Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '07

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
1695
 

Babalar ve kızları: Ada Byron

Babalar ve kızları: Ada Byron
 

Bilgisayar teknolojisinin öncü adı ve ünlü İngiliz romantik ozan Lord Byron’ın kızı Ada babasının aksine bir bilim insanıdır. Çapkınlığı, maceralı yaşamı, güzel şiirleri, sakat ayağı ve yakışıklılığıyla ünlü babanın mesleği şiirden çok mu uzaktır matematik? Eğer öyleyse Ada Byron, sanattan çok uzak bir dünyada kendine nasıl olmuş da yer edinmiş ve temel bir bilgisayar yazılımına adını vermişti?

Yaşamı boyunca şiirle matematiğin gelgitinde yüzen Ada 1815’de doğdu. Ada’nın annnesi Annabella, kocasının aşırılıklarından bezmişti. Bu nedenle, doğumun hemen ardından genç anne Annabella, Byron’u sokağa atıverdi. Bu olaydan sonra bir daha dönmemek üzere İngiltere’yi terk eden Lord Byron kızını tanıma olanağı bulamadı. Ancak kızıyla ilgili şiirler yazmaktan da vaz geçmedi. Ünlü yapıtlarından Childe Harold’da kızından şöyle söz eder:

"Is thy face like thy mother's, my fair child!/ Ada! sole daughter of my house and of my heart?/ When I last saw thy young blue eyes they smiled/ And then we parted with a hope."

Çevirmeye çalışırsak:

"Evimin ve kalbimin biricik kızı Ada!/ Yüzün annenin yüzüne mi benziyor, güzel çocuğum?/ Senin bebek mavisi gözlerini son görüşümde gülümsüyordun ve biz umut dolu ayrıldık birbirimizden."

Ada 'nın annesi kızının Byron’a benzememesi için elinden geleni yaptı. O zamanlar –belki günümüzde de- kadınlar için hiç de alışılmış bir meslek olmadığı halde kızının matematikçi olmasında direndi. Böylece kızının babasından aldığı uçarılık genlerini dizginleyebileceğini düşünüyordu. Hesap makinesini tasarlayan ilk kişi olan Charles Babbage’ın adını Ada daha yeni yetmelik çağındayken duydu. Ada Babbage’ın makinesine dayanarak yalnız tahmin değil uygulama da yapılabileceğini düşündü. Fakat 1835 yılında evlenmesi ve ardından üç çocuk sahibi olması bu tasarılarını askıya almasına yol açtı.

Aradan yıllar geçti. Babbage 1841’de İtalya’da Analitik Makinesi’ni tanıttı. Luigi Menabrea bu makineyle ilgili bir makale yayımladı. Ada da bu makaleyi İngilizce’ye çevirdi, fakat uzun ve kapsamlı bir yorum ekleyerek. Aslında yorumunu eklemesini isteyen bizzat Babbage’tı. Çünkü Ada’nın oldukça ilginç görüşleri vardı makineyle ilgili. Ada’nın orijinal makalenin üç katı uzunluğundaki yorumu dolayısıyla İngilizce baskı, bir çeviriden çok yepyeni bir eser olmuştu. Yorumda söz konusu makinenin programlanmasını sağlayacak kavramlar geliştirmekteydi Ada. Ona göre bu makine cebir işlemleri düzeneği hazırlayabilirdi- tıpkı dokuma makinesinin çiçek ve örgü desenleri oluşturabilmesi gibi… Bunun için gerekli olan makineyi programlamak için mekanik bir ‘dil’ oluşturmaktı. Ada’ya göre böyle bir makine müzik bestelemek, çizim yapmak gibi pratik veya bilimsel amaçlar için de kullanılabilirdi. Söz konusu fikirler aradan yüz elli yıl geçtikten sonra bugün bile değerli ve bilgisayar hesaplamaları alanında öncü kabul ediliyor.

Evli ve üç çocuklu bir kadının hele o yıllarda böyle bir makineye ilgi duyması, yetmiyormuş gibi bu fikri geliştirmesi kuşkusuz içindeki yaratıcılığın ölmediğini göstermesi bakımından ilginç bana kalırsa. Ada bu makalenin yayımlanmasından kısa bir süre sonra 36 yaşında hayata gözlerini yumdu. Hiç görmediği babasının yanı başına gömüldü. Bu geniş vizyonlu kadın, kendini evine ve çocuklarına değil de bir erkek gibi matematiğe adayabilseydi bir de daha uzun yaşayabilseydi hangi noktada olurdu kim bilir…

Amerikan Savunma Bakanlığı tarafından 1979’da geliştirilen Pascal-tabanlı bilgisayar yazılım dili bu öncü kadının anısına ADA adını taşır. Yapıtıyla bilgisayarların öncüsü olan hesap makineleri fikrini geliştiren bu yaratıcı kadının yaşamı 1997 yılı yapımı bir filme de konu oldu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Verdiğiniz bilgilerden ötürü size teşekkür ediyorum. Sevgiler.

tervedus 
 02.03.2007 14:20
 

O ne tevazu öyle Şefika. En iyi bildiğin konuda bile 'çalışırsak' demişsin. Verdiğin bilgiler için teşekkürler...

Baver Ergun 
 26.02.2007 0:40
Cevap :
Sevgili Baver, Ne kadar çok çeviri yaparsam bu işin olmazlığına o kadar çok inanıyorum. Sade kültürleri değil, zamanları da birbirine çevirmek gerekiyor. Hele ki şiir çevirisi iyice olanaksız gibi görünüyor. Sevgilerimle,  26.02.2007 12:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 3223
Kayıt tarihi
: 16.02.07
 
 

İzmit doğumluyum. İngiliz Filolojisi'ni bitirdim. İki çocuk annesiyim. Kitap çevirmenliği yapıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster