Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
415
 

Babam'la İki Gün

    Kırklareli'nde Fahri Kasap orta okulunda okuyorum o yıllar, tam yirmi sekiz yıl önce. Türkçe öğretmenlerim Kamelya hanım ve Ömer bey sayesinde güzel sanatlar lisesine başvurdum. Taklit yeteneğimi keşfeden ilk iki insandı onlar. Kamelya hocam müzik yelpazesinde ki Sezen Cumhur Önal' ın taklidini yaptığımda bana hayran hayran bakmıştı. Sonra müzik kulağımın da iyi olduğu kanısına varıp ailemle görüşmüşlerdi. Fakat çalabildiğim tek müzik aleti yedi bin yıldır var olan sevgili filüt hazretleriydi.

   Devletin resmi belgelerine göre üvey olan, fakat bana göre öz babanın örneği olan babam götürdü, beni sınava. Tam bir beyefendi idi. Öğretmen bir bayanı yanındaki yavrusuyla kabul edecek kadar koca yürekli bir beyefendi. Oysa neler söylemişlerdi, ona. Elalemin dölüne sen mi bakacaksın demişlerdi. O beş yıl eğitim dediğiniz döngüden çok  hayattan daha fazlasını öğrenmişti. Bugün yüksek eğitimli insanlarda onda ki yüreği göremiyorum maalesef. 

   Neyse, babamla İzmir Buca'daki okula ulaştık, uzun bir otobüs yolculuğundan sonra. Okul çok güzeldi, İzmir de öyle. Baba diyemediğim babama o gün baba deme fırsatım oldu. Palmiye ağaçları o kadar hoşuma gitmişti ki.. Baba bizim orada niye yok ki bunlar dedim. Oda " ekeriz kızım, sen iste yeter ki, sen istersen bizim orada da olur"dedi. 

  Okulun tam karşısında bir fırın vardı. Babam öğretmen evinin yerini sormak için oraya uğradı. Uzun bir sohbet edildi orada. Fırıncı amcanın seni hayatta bırakmam Cahit abi deyişi hala kulaklarımda. Babamı bu tanımayan insanlar ne çok sevmişti. Daha çok baba demeye, ben de o gün söz verdim, böylece.

   Babam " kızımı biraz gezdireyim, geliriz" dedi. Babama güveniyordum ve hiç tepki göstermedim. Hayatımda ilk ve son defa hayvanat bahçesine onunla gittim. Su aygırları, zürafalar, filler neler yoktu ki, o devasa İzmir fuarında... Babamla ilk defa ikimiz eğleniyorduk. Hele o kuş çeşitleri ne kadar çoktu öyle. Uçmak isterlerken kanatları çarpıyordu, tel örgülere. Babam üzüldüğümü hissedince, beni çarpışan arabalara götürdü. Bu kadar büyük bir lünaparkı neden yapmışlar, baba dedim. Biz eğlenelim diye dedi. Çarpışan arabalar, dönme dolaplar alıp alıp götürdü bizi. Sihirli aynalar bölümünde bol bol gülümsedik. Babam ne çok gülmüştü, orada. Büyüklerin de çocuk olabildiğini görmüştüm, onun çoşkusuyla.

 Çok eğlenmiştik, çok...Sonra fırına geldik, ve o insanlarda kalmak için evlerine doğru yola çıktık. Babam "hala böyle iyi insanlar var,  şükret kızım" dedi, bana. O yıllarda bu öğretiyi pek anlayamamıştım. Ailelerin birbirine güvenmediği, toplumlarda tanımadığın birinin evinde kalmak cesaretti, büyüdükçe anladım. Sevgi koklayabilen iyi insan, babamı. Televizyonda k9 köpek filmini izledik. İlk defa renkli televizyon görmüştüm, o gece.

   Sabah erkenden okula gittik. Herkesin elinde gitarı, orgu, kemanı vb. müzik aletleri vardı. Benimse elimde küçük bir filüt. Büyüdükçe büyüdü, herşey gözümde. Gülümsedim, şansım yoktu, hissettim. Piyanoda çaldıkları notaları bilmemi istediler. Nota seslerini çıkarmamı... Gülümsedim... Hayat bir şey daha öğretmişti bana. Başarı iyi insanlara rastlamaktı. Başarı onlarla gülebilmekti, babam gibi...Ve bu yolculuk ikimiz içinde en büyük anı olarak kalacaktı. Gülümsedim...

  Seni sevdiğimi hiç sana söyleyemedim, baba. İnan seni çok sevdim ve bunu hissettiğini bilmek bana huzur veriyor. O elalemin dölüne sen mi bakacaksın diyenlere kulak asmadığın için minnettarım sana. Keşke tüm babalar senin kadar babalık makamına yaklaşsa..

   O öğretti bana, cahilliğin ana temasını. Koca yürekli nasıl olunur? Sorusunun cevabını. Tohum vermeden babalık nasıl yaşanır? Duygusallığını... Asıl mirasın değerini o öğretti bana. Cennet garantileyenlere inat cennet nasıl giyilir? Gösterişsiz nasıl sevilir? hepsinin yanıtı, ondaydı. 

  Kalbimdesin..İzmir, baba

 Nefrete bulaşmayanlara...

                                                                                  Jale Kasap

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu toplum korkunçtur. Korkunç olduğu ölçüde sevgisiz. Sevmek evrenseldir, sevmeyi bilmek lazım. Anlaşılıyor ki harika öğretmenlerimiz varmış; lanslısınız...

ERIC VAN BUYTEN 
 28.01.2019 9:37
Cevap :
Evet çok şanslıyım başta annem gibi bir öğretmene rastladığım için   28.01.2019 18:47
 

"BABA" bu dört harf iki kelimeyi gördüğümde, duyduğumda, yüreğim saygı duruşuna geçiyor, kitaplara sığamayacak kadar çok dillendiremediğim sözcükler doluyor içime, Tabi hak edenleri düşünerek, şahane bir anıyı bütün kız çocuklarına dileyerek okudum. Emeğinize sağlık babanıza saygı size sevgilerimle

Cemile Torun 
 18.01.2019 1:17
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum..iki baba tarifine de uyan iki babam vardı..ama anlattığım özel olan babam..teşekkür ediyorum tekrar   18.01.2019 8:03
 

Yazıda anlatılan iyi insanları okudukça yoksa ben iyi biri değil miyim diye düşündüm. Ben bu konuda çok geniş görüşlüyüm. Dövmeyen, öldürmeyen, haksızlık yapmayan, malını parasını almayan çalmayan herkes iyidir.

Kerim Korkut 
 06.01.2019 16:52
Cevap :
Kesinlikle katılıyorum..fakat iyi olmanın da dereceleri vardır..  07.01.2019 6:27
 

Sevgili Jale hanım evet nefrete bulaşmayanlar gelsin,anlamlı güzel öykü kutlarım canım. Selam ve sevgilerimle öptüm sizi. (Şiirime yorum bekliyorum) NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 06.01.2019 7:12
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum abla..tabi ki memnuniyet le..  06.01.2019 12:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 410
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 250
Kayıt tarihi
: 28.04.17
 
 

Lise mezunu bir öğrenme aşığı, fotoğraf hastası , yazma sevdalısı, sevgi yanlısı, bir dünya insan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster