Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '12

 
Kategori
Babalar Günü
Okunma Sayısı
579
 

Babalar ve oğulları

Babalar ve oğulları
 

Balçova Mezarlığı 2o11 Aralık


Tersane’den emekli, Neyzen Mehmet Efendi de pek ketumdu nedense… Okul öncesi yıllarımda önde o, arkada ben, Balçova kırlarında başlayıp İnciraltı’nda biten uzun yürüyüşlere çıkardık. Pek yüz vermezdi bana. O; ellerini arkasına kavuşturarak yürürdü… Pek beceremezsem de onu taklit etmeye çalışırdım ve sorularımın ardı arkası kesilmezdi.


-Oğlun işe giderken beni götürmüyor…


-Götürür!


-İşten gelirken bana oyuncak da getirmiyor!


-Getirir!


“Oğlun” dediğim de babamdı işte. Okula giden ablalar nedeniyle sorumluluğum elleri arkasında yürüyen bu yaşlı adama havale edilmişti. Benden yaşça büyük erkek torunları vardı ama onun adını ben taşıyordum.


Biz iki hormonsuz kır yollarından, çağla ağaçlarının altından ve Ilıca bostanlarının kenarından yürürdük. Balçovalı köylüler saygıyla selam verirlerdi dedeme. Sarılı beyazlı Yörük poşularına doldurdukları turfandalıkları ısrarla ona vermek isterlerdi…


“Almış kadar oldum ağalar” der, kestirip atardı, dedem.


Dede Dağı eteklerindeki Kabaoğlu Çeşmesi’nde soluklanırdık. Fırsat bu fırsat deyip mızmızlanırdım:


-Oğluna söyle de bana top alsın!


-Alır!


-Bir de bisiklet!


-Bisiklet tabii!


Çok ama çok sonraları anlatmıştı oğlu; (Neden bilmem, biraz da küçümseyerek) onun ünlü bir neyzen olduğunu. Baba oğul çatışıp dururlardı işte.


Babama hayrandım…


Ama dedemi severdim.


O çatışmalarda “taraf” olamamak kahrederdi beni. Ama her çatışma sonrası gidip dedeme yanaşırdım.


İnciraltı’na gelince okaliptüs ağaçlarının serinliğine sığınmış kahvehanenin maviye boyanmış iskemlelerine otururduk. Dedemin söylediği o sıcak gazoz beni daha da susatırdı.


-Konak Vapuru ne zaman gelecek, dede?


-Birazdan…


Ve birazdan gelirdi Konak Vapuru… Gözleri parlar, yanında olduğumu unutup uzun uzun seyrederdi vapura inip binenleri.


Kasımpaşa Tersane… Yandan çarklı Haliç vapurları ve İskeleleri.… Edirnekapı Dergâhı… Balat meyhaneleri… Alibeyköy, Hasköy, Eyüp! Babaannemin dırdırları… Babamın haytalıkları… Halalarımın huysuzlukları…


Neden bilmem dili çözülür, sigarasından derin nefesler çekerek anlatır da anlatırdı işte.


Göztepe’deki Hakimiyetimilliye mektebine ilk o götürmüştü beni… Ağlaya zırlaya girmiştim sınıfa…


Akşam okuldan dönünce göremedim onu.


Evdekiler bana bir şeyler sezdirmemeye çalışarak; “ Deden Konak vapuruna binip İstanbul’a döndü ” dediler.


Duvarda asılıydı oysa arkası şimendifer resimli cep saati ve kasketi.


***
Gömüye kapalı olan Balçova mezarlığında baba oğul yan yana yatıyorlar şimdi.


Zamanım elverdiğince ziyaretlerine gidiyorum.


Mezarlık ıssız ve sessiz… Sadece rüzgârda savrulan gazellerin hışırtısı var…


Bir de çok uzaklardan gelen yanık ney sesleri…



 

Yorum Dükkanı, Sema Sener bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Işıklar içinde yatsınlar. Ağlattınız beni...

Nermin Ayduran 
 18.06.2017 14:37
 

Torunumun böyle güzelliklerle beni yad edeceğini bileyim gönüllü yatarım Balçova mezarlığına. Varlığımız işe yaramadı,yokluğumuzda bari adımızdan söz edilsin.Ama işte aksilik bu ya bunun olması için varlığınızın işe yaraması lazımmış.

Kerim Korkut 
 21.08.2012 14:55
 

MERHABALAR..Sevgili ÜMİT bey, önce ALLAH RAHMET EYLESİN diyelim , hepimizin gideceği mekanlarda orası.! Mezarlıklar,kabirler sessizlik,hüzün,gam ve kederin bizlere hatırlattığı yerlerdir.İnsanların çoğu orada hep duygulanır,üzülür,ağlarlar geçmişlerine. Biraz geç oldu bu ziyaretim,ancak temiz oldu herhalde..! Tekrar mübarek bayramınızı kutlar,esenlikler dilerim. :-)

BEN ve OLTAMA TAKILANLAR 
 21.08.2012 8:44
 

Sait faik öyküsü kıvamında yazılmış bloğunuz beni duygulandırdı. Bunda içerik ve yazım tarzı kadar, küçük yaşta babamı kaybetmiş olmanın etkisi de olabilir. Babam öldüğünde o kadar küçüktüm ki doğru dürüst anımsayamıyorum, fotoğraflar da olmasa belki yüzü puslu bir resim gibi belleğimde asılı kalacaktı.Ta çocukluğuma, hatta belki de sizinkini de gittim. Hüzünlü ve etkileyici bir yazıydı, kafamı dağıtmak için başka şeylere bakacağım. Selam ve saygıyla.

Güz Özlemi 
 11.07.2012 15:25
Cevap :
Aylar var ki yoktunuz... Bir yorumla da olsa dönüşünüze vesile olduysa bu yazı...Bişicikler demem yani. Bu durum; satırlarınızdaki övgüden daha değerlidir benim için. Tekrar yazmanız için de vesile olur, umarım.Selamlar, saygılar.  11.07.2012 23:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1590
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster