Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '14

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
6586
 

Bağdat Fatihi Genç Osman

Bağdat Fatihi Genç Osman
 

Sultan 4. Murat Bağdat’ı almaya kararlıydı. Bunun için ne gerekirse yapmaya hazırdı. Neticesi ne olursa olsun, Bağdat mutlaka fethedilmeliydi. Ordu sefere hazırlandı. Gelenek üzere büyük şaşaalar eşliğinde oldukça kalabalık bir ordu yola koyuldu.

Güzergâh üzerinde dağın yamaçlarında koyunlarını otlatmakta olan yaşlı çobana gözü takıldı padişahın. Hemen huzuruna çağırttı. “Söyle bakalım ey çoban, ordumuz Bağdat’ı alabilecek mi? Ne dersin?”. Çoban eşi benzeri görülmemiş bu orduya uzun uzun baktıktan sonra, “ Padişahım, bu beldede bir Genç Osman yaşar ve Bağdat’ın kapılarını da size işte bu çocuk açacaktır”, diye cevap verdi.

Padişah ulaklarını gönderdi, çobanın kendisine öve öve bitiremediği Genç Osman’ın huzuruna getirilmesi emrini verdi. Ne var ki, Genç Osman’ın yaşlı bir annesi vardı, başka da kimseciği yoktu. Yaşlı anne, “Padişahınıza söyleyin, oğlumu sağ salim bana geri getirecekse razı olurum”. Yaşlı annenin gönül rızalığını almak için ziyaretine gelen padişah el öpüp isteğini kabul ettiğini ve oğlunu kendisine sağ salim teslim edeceğine dair söz verdi. Ama bir şeyi söylemeyi unutmuştu, ‘İnşallah anacığım, inşallah’.

Bağdat’ta yer yerinden oynuyordu. Topçular yangın yerine çevirmişlerdi dört bir yanı. Mehteran bölüğü inletiyordu yeri göğü. Gecenin karanlığını gündüze çeviren kılıç ve kalkanların ışıltısı dahi padişahın yüzünü henüz güldürememişti. Tüm var gücüyle yükleniyordu yüklenmesine ancak, düşmüyordu bir türlü direncine direnç katıyordu, Bağdat.

Sakalında tüyü çıkmamış olan Genç Osman’a çevrildi tüm gözler. Bir ağacın gölgesinde oturmakta olan çocuk kalktı ayağa aniden. Arka cebinde bulunan kemik tarağını çıkardı, tüysüz suratına sakalı varmışçasına saplayıverdi. Kan revan içinde kalan yüzüne bakmakta olan askerler toyluğu ile alay ettikleri Genç Osman’dan utanarak baş kesip selam verdiler.


“Söyle bakalım Osman, neden düşmez bu Bağdat halen?”.  Adını duyup da titremeyen yoktu, Yüce Hükümdar 4. Murat’ın. Gülümsedi Osman, “Ulu Padişahım, Genç Osman’ın piposunda tütün yok, siz Bağdat’ı fethetmek istersiniz, siz söyleyiniz, nasıl alırız biz Bağdat’ı?”.

Aylardır canhıraş savaşmakta olan ordu aç ve yorgun düşmüştü. Genç Osman’ın ne demek istediğini anlayan Yüce Hükümdar, üç gün üç gece dinlendirip, kazanlar kurdurup bir güzel doyurduğu askerlerinin yeniden güçlenmelerini sağladı. İşte şimdi fetih için tüm hazırlıklar tamamdı.

Kâh garp kapısında kâh şarkta, kâh cenupta kâh şimalde görülüyordu, Genç Osman. Ve nihayetinde yaşlı çobanın söylediği gerçekleşti. Bağdat’ın kapıları açılmıştı Osmanlı’ya, Genç Osman’ın henüz tüy bitmemiş yüzündeki son tebessümü ile.

Bağdat düştü düşmesine ama sevinemedi 4. Murat bu zafere. Nasıl gidecekti yaşlı ananın yanına? Nasıl söyleyecekti, biricik oğlunu Bağdat’ta şehit bıraktım, diye? Dönüş yolunda uğramalıydı yine de köyüne, boynu bükük de olsa.

Mehteranın zafer şenliğini duyan yaşlı anne neşe ile çıktı avluya. İki sevinci birlikte yaşamaktaydı zira. Derin düşüncelerle yaklaşmaktaydı hükümdar, gitmiyordu adımları öteye.

 O da ne? Ufuktan tozu tozu dumana katmış bir atlı geliyordu, dörtnala. Kim ola ki? Göz göze gelmişti ki tam da ana ile padişah, Genç Osman atladı atından kucakladı anasını doya doya. Kokladı evladını, kokusunu çekti ta içine. Yığılıverdi Genç Osman kucağında aniden.

Genç Osman

Genç Osman dediğin bir küçük uşak
Beline bağlamış ibrişim kuşak
Askerin içinde birinci uşak
Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of

Bağdadın içine girilmez yastan
Her ana doğurmaz böyle bir aslan
Kelle koltuğunda geliyor Kars'tan
Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of

Bağdadın kapısın Genç Osman açtı
Düşmanın cümlesi önünden kaçtı
Kelle koltuğunda üç gün savaştı
Allah Allah deyip geçer Genç Osman of of

Askerin ucu göründü Van'dan
Kılıcın kabzası görünmez kandan
Bağdadın içinde tozdan dumandan
Toz duman içinde kaldı Genç Osman of of
Kayıkçı Kul Mustafa

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 620
Toplam yorum
: 171
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 523
Kayıt tarihi
: 07.09.13
 
 

Şiiri, yazmayı seviyorum..hepsi bu kadar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster