"İyiyim... İyiyim babacığım"


20/11/2007




Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok anlamlı çok duygusal anılar. Selam ve sevgiler

Ezgi Umut 
 09.12.2007 3:03
Cevap :
Ömür yettiğince onlar benim ikici ailem olmaya devam edecek. Çok teşekkür ederim Ezgi Hanım. Sevgilerimle :))  09.12.2007 11:08
 

uzun yıllardır gurbetteyim sevgili Gülay.. duygularını anlayabiliyorum. ne çok şey kaçırıyoruz istemeden.. her dogan fırsatı degerlendiriyorum ben de. Sevgiler canımcım.

sema öztürk 
 27.11.2007 14:24
Cevap :
En güzelini yapıyorsun arkadaşım. Sevecenlikten, iyi niyetten zarar gelmez hele ki karşındakilerde öyle ise. Benden de kucak dolusu sevgiler sana :)))  27.11.2007 14:54
 

değil mi? O kocaman yüreklerini açıverirler daha yeni tanıştıkları insanlara bile. Şehirlerde eskiden böyleydi aslında ama o zamanlar azdık, zamanla çoğaldık, çoğaldıkça uzaklaştık, koptuk birbirimizden. Hayat zorlaştıkça daha bencil olduk. Dostluğun değerini unuttuk. Çok güzeldi yüreğimi ısıttın bu güzel hatıran arkadaşım. Umarım etrafında her zaman böyle sıcak dostların olur. Sevgilerimle:))

Haşim Arıkan 
 27.11.2007 13:46
Cevap :
Haklısın, eskiden bizlerde böyleydik, araya zaman girdi, mesafelerde...Yine de görüşemesekte orda olduklarını bilmek, aynı sevginin onlarda da yaşadığını bilmek tarifsiz bir duygu. Seninde dostların hiç eksilmesinl :))) Sevgilerimle...  27.11.2007 13:52
 

Yorumları taradım, belki isminize rastlarım da size isminizle hitap ederim diye. İsminize rastlamadım. Kusura bakmayın hitabım biraz soğuk oldu. Şu an yazınızdan dolayı gözlerim dolu dolu. Bizim de benzer kiracı komşularımız vardı. Onları hatırladım ve sizden de aynı hikâyeyi dinleyince ülkemin sevgi, saygı ve muhabbet dolu insanına bir kez daha hayran oldum. Mutluluğunuuz daim olsun. Sevgi ve saygılar sunarım efendim.

murat ertaş 
 23.11.2007 22:39
Cevap :
Çok teşekkür ederim Murat Bey. Hitabınız hiçte soğuk değil, içten bir Merhaba'dan güzel şey var mı?Yine de ismim Gülay. Saygı ve sevgilerimle...  24.11.2007 12:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 464
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 886
Kayıt tarihi
: 27.07.07
 
 

1965 yılında İstanbul'da doğdum, 18 yıldır Yalova'da yaşıyorum. Lise mezunuyum, kamu kuruluşunda mem..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster