Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
350
 

Babacan karakol amirimi istiyorum...

Babacan karakol amirimi istiyorum...
 

Netten..


Geceleri karşılıklı çalan, bekçi baba düdükleriyle huzur duyarak uyurduk...

Mahalle karakollarında Hulusi Kentmen görünümlü komiser amcalar vardı...

Akşam, içinde francala ekmek olan  iplik fileyle evine dönen polis Nurettın Amcamız, bizlerin başını okşamadan geçmezdi...

Bekçi babalar, gerçekten baba gibiydiler...

Şimdilerde internet olanakları birçok eski filmi izlememizi sağlıyor.

Bekçi Murtaza filmini izlemeyenler bir kez daha izlesinler...Orhan Kemalin ve Bekçi Murtaza Amcanın o asil dünyasına girsinler...Murtazanın kendi kızının bile ölümüne neden olan görev aşkını okusunlar...İzlesinler...

Muammer Karacanın, Cibali Karakolunu izlemeyenler; hiç olmazsa yeni versiyonu olan Nejat Uygur Tiyatrosundan -sididen-  izlesinler...

Katıla katıla gülerken polisimizin ne denli asil insanlar olduklarına tanık olsunlar...

....

Eskimiş ceketinin kolları örülmüş; pantalonu yamalı komiser amcalar, polis beyler vardı bir zamanlar..

Ay sonunu getiremeyen;ama onurlu...gururlu..Vazifesine düşkün..halkını seven; yoksula rehber olan...

-Cumhuriyet- okuyor diye, Doğuya sürgün olmuştu siyasetten... Komiser Nurettin Amca...

70 li yıllar... Komiser Nurettin,evini götürememiş... Okuyan çocuklarına para gönderebilmek için ev tutamamıştı... O zamanlar lojman nerdee... Karakolda, boş kodes yataklarında yatarken soğuktan ciğerlerini üşütmüştü... Hastanede çok yaşamamıştı...

Nur içinde yatsın.. Sevgisi yadigar kaldı..

80 li yıllarda Karadeniz illerinden birinde emniyet amiri olan sevimli bir komiser  abimiz, halkın ve kendisinin uğradığı tüm haksızlıklarla mücadeleyi ilke edinmiş; hak-hukuk savaşı verirken hepimize rehber olmuştu... Bilinçli Tüketici Ödülleri alan o saygın emniyet müdürü yaşıyorsa, Allah uzun ömür versin...

O, bir idoldü...

Şimdi hangimiz bu tür amirlerle karşılasır acep..

....

Sonra... Gün geldi... Siyasetçiler toplumu ikiye böldüler...12 Eylül öncesinde polis dernekleri sagcı-solcu olarak ikiye ayrıldı...

72 yılında İstanbul Beyazıt meydanında Pol-Der ve Pol-Bir adındaki derneklerin afiş asma kavgasına tanık olmuştuk ve o gün üniversite öğrencisi olan ben ve arkadaşlarım, sağ-sol kavgası yapan polisleri ayırmaya çalışmıştık...

....

Sonra bir büyük iş bilen ve bölen lider geldi... 40 yıl aynı teraneden gitti..

-Bana sağcılar cinayet işliyor- dedirtemezsiniz..- diye nutuklar attı...

Enflasyon canavarı kol gezmeye başladı...

Sağ iktidar  o canavarı besledi...

Sol iktidar o canavarı besledi...

Gençlik meydanlara çıktı... Hak ve eşitlik için...

Yağ... Benzin.. sigara... kuyruklarının haddi hesabı yoktu...

Gençlik, bozuk düzene karşı  haykırdı..

Polis sayısı arttırıldı...

Halk küçüldü...

Aclık ve yoksulluk yükseldikçe yükseldi...

Acların sayısı, tokların sayısına milyon basınca, yoksul ailelerin çocukları  sokaklara indiler...

Hak ve özgürlük isteyen yoksul çocuklar; -hak ve özgürlüklerinin bilincinde olmayan diğer  fakir çocuklarla çatıştırıldılar...

Bekçi babalar aniden buharlaştırıldılar..

Geceleri ekip arabaları içinde elinde telsizle dolaşan polisler ortaya çıktılar...

Sağcı ve solcu polisler birbirlerine yan bakmaya başladılar..

Vicdan sahibi sağ duyulu polisler, - iki arada bir derede- kaldılar...

Geçim sıkıntısı çeken polis çocukları da çatıştılar...

Binlerce genç telef oldu.. Kimi asıldı.. kimi vuruldu... Kimi.. zindanlarda çürüdü...

Halk, darbe istedi... darbe geldi... Polis rahatladı... Asker güvenlik görevini üstlendi...

Halk daha da yoksullaştı...

Polis sayısı arttırıldı...

Halk küçüldü...

Polis akademileri... Polis kolejleri binlerce kültürlü, okumuş-mezunlar verdi...

Polis okudukça, olaylar kabardı nedense...

Polis sayısı artırlıdı...

Halk küçüldü...

Halk Sindirildi..

Ve büyük bir polis ordusu kuruldu...

Sözleşmeliydi çoğu...

Devletin değil; iktidarların polisi oldular... Olmak zorunda kaldılar...

Sözleşmeli olduklarından, en ufak bir emre itaatsizlikte görevlerinden atıldılar...

Tam bir devlet memuru sayılmadıklarından, suç işlediklerinde, savunma ve yargıya gitme hakları ellerinden alındı. Söleşmeye imza atmışlardı bir kere...

Halbuki bekçi babalar, 657 sayılı kanun haklarından yararlanıyorlardı...Az çok korunma zırhları vardı.

Bekçi babalar ve Hulusi Kentmen görünümlü sevimli amirler, sağ ya da sol gazete okumaktan sürgün olsalar da gam yemiyorlardı...

...

Vee... gün geldiii... Robocoplar türedi...

Çok çevik... Az çevik birlikler oluşturuldu... Motorize oldular..

Eskiden polis emmilerin silahı ceketlerinin altındaydı... Halk görmesin diye saklamayı tercih ederlerdi..

Ya şimdi...

Kowboy gibiler... Yandan sarkan çift silahlar... Kemere takılı şarjorler... Kelepçeler... Joplar...

Bu da yetmedi...

Ellerinde insan zehirleyen gaz silahları... TOMAlar eşliğinde halka karşı marşlarla yürümeler...

Adamın alnını ortasından gaz mermisiyle vurmalar... Sonra gülerek resim çektirmeler.

Halbuki...

Öldürülen gençler... daha çocuk gibiydiler...

Polisler de henüz çocuk gibiydiler.. Aynı mahallenin.. Aynı ülkenin yoksul çocukları..

...

Bekçi babaların kemikleri sızlamış olabilir..

Hulusi Kentmen görünümlü babacan komiserler nerelerdeler acaba...

Polis ordumuz yokken daha huzurluyduk... Bekçi düdükleri şarkı gibi geliyordu sanki...

....

Siyasetçiler halkın mutluluğu için varlar...

Polis ordusu kime karşıdır acep...

Bu gidişattan kim memnundur acep..

Cevabını herkes biliyor aslında... Bilmemezlikten gelme huyumuz kurusun...

Polis sayısı daha da arttırılacak..

Yoksul sayısı 47 milyonu aştı...

Çevik güç arttırılacak..

Halkın mutluluğu için...

....

* Atları da vururlar...

Yarış atları yaşlanınca Yılkı Atı olurlar...

Sakatlanan yarış atı hemencek orada başından vurulur... Onuru zedelenmesin diye...

..............

*  ATLARI DA VURURLAR..LÜTFEN İZLEYİNİZ..http://www.beyazperde.com/filmler/film-672/

** OKUYUNUZ...Abbas Sayar...Yılkı Atı...http://www.edebyahu.com/odev/1094/yilki-ati-abbas-sayar 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Duygusal bir insan olmama karşın olaylara mantıklı yaklaşırım (burcumun özelliği olmalı). Örneğin bu konuyu ben yazsaydım polis teşkilatındaki bu değişimin ya da dönüşümün altındaki nedenleri toplum bilimsel çözümlemelerle açıklamaya uğraşırdım herhalde. Ancak o zaman okurlar yazınızda yansıttığınız bu duygusal tadı alamazlardı. Aslında birkaç bölümden oluşabilecek öykü tadında kronolojik bir derleme olmuş, çok ta güzel olmuş. Bazı yerlerde boğazım düğümlendi dersem inanın (yaşlandıkça insan duygusallaşır dedikleri bu olsa gerek). Saygılar.

Güz Özlemi 
 19.09.2013 21:47
Cevap :
Sevgili dost..zor bir donemden geciyoruz..Hep eskiyi aramakla omrunu tuketen bizler degil; toplum da yaslaniyor..Tesekkurler..sevgiler  20.09.2013 19:40
 

AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana öğretmen sayısı % 24 artarken, polis sayısı % 90 artmış ve daha da artacağa benziyor. Bizim öğrencilik yıllarımızda fruko polisler dediğimiz eli coplu polisler görev yapıyorlardı. Şimdikiler ise robocop polisler. Ordu pasifize edildikçe polisler güçlendirildi. Ülkemiz artık bir polis devleti oldu diyebiliriz. Nerede o eski bekçi babalar? Mahalle onlardan sorulurdu ve bugünkü gibi hırsızlık olayları da olmazdı. Her geçen günü arıyoruz Mesut hocam. Size de böyle bir yazı kaleme aldığınız için teşekkürler. Saygılar, sevgiler...

Erol Özışık 
 18.09.2013 11:39
Cevap :
Erol Bey,merhaba.Yazdığınız rakamlar hiç de şaşırmadığımız bir tabloyu önümüze sermektedir.Pozitif ilimlere ve aklın-bilimin ışığıyla yücelmeye yönlenen en dinsiz dediğimiz ülkelerde bile polis sayısı düşürülürken,eğitim ordusu artmakta ve dünya çapında büyük ödül sahibi olan bilim adamları da bu ülkelerde yetişmeye devam etmektedir.Halkından kaçan ve halka ürküntüyle bakan liderler despotizmi seçerken araç olarak da silahlı güçlerini çoğaltmaya yönelmişlerdir. Hitlerin.Musollininin,Çavuşeskunun vb. diktatörlerin feci sonları bilinir.Halkın neden sokaklara döküldüğünü pek ala bilen ve kendi saltanat kayıklarını hırsla sürenler kayıklarının battığı gün tarihe kara bir leke olarak kayıt edilirler.Barış güvercini olan,polisle değil akılla halkına sıcak yaklaşan ve ülkesini kalkındıran liderler de bugün tüm insanlıkça saygıyla gıptayla anılmaktadır.Demokratik haklarını kullanmak isteyen halka,gençliğe silahla saldıran polis,kin ve nefreti körükler.Arapların durumu aşikar.Selam ve sevgiyle.  18.09.2013 12:24
 

Buyruuun, beni mi arıyorsunuz?..:))) Ama ben anacan'ım...:))) Mesut Hocam, Sizin de bildiğiniz gibi Türkiye zorlu bir süreçten geçiyor. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'imiz yok edilmeye çalışılıyor. Bunda ağzından salyalar akan dış güçlerin etkileri inkar edilemez. Dünyanın yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı bu süreçten Türkiye de nasibini alacak gibi görünüyor ama yarın, ama yarından sonra. Böyle sancılı bir süreçten polis teşkilatı da nasibine düşeni alıyor, alacaktır. Elbetteki özlemlerimiz babacan polislerden yana. Eminim öyleleri çok ama düzen değişirken maalesef farkedilmeleri öylesine zor ki. Bunda polisin değil de siyasi iradenin sorumluluğu var, her ne kadar kabul görmese de. Bizde alışıldık bir durumdur günah keçisi aramak, bulmak ise çok kolay. Olayların asıl arkasını görmek lazımdır. Ki siz bunu çok iyi bilenlerdensiniz...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 18.09.2013 11:32
Cevap :
Anacan'imiz..hos gelmis..her sey guzel olacak..bizler istersek tabi.saygilar...selamlar:)  18.09.2013 17:29
 

Doğanbey Karakolunda (Hergele Meydanındaydı, yıkıldı) Komiserinden haftada en az bir kez avucumuza sopa yedik. Ancak biz de dek durmuyorduk hani. Ama o günün kavgaları, bugünküne hiç mi hiç benzemez. Yine de "Babacan" tavırlarını inkar edemeyiz. Saygılarımla...

İBRAHİM PEKBAY 
 18.09.2013 10:16
Cevap :
Üstadım,Hergele Meydanında Gazi Lisesinde okuyan ve sizden sonraki devreden kardeşiniz olarak polis emmilerin avuç değneğinden nasiplenenlerdeniz.Onların babacanlığı bizlerin yetişmesine vesile oldu.Teşekkürler...Saygılar..  18.09.2013 10:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1539
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster