Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
3874
 

Babam ve Oğlum, "Psikodrama nedir" soruna en güzel cevap

Babam ve Oğlum, "Psikodrama nedir" soruna en güzel cevap
 

Tam 3 sene boyunca hayatımda bir psikodrama grubum vardı. İki yada üç haftada bir cumartesi pazar günleri toplanır, bazen sabahtan akşama kadar, bazen cumartesi sabahından pazar akşamına kadar çalışırdık. Bu durum benim için bir hayat tarzı olmuştu. Ağzımdan devamlı, "benim haftasonu psikodramam var, ben gelemem siz gidin" tarzında cümleler dökülmeye başlamıştı. Esas amacı psikoloji ve ilgili alanlardan kişilerin birer psikodrama grubu yönetebilmek amacıyla eğitilmelerini içeren bu tarz grupların eğitimleri aslında oldukça ağırdır. İlk 40 saatlik tanışmanın ardından, asistanlık için 360 saat, yöneticilik için de ayrıca 400 saat çalışmış olmanız gerekir. 1000 saate yaklaşan böylesi bir çalışmanın hem maddi hem manevi yüklerini ayrıntılarıyla anlatmaya gerek olduğunu zannetmiyorum. Tüm yüküne rağmen neredeyse bağımlılık derecesinde bu çalışmalara beni bağlayan şeyin ne olduğunu çevremdekilere anlatmakta hep çok güçlük çekmiştim. Psikodrama grubu dendiğinde insanların aklına gelen şeyin ne olduğunu az çok anlamıştım. Bir grup insan sandalyelerini bir daire şekline getirmişler ve birbirlerine yaşadıkları her şeyi anlatıyorlar. Hep şu soruları duyardım, başkalarına özel yaşantını anlatmak tuhaf gelmiyor mu? Dışarda senle ilgili bildiklerini anlatırlarsa ne yaparsın? O kadar saat ne buluyorsunuz konuşacak?..

Babam ve Oğlum filmi vizyona girdiğinde ben de bir çok insan gibi filmden etkilenmiştim. Etkilenmiş olmasına etkilenmiştim ancak film, benim için çok özel olan bir şeyi hayatımdaki insanlara nasıl anlatabileceğimin yolunu da hediye etmişti bana. Sadığın babasının, oğlunun ölümüne sebep olan şeyin onun gitmesine izin vermesi olduğunu düşündüğü sahnede Gülbeyaz Teyze, alır Hüseyin Dedeyi, dikiltir öylece, ve Salim'in onu yıkıp geçmesini sağlar. İşte psikodrama denilen şey de budur. Saatlerce süren psikodrama çalışmaları hiç de sanıldığı gibi konuşarak geçmez, ana kuralı "konuşma yap" tır. Öyle değil de böyle yapsaydım acaba ne olurdu diye düşündüğünüz bir sorunun cevabını yaparak bulursunuz, onun hakkında konuşarak değil. Onu değil bunu deseydim, onu değil bunu seçseydim gibi bir çok sorunun cevabını yaşayarak, yaparak, oynayarak alırsınız. Yapamadığınız bir veda konuşmasını yapabilme olanağını size psikodrama verir. Sadece bu da değil, bazen sizin için çok önemli olan bir an'ı sizin için sayısız kez oynayan grup arkadaşlarınız sayesinde, bir kenara oturur ve kendinizi defalarca izlersiniz. Bazen bir grup üyesinin gördüğü bir tek rüyayı oynarken bir bütün günü geçirebilirsiniz ve en güzeli herkesin yaşantısının içinde bir yerlerde olarak kendinizi anlamaya başlarsınız.

Psikodrama çalışmalarımın bitmesinin üstünden yaklaşık 2 sene geçti. Bu zaman zarfında hayatımda bir çok yeni şey oldu. Dün televizyonda babam ve oğlumu izlerken, televizyon karşısında oturduğumuz bu anı, tam da bu sahneyi keşke grubumla oynayabilseydim diye geçti içimden...Anladım ki benim için yine uzun haftasonu psikodramalarının zamanı gelmiş de geçiyor bile!

Not.Psikodrama yapmak için illaki psikoloji yada ilgili bir alan mensubu olmak gerekmiyor, çeşitli kişiler zaman zaman yaşantı grubu adını verdiğimiz, amacı grup yönetmeyi öğrenmek değil de psikodrama tecrübesi edindirmek olan gruplar açıyorlar, bu muhteşem deneyimi tatmak isteyenlerin kulağında kalsın:)

Öz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Son derece zevkli görünüyor, katılmak isterdim. Elinize sağlık, sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 02.04.2007 10:32
Cevap :
Psikoloji öğrencisi olmanız yaşadığınız şehirdeki psikodrama grupları hakkında bilgi sahibi olmanız konusunda size yarar sağlayacaktır..Umarım en azından ufak bir yaşantı grubuna katılıp mesleki olarak da kişisel olarak da bu deneyimi tatmış olursunuz, sevgilerimle...  02.04.2007 12:25
 

Uyuşturucu bağımlıları da terapi merkezlerinde "psikodrama" yöntemiyle kendilerini ifade ederler. "Grup terapisi" de diyebiliriz tabii. O seanslarda, vaktiyle "sıfırladıkları" kimliklerine yeniden kavuşur bağımlılar. İyi bir konuyu ele almışsınız,kutlarım.

Ümit Culduz  
 26.03.2007 20:57
Cevap :
Çok haklısınız, uyuşturucu bağımlılığından panik atağa, depresyondan aile sorunlarına, hatta psikotik bozukluklarda blie kullanılan bir teknik psikodrama. Çok teşekkür ederim.  27.03.2007 8:40
 

hoş geldin meslektaşım, yazın çok anlamlı idi, özellikle de çok sevilen, beğenilen ve etkilenilen bir filma atıf yaparak psikodramayı anlatışın güzeldi, eline sağlık.

nilgun 
 26.03.2007 20:43
Cevap :
Hoşbulduk ve çok teşekkürler..  27.03.2007 8:42
 

Bazen işyerinde öğlen yemek tatilinde bizler de okuduğumuz bir kitap üzerinde yoğunlaşır 5-6 kişi bu kitabın bize neler anlatmaya çalıştığını irdelerdik. Kitap ya da içimizden herhangi birimizin sıkıntısı veya sevinci hakkında yorumlar yapardık. Adeta Psikolog evciliği oynardık. Bunu yapmayalı yıllar oldu. Yazınızı okuyunca hatırladım ve dedim ki keşke yine o duyarlı arkadaşlarım olsaydı da yeniden psikoloji evciliği oynasaydık. Adı belki evcilik yakıştırmasıydı ama biz gerçekleri konuşurduk. Dertleşirdik. Bazen birimizin hüznüne ağlayarak, bazen diğerimizin mutluluğunu paylaşıp gülüşürdük. Biz o zamanlar çok iyiydik. Teşekkürler yazınız için. Sizi zevkle okuyacağım. Özellik lede anlaşılır yazdığınız için elinize sağlık. Sevgilerimle esen kalın.

Abla 
 26.03.2007 12:17
Cevap :
Adı, biçimi, yeri, zamanı değişsede insanların birbirleriyle yaptıkları her türlü paylaşım çok kıymetli. Umarım bir gün evciliklerinize tekrar başlayabilirsiniz. Teşekkürler ve sevgiler...  27.03.2007 8:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2381
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

2000'de psikoloji bölümünde lisansımı, 2003'de yine psikolojide yüksek lisansımı bitirdim, doktoramı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster