Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
7934
 

Bağımlılık hakkında temel bilgiler

Bağımlılık, yaşam boyu bir tedavi gerektiren ve ancak gerekli tedavi ile kontrol altına alınan bir hastalıktır (Şeker hastalığı gibi). Yani bağımlılık yaşam boyu sürer. Tedavi, bağımlısı olunan maddenin hayat boyunca tekrar kullanılmaması ile gerçekleşir. Kişinin tedavi aşamasında bağımlısı olduğu maddeyi bir kere kullanması (laps, sürçme) eğer hemen müdahale edilmezse, bağımlılık sürecinin en başına (tedavi olmadan önceki döneme) dönüşü (relaps, nüks) sağlayacak zemini hazırlayacaktır.

Bağımlılık iki ana bölüme ayrılır: Kimyasal olan ve kimyasal olmayan. Kimyasal olan bağımlılık ise içerisinde yasal olan ve olmayan şeklinde ikiye ayrılır.

Şematik olarak gösterilecek olursa:

BAĞIMLILIKLAR

KİMYASAL OLMAYAN                                                              KİMYASAL

Seks                                                                           Yasal                           Yasal Olmayan

Kumar                                                                         Alkol                            Cannabis (Esrar)

Spor                                                                    Nikotin (sigara)        Afyon Bazlı Uyuşturucular (Eroin)

İnternet (Bilgisayar)                                         Kafein (kahve)                          Mantarlar

İş                                                                             Tein (çay)                                Kokain

İnsan                                                                Antidepresanlar                    PCP (Melek Tozu)

Öfke                                                                    Ağrı Kesiciler                                 Ecstasy

Yalan                                                                 Doping İlaçları                                 LSD vb.

Hayal Kurma (definecilik vb.)                               Şeker

Heyecan                                                         Karbonhidratlar

Kendine Zarar Verme vb.               Uçucular (tiner/bali/çakmak gazı vb.)

                                                                                Vitaminler

                                                                     Kimi Bitki Tohumları

                                                        Reçete dahilinde alınan kimi ilaçlar vb.

Kimyasal bağımlılıklar merkezi sinir sistemini etkileme şekline göre dört ana gruba ayrılır:

1- Merkezi Sinir Sistemi Baskılayıcıları:

- Alkol

- Barbitüratlar (Seconal, Amital, Sodyum Pentotal vb.)

- Benzodiyazepinler (Ativan, Xanax, Librium, Valium vb.)

- Opiyatlar (Opium, Morfin, Eroin, Kodein, Methadone vb.)

- Metakalonlar (Sopor, Optimil, Parest vb.)

- Anestetikler ve diğerleri (Eter, Kloroform vb.)

2- Merkezi Sinir Sistemi Uyarıcıları:

- Amfetaminler (Benzedrine, Dexedrine vb.)

- Kokain

- Kafein (Kahve, Kola, çay, çikolata vb)

- Nikotin (Enfiye, Sigara)

- Diğerleri (Ephedrine, Ritalin vb.)


3- Hallüsinojenler:

- Kanabinoidler (Mariyuana, esrar ‘aktif madde tetrahidrokanabiyol –THC-‘ değişik versiyonları)

- Organik Olanlar ( Peyote mantarından elde edilen meskalin, Atropin vb.)

-Sentetik ve Yarı Sentetikler (LSD, LSM, DOM, MDA vb.)


4- Sınıflandırılması Zor Diğerleri:

- Fensiklidin (Zihinsel etkilerinden dolayı genellikle hallüsinojen sınıfında kabul edilmekle beraber kimyasal olarak alakasızdır)

- Uçucular (Uyku vermeden, harekete geçirmeye, bilinci kaybettirmeye kadar değişik yelpazedeki etkileri nedeni ile)


BAĞIMLILIK KRİTERLERİ

Kişi tarafından alışkın olduğu hissin yaratılması için, kullanılan maddenin dozunun arttırılıyor olması
Kişinin kullandığı maddeyi almayı tasarladığı miktardan fazla miktarda ve sürede kullanması
Kişinin kullandığı maddenin dozunu azaltması ya da maddeyi bırakması sonucunda, yoksunluk belirtisi dediğimiz bir takım ruhsal ve bedensel sıkıntılar içerisine girmesi
Yoksunluk belirtisi hisseden kullanıcının madde alması ile rahatlama hissetmesi
Kişinin maddeyi bulmak ve kullanmak için gereğinden çok zaman harcaması
Kişinin kullandığı maddeden dolayı ruhsal bedensel ve sosyal açıdan zarar görmesine rağmen kullanıcı olmaya devam etmesi
Madde etkisinde kaldığı için kendisinden beklenen yükümlülükleri yerine getirememesi
Kişinin kullandığı maddeyi bırakmak için başarısız girişimlerinin olması
Bu kriterler madde kullanımına yönelik verilmiştir. Kişinin yaşamını engellemesi ve sosyal hayattan kopmasını sağlaması durumunda (eğer klinik anlamda sosyal fobi bulunmuyor ise) her türlü eylem yada eylemsizlik bağımlılık kriteri olarak alınabilir.

Bağımlılık öznel olarak incelenecek olursa, kişinin değişik deneme süreçleri geçirdiğini ve kendi duygu-durumuna, kişilik yapısına uygun maddeyi buluncaya bir diğer deyişle “kendi kendisini tedavi edecek, sorununu giderecek maddeyi buluncaya” kadar denemelere devam ettiği görülür. Toplumsal olarak, hatta kimi tıp hekimleri ve diğer konu ile ilgili kimi bilim alanı çalışanları tarafından düşünülenin aksine bağımlılık sigara®alkol®esrar ve ağır maddelerin sırayla kullanılması şeklinde olmaz. Bu şekilde düşünülmesini sağlayan, sadece ulaşılması kolay olandan zor olana doğru bir gidiş olmasıdır. Zira tüm maddelerin etki mekanizması ve kişiye hissettirmiş oldukları farklıdır. Bu sebeple kişinin kendisine uygun olanı arayışı, bir maddenin denenmesinden gerekli haz alınamaması ile diğer bir maddenin denenme sürecine geçmesine neden olur ve en sonunda kişi asıl kullanacağı maddeye karar verir.

Sosyal olarak bakılacak olursa, özetle bağımlılığa içinde yaşanılan toplumun izin vermiş olduğu maddelerden başlanması söz konusudur ki bu durum da kolay ulaşılabilirlik kapsamındadır. Aynı zamanda toplumsal olarak kullanılması teşvik edilen maddelerin olması, bağımlılık geliştirmek için uygun zemin oluşturmaktadır. (Kimi Şaman toplumlarında büyücünün [kam’ın] hallüsinojen maddeler kullanması, festival zamanları toplulukların aşırı alkol tüketimi, Türkiye’nin belirli bölgelerinde “maraş otu” kullanımı, Afganistan’da “günah olduğu için” alkol kullanımının yasak olmasına rağmen afyon kullanımının serbest olması vb.)

Bağımlılık gelişiminin aşamaları ise:

- Deneme (Uygun maddenin aranması)

- Tekrar (Bulunan maddenin kişisel tedavi için kullanılmaya başlanması)

- Kullanım (Sürekli kullanım ile birlikte kullanılan maddeye tolerans gelişmesi –aynı miktarda kullanılan madde ile aynı etkinin sağlanamaması-)

- Kötüye Kullanım (Zararlarını görmeye rağmen kullanımın sürdürülmesi)

- Bağımlılık (Fiziksel değişimle birlikte hastalığın yerleşmesi)

şeklinde sıralanabilir.

Bağımlılıkta tolerans gelişimi, kişinin kullandığı madde sayesinde duygu durum kontrol sıvılarının herhangi bir yaşantı içerisine girmeden salgılanması ve gün geçtikçe aynı duyguyu yaşatacak sıvı salgılanımı için daha fazla maddeye ihtiyaç duyulmasıyla gelişir. Yani kullanılan maddeler değil, kişinin kullandığı maddelerin duygu durumunu belirleyen hormon benzeri maddeleri salgılatması hastalık sebebidir. (Jiletçilerde kullanılan herhangi bir madde olmamasına rağmen her seri kesi kişinin uyuşmasıyla tamamlanmaktadır. Bu uyuşmanın sebebi, beyindeki kesi bölgelerini algılayan almaçlara, beyinde acıyı hissetmemek için bulunan morfin benzeri maddelerin yine beyin tarafından pompalanmasıdır.)

Madde kullanımının bilinen bilgiler ışığında memeli hayvanlarda farklı bir bilince geçme anlamında ortak bir dürtü olduğunu söyleyebiliriz (fillerin belirli bir bitki tohumunu bu bağlamda kullanmaları, çocukların kendi etraflarında dönerek bilinci bulandırma çalışmaları vb). Ancak bu dürtünün artması ve kişinin kendisini farklı bir bilinç düzeyinde devamlı tutma isteği, içinde bulunulan durumdan kendini habersiz bırakma çabası olarak düşünülebilir. Bu bağlamda bağımlılığı kişinin yaşaması gereken hayattan kendisini soyutlama ve duygu durumlarının farkındalığını yok etmeye yönelik bir bilinçsiz saldırı davranışı olarak nitelendirebiliriz. Ayrıca tırnak yemek, saç-kaş yolmak gibi kişinin içsel sıkıntılarını kendine yöneltme davranışlarıyla bağımlılık karşılaştırılacak olursa saplantı-zorlantı (obsesif-kompülsif) davranış bozukluğu yönünden benzerlik ortaya çıkacaktır.

Anlatılanların ışığında her ne kadar kullanılan maddelerin kullanılmasının bırakılması ya da azaltılması ile ortaya kimi yoksunluk belirtileri çıkıyor olsa da bağımlılık tamamen psikolojik bir hastalıktır.

Psikolog C.Barış GEZGİNCİ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir de insan kontrolünde olmayan organik olan duygu durumu bozuklukları var, buna bağlı oluşan bağımlılık ta aynı seyirde mi oluyor ?

SIBEL 
 16.04.2007 11:21
Cevap :
Psikotik durumlar nedeniyle oluşan durumlar direk psikoz bölümüyle alakalı... Herhangi bir şekilde psikotik bozukluğu olan hasta diğerleriyle beraber tedaviye alınmaz... Yani fiziksel seyir aynı olmasına rağmen iç dinamiklerin farklı olduğunu söyleyebilirim... Bunun yanında senin bu konudaki bildiğin başka ne var dersen, ancak yok diyebilirim... Sevgiyle...  16.04.2007 15:53
 

yazınız çok bilgilendirici,ama bağımlılıkların dışında insanın takıntılarıyla ilgili birşey sormak istiyorum. İnsanın bir konuya takıntılı olmasının özel bir nedeni varmıdır ve geçici bişeymidir?teşekkürler

Fatma'ca 
 14.09.2006 9:13
Cevap :
Takıntılar genel anlamda geçmiş yaşantılarla alakalı esasında... Kişiyi geçmişte etkilemiş bir şey gelecekte takıntı halini alabiliyor. Bunun yanında Gene geçmiş yaşantıyla alakalı ama konudan bağımsız takıntılar yada hiç geçmişle alakası olmayan takıntılar da oluşabilir ki bu saplantı zorlantı bozukluğu dediğimiz bir psikiyatrik rahatsızlık. Son ikisi harici hayatın içinden getirdiğimiz takıntılar hepimizde var ve kimi zamanlarda hayatımızı düzene sokmamıza bile yarıyor. Geçici olup olmadığı konusu ise kişiye fayda sağladığı doğrultuda geçmesin zaten. Ama hayatı olumsuz etkiliyorsa kişinin hayatında yapacağı ufak tefek düzenlemelerle geçicidir. Ancak bunun için kişinin istemesi, inanması ve değişim için güçlü olması gerekir. Zira bir çok zaman geçmişimizi ve davranışlarımızı onca zaman hata yapmış olduğumuzu kabul etmemek için değiştirmeyiz. Kendimizi sevdiğimiz ve kendimize değer verdiğimiz ölçüde ise her şeyi değiştirne ve geliştirme gücümüz var... Sevgiyle  16.09.2006 15:56
 

sadece madde bağımlılığımı kişisel psikolojik bağımlıklarda en az kimyasal maddeler kadar insan bünyesine zararlı tutku aşk vs. sanırım insanın doğasındaki asıl ego doz aşımı... yazınız için tebrikler camgobegi

camgobegi 
 09.08.2006 23:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 576
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 1877
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

İnsanın kendisini anlatması zor. Beykoz, Saint Benoit, Psikolog. Bu kadar... Detay gerekiyors..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster