Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
533
 

Bağımsızlık Savaşı'nın son tanığını da yitirdik

Bağımsızlık Savaşı'nın son tanığını da yitirdik
 

Bağımsızlık Savaşı'nın son kahramanı Yakup Satar


Bir ulusun yoktan var oluşuna emek verenlerden,

Bir ‘yeniden doğuş’un son tanığı...

XX. Yüzyılın en önemli Kurtuluş ve Bağımsızlık Savaşı’nın en son kahramanı...

Son İstiklal Savaşı Gazisi Yakup Satar’ı kaybettik!..

Bir an dedem geldi gözümün önüne. Aynı savaşta 8 gün firarı çıktı... ve ‘gazi’ payesi alamamıştı. Çok üzülmüştü. Zaman zaman ağladığına tanık olurdum, ‘o günlerden’ söz ederdi. Bulundukları bina da göçük olmuş ve sakat kalmıştı dedem... Bir de ‘üşük oldum’ derdi, yaşadığı kısmi don olayına. Parmakları hissizdi, ocaktan koru bile parmaklarıyla alabilirdi. “At boklarından çıkan arpa tanelerini yediklerini” söylerdi, çocukluk işte... Gülerdik. Kıtlık, derdi bazen de... Biz yaşamadık, kimse de yaşamasın. Aklımız erdikçe anladık bu kıtlık olayını. Sonra, kıtlığı yaşayan Anakara’lara, ülkelere tanık olduk.

Yine o günlerden dedemde kalıcı en belirgin özellik; sağ eli ve ayakları titrerdi. Bir süre dedemin; “Titrek Abdullah” alaylarına ne kadar üzüldüğüne tanık oldum. 1978 yılında kaybettik, babamdan 2 yıl sonra!

Bir Özgürlük Savaşı veren ülkem, çağdaşlaşma yolunda inanılmaz atılımlar yaptı; Hepimizin bildiği inanılmaz devrimleri... Hepsinden önemlisi bize teslim edilen, Bağımsız Türkiye’yi... Tüm bunlarda emeği olan; son kahraman, son tanık, son gazi... Yakup Satar

Dün akşam da onu kaybettik!

Artık, Bağımsız Türkiye’yi kuranlardan, onun için savaşanlardan hiç kimse kalmadı yaşamda. Tanrıdan rahmet dilerim sana Yakup Dede! Bağımsızlık Savaşı’nda ve diğerlerinde emeği geçen tüm şehit ve gazilere de rahmet dilerim. Işıklar içinde yatın!.. Mustafa Kemal’e, İsmet İnönü’ye ve silah arkadaşlarına selam ve minnet duygularımızı götür.

Yakup dede, bir de notum var Mustafa Kemal’e:

Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan ile Derviş Mehmet ve Said-i Kürdi’nin torunları yönetiyor kurduğun Türkiye Cumhuriyetini artık, de ‘o’ anlar.

Fofoğraf: hurriyet.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Onlar donma pahasına yurdu savunmuşlar, yoklukla acılarla dolu bir yaşam sürüp, vatanı bizlere emanet etmişler. Şu geldiğimiz noktaya bakın. Ellerinize sağlık, sevgilerimle...

narçiçeği 
 30.04.2008 10:14
Cevap :
Onların, canlarıyla, kanlarıyla yaşam sürebildiğimiz bu toprakları, 'hovarda mirasyedi' edasıyla satıp satıp yiyorlar. Biterse ne yapacaklar bilmiyorum. Sağlık dolu günler; selamlar, sevgiler. H.H.Dulun  30.04.2008 13:23
 

Böyle işte Hüseyin bey üzücü ama böyle gelinen nokta bu. Hem babanız hem dedeniz hem de gazimiz ışıklar içinde yatsınlar. menfaat çeşitli örtülere bürünerek yapacağını yapıyor ve aklı çalışıyor diye düşündüklerimiz bile nasıl bu kadar sağır dilsiz ve kör olabiliyor. saygılar.

Ezgi Umut 
 14.04.2008 18:44
Cevap :
Bu nokta için akademik kariyer de gerekmemeli, üzüntü katlanıyor bence. Dileklerinize teşekkür ederim. Selamlar, saygılar. H.H.Dulun  14.04.2008 20:06
 

allah rahmet eylesin geride kalanlara saglık ve sihhat ihsan eylesin

osman demirtas 
 07.04.2008 20:57
Cevap :
O günlerden artık geriye kalan yok biliyorduk, emekli bir gazi albayımızın daha yaşadığını öğrenmiş olduk, sevindim. Tanrı ona sağlıklı ve uzun yaşam versin. Yakup dedeye rahmet dilemekteyiz birlikte. Selamlar, H.H.Dulun  07.04.2008 21:19
 

Yorum yazmamayı düşünmüştüm. İki üç günde bir kontrol ettiğim "Hürriyet Yorum" sayfamdaki mesajınızı görünce kendimi mecbur hissettim. Bu ülkeyi yönetenlerin dedeleri de sanıyorum, bağımsızlık mücadelesinin bir yerlerinden tutmuşlardır. Onların içinden de şehit ve gaziler çıkmıştır. O zaman mesele nedir? Niçin bu ülkenin yönetimi, sadece belli bir zümrenin elinde olmalıdır? Onların, "mutlak iyiler ve yanılmaz mükemmeller" olduklarının karinesi nedir? Manasız bir, "laiklik elden gidiyor" vehmi yüzünden yıllardır insanlara yapılan haksızlığı, saygısızlığı, vicdansızlığı görmezden gelmeyi çok yadırgadığımı belirtmek isterim. Keşke bu duygusal yazının altına son cümleyi yazmamış olsaydınız. O zaman herkese hitap ederdi. Selamlarımı sunarım.

Hüseyin Atacan 
 05.04.2008 18:53
Cevap :
Görmüşsünüzdür, sizinde içinde bulunduğunuz tam 10 kişilik bir "arkadaş grubu" var orada. Çok ender kullandığım (2-3 kez belki)yolla bildirim yaptığım oldu. Sizi zorlayacağını düşünmemiştim özür dilerim. Ülke yönetenlerin dedelerinin de o mücadelede mutlak destek verdiklerine inanıyorum. Sorun onların içinden de şehit ya da gazi çıkması değil; ülkeye nasıl sahip çıktıkları konusundaki giderilemeyen kuşkular. Adı geçenler iktidara geldikleri günden beri ülkeyi kuranların, yasaları yapanların tam aksi yönde icraat yapmaktalar. Maddelemeye sayfalar yetmez. O partiye oy verenleri, yandaşlarını üzmek değil amacım. Bir gerçek bu. Yani benim pencereden gözükenler enazından böyle. Mutlak şekilde sizin faklı düşüncenize saygım var. Ben buradan gözükeni yazdım. Vicdansızlıklarda hiçbir konuda sizden farklı düşünmem. 3 Kasımdan beri bu kuşkuyu ortadan kaldıracak bir eyleme tanıklık edemedim. Olsaydı en azından vicdanımı dinlerdim. Katkınıza teşekkür ederim. Selamlar saygılar. H.H.Dulun  06.04.2008 16:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 346
Toplam yorum
: 1015
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 1067
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

1960 Ankara doğumlu bir Çankırılıyım. İşimin burada olması nedeniyle, Antalya'da yaşamaktayım. Ti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster