Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Şubat '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
591
 

Bağımsız Kürdistan'ı tanımayacağımız teyid edilmeli!

Irak’ın Kuzeyi’nde bir süredir yürütülmekte olan kara harekatı Genelkurmay’ın ‘hedeflere ulaşıldığı’ açıklamasıyla sona erdirilmiştir. Öncelikle harekatta görev alan ve şehit düşenlere Tanrı’dan rahmet, yararlılara ivedi sağlıklar dilerim. Ayrıca harekat dışında başka seçenek bırakmayan ortam ve koşulların da gelecekte tamamen değişmesi ümit ederim.

Bu harekatın hedefi; terör örgütünün üsleri, kadrosu ve elemanlarıydı.

Buna karşılık özellikle Barzani ve Talabani çevrelerinden, aleyhimize kamuoyu oluşturmak amacıyla, Türkiye’nin gizli gündeminin Musul ve Kerkük olduğu saptırması ileri sürülmekteydi.

Yine aynı çevreler ve yandaşlarının “Türk Ordusu’nun bir an evvel bölgeden çıkması” gerektiği dillendiriliyordu.

Bu çağrı bizzat ABD Başkanı tarafından da yinelendi.

Öyle anlaşılmaktadır ki, Barzani ve Talabani’ye Amerika suflörlük yapmıştır.

Amerika, önce bunların ağzından konuşmuş, sonra da deyim yerindeyse “baklayı ağzından çıkarmıştır”

O arada kimi uzmanların açıklamalarından anlaşılmaktadır ki; bu kapsamda bir harekata kolay kolay girişilemez. Ve bir kez sona erdikten sonra da tekrarlanması o kadar kolay olmayabilir.

Bu harekatla terör örgütünün toptan yok edilmesi veya yakın gelecekte topraklarımıza sızmasının önlenmesi için gerekirse bir süreliğine bir “ara güvenlik bölgesi” oluşturulması da yine askeri stratejistler tarafından önerilen ve yetkililerce benimsendiği tahmin edilen bir görüştü.

Bütün bunlara karşılık kesin bir sonucun alındığına ve geri çekilmenin zamanlamasına ilişkin sorular belirmektedir.

Oysa bunca özveriden sonra Mehmetçik bir süre daha o bölgeyi denetim altında tutabilirdi.

Umalım, bu karar ülkemiz üzerinde karanlık emelleri olan çevreleri yüreklendirmesin.

İçinden geçilmekte olan zor süreç ve siyasal iktidarın desteğinin sağlanmasındaki güçlükler de anımsanınca, ulusal bütünlüğümüz konusunda, hepimizin daha duyarlı olması gereği bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Ulusal bütünlük ise güvenlik önlemleri kadar, ekonomik ve sosyal önlemlerle güçlendirilir.

Türkiye’nin alması gereken en etkili tavırlarından biri; Kuzey Irak’taki Bağımsız bir Kürdistan’ı tanımayacağını tez elden ve bir kez daha açıklamaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bülend bey, yazınızın sonunda, bağımsız kürdistanı tanımayacağının söylenmesi gerektiğini belirtmişsiniz.. bildiğim kadarıyla, Türkiye, böyle bir ülkenin kurulmasını savaş nedeni saymıştı. Umarım yanıltmıyorumdur. Türkiye'nin, sık sık, Irak'ın toprak bütünlüğünü savunduğunu vurgulamasının satır arası da bu olmalı. Mutlaka korunmalı, yoksa, müdahale ederim. Bunun gerekçesi, de geçmişte Irak'ın kuruluşuyla ilgili koşullardan kaynaklanıyor. Türkiye'nin önkoşulları var. Genel soruna gelince, Türkiye'nin milliyetçi militarist anlayıştan vazgeçerek çağdaş insan hakları, (buna ekonomik hakları da koymak lazım aslında,) bu haklarla bölge insanına güvence getirmelidir, yoksa propagandanın, militan yetiştirmenin önü kesilemez. İnsan, Kürt, Alman olmadan önce, aç ya da toktur. İnsan öncelikle tokluk, varsıllık için yaşar.

Erdal Aydın 
 29.02.2008 23:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 474
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster