Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '11

 
Kategori
Babalar Günü
Okunma Sayısı
627
 

Babama hediye olsun diye...

Babama hediye olsun diye...
 

Sevgili kızım Tûba’cığıma

Anlayışlı, çalışkan ve hassas kızımın bana bu güzel defterinde ayırdığı sahifeye; güzel bir hayat geçirmesini arzuladığımı, mes’ut ve neş’eli günlerinde bu satırlara bakıp daha da mutlu olması dileklerimle göz ve yanaklarından öper, ona hayatta daima başarılar ve iyi talihler dilerim.

Zaman olur, yaşlarımız ilerler fakat atide yazılan bu satırlar sıcak aile yuvamızın bir sembolü olarak daima iyiliklerle yadedilir.

Seni sevgiyle kucaklarım yavrum. 25. Şubat. 1973 Ankara

Baban

 

“Hatıra defteri”mde ayırdığım “babam” sayfasına bir şeyler yazması için çok peşinde dolanınca, “İyi, getir defterini yazayım” demiş; yukarıdaki yazıyı yazmıştı. Çok sevinmiş, hemen içeriye koşup okumuş, geri gelip “ ‘Ati’ ne demek?” diye sormuştum. “Geçmiş” demişti. Yazıdaki cümle düşüklüklerini farketmiş, onun gibi çok okuyan bir edebiyat meraklısına yakıştıramamıştım. Çok bilmiş ben… 

***** 

Bugün babam 80 yaşında. Son geçirdiği kısmi felçten sonra çocuklaştı sanki. Gözündeki hastalık, onu çok sevdiği okumaktan alıkoyuyor. Dün babalar günü hediyesi almak için AVM’ne gittiğimde, ona yine kitap alacakmış gibi kitapçıya girdim. Fakat bu sefer aradığım, kitap okunarak kayıt yapılmış cd’lerdi. Denizbank’ın çıkardığı, içinde pek çok kitabın bulunduğu cd, varmışmış ama şu an ellerinde yokmuş. Üzüldüm ve isteğimi erteledim. 

O’na kitap cd’si hediye etmeyi düşünürken, defterime yazdığı “hatıra”ya benim sevindiğim kadar sevineceği anı hayal etmiştim halbuki… Biliyorum ilk anda, “Kitabın yerini tutmaz ya, bir deneyelim bakalım…” diyecekti somurtarak, ben de onun mutsuzluğuna yeniden içlenecektim. Ama deneyip de memnun kalırsa, bundan sonra okumanın yerine koyabileceği bir zevki, uğraşı olacaktı. 

Gerçi ille bugün almak şart değildi ya, onu ne zaman olsa alırdım… Zaten babam, babalar ve anneler günlerini hiç sevmez. “İnsan böyle günlerde anne babasının yokluğunu daha çok hissediyor. Olmayanlara yazık değil mi? ” der. Adet olmuş bir kere, gönül almak için bir fırsat işte… 

***** 

Babamlara vaktinde gitmenin telaşıyla, sabah yazdığım yazıyı yayına vermeden önce okuyamadım bile… Bizi kahvaltıya bekliyorlardı ama babalar günü olduğunu bilmiyorlarmış. Çocuklarla birlikte, elimizde hediyemiz, “Babalar günün kutlu olsuuun!” deyince, çocuk gibi sevindi. 

***** 

İşte bütün olay bu: Babanın yüzündeki, o bir anlık sevinç ve şaşkınlık ifadesini yaratmak ve yakalamak… Gerisi duygusu verilememiş bir hikaye... 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne güzel sıcak, duygusal bir anlatım. Çocuklar ve ebeveynler arasında iyi günler de - kötü günler de ; sevincli günler de– üzücu günler de olacak. Mühim olan bunları hayatın ayrılmaz parçaları olarak ayni gerçekcilik ve de duygusallıkla kabul edebilmek. Devamlı iyilik yahut devamlı karşıtı olamaz, bunların yerine göre bir ölçüsü olmalıdır. Ancak o zamanlar takdir veya şükretme duyguları uyanacak, sevgi ortamı oluşacaktır. Hayat bilinmezlerle doludur. Ulaşılan her yeni gün bir hediyedir; bu günü yaşayabilmek de ayrı bir hediyedir. Ama olanları sevip sevmemek hakkınız da saklıdır. Ayrı bir özellik verilen günlerde ise birisine yürekten bir “iyiki varsın” denebilmesi iki tarafta da bambaşka sıcaklıklar, duygular, sevinçler yaratacaktır. Keşke bütün çocuklar sizin gibi; bütün ebeveynler de sizinkiler gibi olsa. Görüldüğü gibi sonunda iki taraf da sevinç içinde duygusal ve mutlu oluyorlar. Sizi ve ailenizi; ve de ebeveynlerinizi kutlar, saygılar sunarım. Rami Aydın-Ingitere-9.Nisan.2012

Rami AYDIN 
 09.04.2012 13:45
Cevap :
Ve ne güzel ve anlamlı bir yorum yazısı. "Ulaşılan her gün bir hediyedir" demişsiniz Rami Bey, bir hayat dersi gibi, umut aşılayan bir söz. Keşke hepimiz bunu idrak edebilsek! Dediğiniz gibi, "hayat bilinmezlerle dolu" ve ben bir ebeveyn olarak, doğru davranmaya çalışsam da, gelecekte beni neyin beklediğini bilemiyorum. Takdir ve şükretme duyguları her zaman olamıyor ne yazık ki. Yalnızca kendi payıma düşeni yapıyorum işte... Ve bu arada yine dediğiniz gibi, olanların hepsini sevmek mümkün değil; ilişkiler çoğunlukla fedakarlık da gerektiriyor. Yazıya ve ufkuma yaptığınız katkı için çok teşekkür ederim Rami Bey! Türkiye'den İngiltere'ye saygılarımı gönderiyorum...  09.04.2012 17:36
 

Mutlaka bütün babalar sevilecek,herkes babasını sevecek diye bir kural yok.Çocuklar anne babalarını sevmek zorundalar şeklinde bir baskının evlatlara verilmesi çok yanlış.Sevmeyen sevmez.Babasını annesini sevmiyor diye kimse kötü olmaz.İsteyen içinden de geliyorsa ve anne babası gerçekten ilgiyi sevgiyi hak ediyorsa sizin gibi insanı duygulandıran saflık ve temizlikle ana babasını sever.

Kerim Korkut 
 04.01.2012 19:03
Cevap :
Kerim Bey, bilirim ki bazı ebeveyn- çocuk ilişkileri bir türlü iyi olmaz, ki; ben bu durumda önce büyükleri suçlarım. Çünkü çocuk ne verilirse onu geri verir; almadığını nasıl versin? Ve hatasız anne baba yoktur bence... Bunu da ben de anne olunca anladım. Babamı olduğu gibi kabul etmek zorunda olduğumu biliyorum ve O'nu iyi bir insan olduğu için takdir ediyorum. Büyüğümü sevmeyi, vicdanlı olmayı bana öğreten de onlardır zaten; dedim ya hani... Teşekkür ederim! Saygılar...  04.01.2012 19:24
 

Yazınızı okuyunca ağladım Tuğba Hanım.Yürek telimi titrettinz, inanın.İnsan yürekten hissetti mi ne kadar çok paylaşacak güzel noktalar buluyor ve her paylaşımında da bir o kadar çoğalan sevginin sıcaklığını hissediyor aldığı her nefeste...Değil mi? Ben de sizin sayfanıza uğrayınca şu ortak noktalarımızı fark ettim: Ankara, kitap,yazı yazma tutkusu, hatıra defteri,anılara verilen değer, okuduğumuz üniversite, anne-baba-kardeş-evlat sevgisi ve yaşanılanı hayatı okumak isteyenlerle paylaşma arzusu. Sizi tanıdığıma çok sevindim.Allah babanıza, size ve tüm sevdiklerinize "yürekle hayatı duyan" saadet ve huzur dolu uzun ömürler versin.Sevgi ve saygı ile.

RANA İSLAM DEĞİRMENCİ 
 23.07.2011 18:21
Cevap :
Sizin gibi, "yürekle hayatı duyan"ların, söyleşecek, paylaşacak birilerinin olması ne büyük mutluluk!... Eveet! ne kadar çok ortak noktamız var!... Ben bu paylaşım ortamını her geçen gün daha çok seviyorum; hissettiklerim beni hisseden yüreklere ulaştıkça, yaşama daha umutla sarılıyorum... Beni sevindiren, onurlandıran yorumunuz ve güzel dilekleriniz için teşekkür ederim Elif hanım!...sevgi ve saygıyla...  23.07.2011 19:11
 

Ne güzel. Babanıza olan düşkünlüğünüzü kıskandım diyemem. Benim oğlumda sizin gibi. Selamlar...

Mesut KARİP 
 02.07.2011 12:41
Cevap :
Ne güzel!... Çocukken kulağa okunan bir şarkı, ayırılan bir kaç kaliteli dakika, onu düşündüğünüzü hissettiren bir küçücük laf, düşkünlük için yeterli oluyor... Sonra... sonsuza kadar kaprisinizi çekebilir(!). Ahh benim "çocuk" babam!... Yorumunuz için teşekkürlerimle saygılar!  02.07.2011 15:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 171
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3965
Kayıt tarihi
: 07.06.09
 
 

İyi bir okurum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster