Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ağustos '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
307
 

Bağışlanmak

Beraat demek af demek der lügatte. Af olmaya layık mıyım? Ama nasıl beraat ulaşılır? Önemli soru bu bence. Vaazların niteliğini sorgulamamız gerekiyor.

Gerçekten bu gece beraatı hak edebilir miyim? Şöyle düşündüm zor. Hem de çok zor. Allah tan ümit kesilmez başka ama bizim işimizde zor.

Doğrusu ben camide ki vaazların çağımıza uygun olduğunu düşünmüyorum. Maalesef ki, vaazlar insanımıza tesir etmiyor.

Tesir etmesi için ihtiyacı iyi tespit ederek, dikkatlere vermek gerekir. Çok önemli eksiklik sadece bunu söyleyeceğim. Okumuyoruz, başta camii görevlileri hiç okumuyor.

Elinde ki, hutbeyi bakarak zor okuyan görevlilere şahit olduk bazı zamanlarda.

Elbette az çok bu işi bilenler niçin böyle olduğunu bilirler. Etkili olamadım diye bir kere anlatan düşünmüyor ki.

Nasıl söyledim amma dersek bu iş bu kadar olur. Etkinin olmamasının sebeplerinden en önemlisini bu ilmi tahsilini yapanlar bilir.

Asıl vaaz dediğimizde ne anlıyoruz? İşte görevli konuşur. Alan veren el konusunun sonu paradır. Bu gün camiiler de yer bulunmayacak. Fırsatı değerlendirmek gerekir diyor görevliler.

Sergi açılmıştır zaten kapının önüne. Buna bir düzen mutlaka gelmelidir.

Sokaklara taşacak namaz ve dua edenlerle. Kötülüklerde aynen devam hız kesmeden.

Geçenlerde Ankara da biriyle tanıştım. Tanışmam çok ilginç oldu. Çok garipsedim sorduğu soruları, şaka mı yapıyor dedim?

İnsan tanımadığına bu kadar samimi davranamaz ki, diyorum bir yandan. telaffuzuna baktım vatandaşlarımızdan değil. yabancı olduğunu hafiften anladım Allah dan.

Şöyle giyimine baktım üniversite mezununu anlatıyor. Fethiye yazan levhaya İstanbul ‘a bu otobüs kaçta gidiyor diyor?

Hemşerim sen ne biçim okuyorsun dedim? Abi bu otobüs İstanbul ‘a ne zaman ulaşır diyor? Akıllı adam bulmayacak mı ya rabbi dedim?

Baktım dalga geçmiyor ciddi, ciddi soruyor. Sen nerelisin dedim? Irak’ lıyım demesin mi? ben vatandaşımızın böyle sorusu ancak şakadandır dedimdi.

Irak dedi. Konuştuk biraz. iş için Almanya’ ya gitmiş. Başvurmuş. İstanbul ‘a gidecek, niçin olduğunu sormadım.

O dedi ki, Mehmet ben sizi daha çok namaz kılar bilirdim. Ezan okunuyor hiç kimsenin umurunda değil.

Madem, Müslüman’ız diyor insanlar o zaman camiye gitmeli. Ezan ne demek? Müslümanlar davete icabet edin, demek dedi.

Yorum yapılacak durum yoktu. Ayan beyan ortadayız. Sadece Cuma günleriyle, mübarek gün ve geceler yetmez dedi.

Ezan okununca namaza gidilmeli dedi, garip şekilde tanıştığım Iraklı.

İnsan bazı konularda düşünür. O konu öyle olmayınca şaşırır. İşte Türkiye ‘de seksen bin camii var. Üst düzey okuyan vaizler var. Nedendir hiç cemaat profili artmaz?

Müftüler var. Dini eksiklikleri tespit ederek gündeme göre konuşulmalıdır. Yaşımın ergenliğinden beri aynı ayet ve hadisleri dinliyorum.

Yani on iki yaşımdan beri camilerde ki beraat gecesi konuşmalarına açılım getirilemedi.

Camiinden çıkmadan bizler hatalara giriyorsak iknada ve bizde kusur var demektir. Herkes kendini değerlendirmeli.

Yine de ümitsiz değilim. Ümitsizlik bizlere yakışmaz. Allah’ım cümlemizi bağışla. Bizi iyi kulların fillerini yapmayı nasip eyle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 648
Kayıt tarihi
: 12.07.08
 
 

Mehmet Şener 1964 doğumluyum, Burdur-Gölhisar'da yaşıyorum. Doğum yerim Burdur/Atınyayla . Lisans..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster