Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '08

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
1416
 

Babam ve oğlum

Babam ve oğlum
 

Bu ilkti ve son oldu


Çocukluğumdan kalan hatıraların içinde en önemli yere sahipti babam. Ne de olsa ihtilal öncesinde Bursa'nın tüm gece hayatını denetleyen ve kontrol eden adamdı, herkesin bildiği adıyla "Baba İhsan". Pehlivan traşı ve pala bıyıkları, uzun boyu ve cüssesine eklendiğinde ilk görenin yüreğine hafif bir korkuyla karışık çekinme duygusu salardı ama onu tanıyanlar ne kadar yufka yürekli ve iyiliksever olduğunu bilirdi. Ne de olsa, adının önündeki "Baba" lakabı kara kaşına, kara gözüne koyulmamıştı.

Ben ilkokuldayken, ağabeyimin babamdam gizli sigara içmesi yada asla ayak ayak üstüne atmamış olması mıydı bilinçaltıma işleyen, yoksa başka bir şeyler miydi bilemedim ama ben babamla hiç karşılıklı rakı içmedim...
Yıllar içinde ağabeyimin beklenmedik ölümü, o dağ gibi adamı bir anda devirdi. Hayatla arasındaki anlaşma belki de ilk kez o zaman darbe aldı. Hem babam, hem de annem gözlerimizin önünde eriyip gidiyorlardı ve biz hiç bir şey yapamıyorduk.

Üniversite bitip de gemiyle ilk seferime çıktığımda, onlardan ilk kez bu kadar uzun süreliğine ayrılıyordum. Her ne kadar üniversite yıllarımda bir kaç aylık uzak kalmalar yaşadıysak da, aradaki mesafe kolay katedilebilen bir mesafe olduğundan bunun psikolojik rahatlığını hissetmiştik. Oysa ki bu sefer, onlar Bursa'da kalmıştı, bense Brezilya'ya doğru gidiyordum. İlk kez o zaman, ailemle yapmak istediklerimi vakitli yapmam gerektiği duygusunu hissettim. Ama o histen sonraki 17 yıl boyunca hep erteledim...

Sayısını dahi hatırlamadığım kere babamın bir kadehi paylaşma davetini, "ben içmiyorum" yalanı ile geçiştirdim ve her sefere gidişimde, her vardiya, köprüüstünde içilen yalnızlık sigaralarında kendi kendime "bu kez sefer dönüşünde babamla karşılıklı rakı içip, sohbet edeceğiz" desem de hep bir bahane ile o fırsatları heba ettim.
Yıllar babamın vücunda envai çeşit hastalıklar aracılığı ile bana, vaktimizin azaldığı mesajını gönderip durdu. Kendi kendime kaldığımda yada çok özel insanlarla paylaşılan sohbetler sırasında bu gerçeği çok kolay dile getirsem de, babamın karşısındayken "sağol baba, ben alkol kullanmıyorum" yalanı ve çekingenliğini üstümden çıkarıp atamıyordum bir türlü...

Eşimle evlenmeden önce de buna benzer bir konu hakkında konuşmuştuk. Hayatın önümüze sunduğu fırsatları ıskalamamak gerektiğinden, bir daha öyle bir fırsatı yakalayamayabileceğimizden bahsederken, "ben babamla hiç rakı içmedim ve bunu çok istiyorum" deyivermişim. Nikahımızın kıyılmasından sonra eşimin ailesinin masasında ilk içkilerimiz önümüze gelmiş, mutluluk ve coşku ile ilk yudumlarımızı alırken, eşimin "Selim, babam!!!" dediğini duydum. Ben elimdeki kadehi panikle saklamaya çalışırken, "hayır hayır, babamla rakı içeceğiz, hadi gel" dedi. Elimizde kadehlerimizle babamın yanına gittik. "Hadi babacım, sağlığına" diyerek kadehlerimizi kaldırdığımızda, elindeki kadehle ayağa kalkarken gözlerindeki ifade kolay kolay unutulacak cinsten değildi. Belli ki O'da bunu ne kadar çok istemiş, ne kadar çok düşünmüş ama bir o kadar da içinde uhde kalmıştı. Ağzına kadar dolu olan kadehlerimizi bir dikişte bitirivermiştik, sanki önceden içemediklerimizin acısını çıkarırcasına...

Kadehlerimiz boşaldığında, babamın ensesine, kokusunu içime çekerek kocaman bir öpücük kondurdum. İkimizin de gözlerinde yaşlar birikmişti. Babam ağlıyordu, bense kendimi zor tutuyordum.

Bu bizim ilk birlikte rakı içişimizdi ve son oldu. Babamı o muhteşem andan tam 4 ay sonra kaybettik... Hepimizin üzüntüsü tabii ki tarif edilemez ama benim içimde bir parça da olsa huzur var, çünkü O'nunla yapmayı çok istediğim birşeyi yapabilmiştim...

6 gün sonra oğlum Tuna doğacak, büyük bir heyecan ve mutlulukla bekliyoruz gelişini. Derler ya, babalar hayatta yapamadıklarını çocuklarında görmek isterlermiş... Ben de Tuna'nın sadece bir şeyi çok iyi yapmasını, bir alanda çok iyi olmasını istiyorum. Neyi yapmak, yaşamak istiyorsa, hayatın ona sunduğu fırsatları değerlendirmekte tereddüt etmemesi, ertelememesi, yani "hayatı ıskalamamasını" ve bunun için de "hayattan öğrendiğim birşey var"sa ona bunları öğreteceğim.

İsteklerinizi ertelemek zorunda kalmamanız ve hayatı ıskalamamanız dileğiyle

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

mb ailesine hoş geldiniz bloğunuzu salya sümük okudum :) şu anda gözyaşlarımdan klavyeyi göremiyorum eksik yada yanlış olursa affola.aynı şeyleri bende rahmetli annemle yaşayamadım hep içimde kalan anılar var yaşamak isteyipte yaşayamadığım... acaba şimdi annem olsaydı nasıl yapardık gibi... uzatmayalım yüreğinize sağlık

azro3 
 17.09.2008 14:30
Cevap :
dilerim bundan sonra hayatımızın önemli satır başlarını pas geçmeyiz, pas geçmemeyi öğreniriz. sevgiyle kalın..  17.09.2008 14:45
 

Bu olayda rakı sadece bir paylaşım aleti..Onu da biliyorum... Sayfamı ziyaretinizde belirttiğiniz "gönülden veya Yaradandan ötürü sevmek " kavramlarına aşina olduğunuz da çok belli... 11 yıl önce Allah'a yürüyen babamı unutamadığım ve boğazımın zaman zaman düğümlendiği de bir gerçek... Ama ben babamla rakı içmeyi hiç istemedim... Onun bana ve benim ona sevgimiz pek çok kere depreşti ve ikimiz de içimizde çoğalanı eyleme dökmedik, dökemedik evet... Özetle, rakı sembolünün hangi amaçla kullanıldığını bilmekle beraber, güzel yazınızın o kısmını görmezden gelerek sizi tebrik ediyor ve babanıza rahmet diliyorum... BABA ve OĞUL konusunda ben de yazmak isterim... Bunu yazacak kadar cesur muyum, bilmiyorum...

Mehmet Arda 
 28.08.2008 16:22
 

Ben yatılı okulda okudum her cuma akşamı evci çıkardım. Bir akşam babamı masanın başında iki kadeh rakı ve donatılmış olarak vebirini beklediği belli buldum. Sarılıp öptüm. Bana döndü hadi kızım geç karşıma dedi. Ben dumur oldum ne yapacaktım babamın karşısında ben içki içecektim pekta içen biri değildim üstelik. Hadi dedi geç seni bekliyorum deyince geçtim karşısına. Bütün bir gece bir kadehi bitiremedim ama masadanda kalkmadım. O kadar güzel bir geceydi anlatamam size babam geçlik anılarından anlattı durdu zevk veneşe ile. Bunu sık sık tekraraladın ondna sonrada. Şimdilerde seyrekte olsa devam ediyoruz bu zevke. Yazının başında kızdım size neden kırmış babasını diye ama sonunda gönlünü almanız beni mutlu etti. Babanın memnun olduğuna, gururlandığına eminim nerden mi biliyorum. Babam bunu sık sık tekraralar bana da ordan. Yüreğinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş. Devamını bekleriz. Tuna bebek hoş gelsin sefa gelsin ve asla yaşam ertelenmesin. Saygılarımla...

Güher 
 02.08.2008 14:02
 

Hoşgeldin Selim'ciğim.Umarım babanla yaşayamadıklarını Tuna ile yaşarsın.Bodrum'a ve herkese selamlar.

arslan.ilhami 
 02.08.2008 12:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 10937
Kayıt tarihi
: 02.08.08
 
 

1969 Bursa doğumluyum. 1990 Yüksek Denizcilik Okulu'ndan mezun olduktan sonra uzun bir süre gemilerd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster