Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '12

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
918
 

Babayiğit gazeteler ve gazeteciler!

Babayiğit gazeteler ve gazeteciler!
 

Enis Berberoğlu, Şemdinli dağlarından örgüte böyle meydan okuyor!


Ülkenin Doğu ve Güneydoğu’sunda 30 yıla yakın bir süredir “asayiş berkemal” değil...

“Bu bölgede hiçbir problem yok, devlet yollara, dağlara ve yerleşim birimlerine hâkim” diyebilecek “babayiğit” var mı?

Var!

Böyle gazete ve gazeteciler arada çıkıyor... Gazeteye misâl, bugünkü manşetiyle Yeni Şafak: KESİNTİSİZ OPERASYON: Bitirene kadar dağdalar.

Gazeteciye misâl; bugünkü Hürriyet’teki yazısıyla Ertuğrul Özkök: “Enis o dağda ne işin var” başlığıyla, PKK’nın “kontrolümüzde” dediği dağda, Hürriyet’in genel yayın yönetmeni Enis Berberoğlu’nun, dağ başındaki fotoğrafıyla beraber örgüte meydan okuyuşunu yazmış.

İkisi de çok güzel...

Bir yönüyle, yüreğimizi soğutuyor...

Bir yönüyle, moral veriyor, kendimize güven aşılıyor...

Diğer yönüyle, devletin gücünü kanıtlıyor, bölgede hâkim olduğunu gösteriyor.

Daha doğrusu, “gösteriyordu”... Eğer aynı gazetelerin internet sayfaları, aynı günün sabahında “Beytüşşebap’ta 10 şehit” haberini vermeseydi.

Ayrıca, Yeni Şafak’ın internet sitesinde, “Örgüt, Ak Parti Hakkari il başkanını kaçırdı.” haberi olmasaydı.

x    x    x

“Kesintisiz operasyon”da alınan sonuç bu mudur: Operasyonların yapıldığı ve Berberoğlu’nun resim çektirdiği dağlara yakın bir başka ilçedeki 10 vatan evladının kaybı...

İl merkezinden iktidar partisinin il başkanının kaçırılması...

Ertuğrul Özkök veya Hürriyet’in genel yayın yönetmeni örgüte meydan okuyunca, “örgüt” tırsmış mı oluyor? Eli kolu bağlanmış mı oluyor? Hatta ne yazık ki, utanarak, üzülerek ve kahrolarak soruyorum; devlet bölgeye hâkim olmuş mu oluyor?

x   x   x

Başbakan diyor ki; “PKK’nın eylemlerini medyada göstermeyin. Siz onu medyada gösterince onun borazanlığını, propagandasını yapmış oluyorsunuz.”

Doğru da Sayın Başbakan, şu 10 şehidi nasıl görmeyeceğiz, nasıl saklayacağız?

Bence, onun yerine “operasyon”lar sessizce yapılmalı...

Büyük gazetelerin baş yazarları örgütü tahrik etmekten ve kışkırtmaktan kaçınmalı...

Çünkü örgüt tahrik olunca, ne pahasına olursa olsun büyük eylemlere girişiyor.

Nitekim Beytüşşebap saldırısında 20 PKK’lının öldüğü bildiriliyor. Fakat bu milletin acısını hafifletiyor mu? Anaların gözyaşını dindiriyor mu?

Halbuki operasyonlar sessizce yapılsa,

Bölge hakikaten güvenli bir yapıya kavuşturulsa,

Vatandaş rahatça seyahat edebilse,

Yatırımcılar, şantiyeler güvenle çalışabilse...

Bunları zaten halk görür, hisseder ve hayat normale döner.

Orada güvenlik sağlanınca, artık ne PKK, ne de BDP şu kadar alanı kontrol ediyoruz gibi yalanlara da tevessül edemez.

Neticede, alana hâkim olduğumuzun en etkili kanıtı, orada hayatın normale döndüğünü göstermektir.

Palavradan meydan okumalar değil!

x   x   x

GERÇEK

Baskıya baş kaldırmayan kişi kendine karşı adaletsizdir. Gerçeği arayıp da onu insanlara açıklayan herkes acı çekmeye mahkûmdur.

Halil CİBRAN   

03 Eylül 2012, 13:00

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba her satırına katıldığım bu yaınızda özellikle şıklar önemli, uygulama konusunda çok yanlışlar yapılıyor bence de selamlar

Cemile Torun 
 07.09.2012 22:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1413
Toplam yorum
: 4964
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1198
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster