Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mayıs '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
536
 

Babam beni kapı önüne koymasın yeter!!!

Babam beni kapı önüne koymasın yeter!!!
 

Sene 2007 Türkiyenin dörtbir köşesinde insanlar doğan çocuklarının erkek olmasını dilemekte ve istemekte. Erkek çocuk sahibi olmanın bir ayrıcalık olduğunu düşünen bir toplumda kız çocukları yaşamlarına 1-0 mağlup yaşamlarına başlamıyorlar mı? İlkokuldan üniversite mezununa kadar uzanan ebeveyn yelpazesinde genetik bileni ve bilmeyeni erkek çocuğun daha çok kendine ait olduğunu düşünüp yaşamın tüm imkan ve olanaklarını onların önüne sermekte. Kız çocuklar geleceğin anneleri olarak görmekte ve evde işyapan ilerde evlenecek bir misafir olarak görmektedirler. Okutulmayan değer verilmeyen kız çocuklarının ileri zamanlardaki hayatlarında gerçekleşen mutsuzlukları hiç hesaba katılmamaktadır. Oysa onlar yeni nesillerin öncüsü ve yol göstericisi anneler olmayacaklar mıdır? Ezilmiş horlanmış erkek kardeşi yanında aşağı görülen bir kız ne kadar kendini tanıyabilir. Kendine güvenebilir. Tüm anne ve babalara şunu iyice anlatmalıyız. Çocuklarımızın cinsiyeti de dahil tüm genetik bilgisinin yarısı anneden, yarısı babadan gelmektedir. Her ikisi de soy devamlılığını eşit oranda sağlamaktadırlar.
Bir evlat binbir zorlukla dünyaya gelmekte ve büyümektedir. İster kız olsun ister erkek, anne ve babaya karşı sorumlulukları eşittir. Sorumluluklar eşit olduğuna göre yaşamlarından sunulan imkanlarda eşit olmalıdır.

Türkiye'nin kırsal bölgelerinde kız çocukları hala satılık mal gibi görülüp okutulmadan başlık parası karşılığı evlenmeye zorlanmaktadır. Bütün bunların önüne insanları gerçek anlamda bilinçlendirerek geçebiliriz. Üniversite eğitimi alan biz gençler elimizden geldiğince çevremizdeki insanlara kız çocuklarınında aynı değerde olduğunu kavratmalıyız. Hayat da böyle değil midir? Herşey adil üzerine kurulmamış mıdır. + ve - değerleri ikisi biraraya gelmedikten sonra ne anlamı vardır. Binlerce + ya da - tek başına bir anlam ifade etmez. Hayata anlam katmadan ikiside aynı görevi yüklenirler. Ancak - kavramı olumsuz olarak beynimizde yer etmişse o da bizden kaynaklanıyordur.

Kız erkek ayrımı yapılmadan hayata güçlü kendine güvenen sağlıklı çocuklar, gençler, anneler yetiştirilmesi dileğiyle...
DİLARA ÇİLDOĞAN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kanayan bir yaramıza parmak basmışsınız bu düşünceleri nasıl durdururuz bilmiyorum ama ben kendi evimde bunun mücadelesini veriyorum iki kız ve bir erkek evlat annesiyim benim eşim kızlarımı bebekken farklı severdi oğlumu farklı seviyor kızlarıma çiçeklerim prenseslerim gibi oğluma ise varisim mirascım yakışıklı oğlum diye seviyor ben evimde bu babanın zihniyetini düzeltmesi için çabalıyorum ne kadar başarılı olurum bilmem evde eşim yetmez gibi aileside aynı telefonla konuştuklarında eşimle ailede ilk oğlumu soruyolar sonra kızlarımla beni eee öyle ailedende eşim gibi birisinin çıkması normal diyorum ama eşimin düşüncelerini düzeltmeyi başara bilirsem ilerde eşim torunlarından ilk erkek olanının hatrını sormaz eşit davranır belki inşallah başarıcam eşimi düzeltmeyi başaramassam bile oğlumu onun gibi yetiştirmeyecem ..

rukiye dora 
 04.03.2008 9:46
 

Önemli bir konuya değinmişsiniz.Çok haklısınız bu konuda herkesin yapabilecegi bişeyler olmalı.Egitim ve bilinç şart.

Bal Damlaları 
 18.05.2007 13:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 2898
Kayıt tarihi
: 02.05.07
 
 

Erzurumda Rehberlik ve psikolojik danışman olarak görev yapmaktayım...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster