Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Nisan '20

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
78
 

Bağlanma Korkusu Ve Analizi

      İnsan insana muhtaçtır. Bir başkası olmadan ben var olamam. Kemal Sayar’ın tabiriyle insan insanın yurdudur; merhametiyle, şefkatiyle, fedakârlığıyla, güvenilebilirliğiyle… Tüm şeffaflığıyla birinde var olabilmek, kendi olmak ve kendi olduğu içinde değer görebilmek… Ancak bazen tanıştığımız insanlarla arkadaşlık, dostluk ve/veya romantik ilişki vb. kurmak için yeterince kendimiz olamıyoruz, kendimizi aynalayamıyoruz, yaptığımız derin muhakemeler içinde boğulmaktansa kendi konfor alanımızdan çıkmamayı daha güvenilir bulabiliyoruz. Peki neden? Bu bir korku mu, sevgisizlik mi, emin olamamak mı, güven duymamak mı?

 İşleyiş

      Bir yanda kaybetmekten korkmak, ayrılmaktan korkmak, yarım kalacağı endişesi, yarım kalmışlığın getirdiği acıdan korunma güdüsü, özgürlüğün kısıtlanacağı endişesi ve bunlara karşılık güvenli alanımdan çıkmayayım, her şeyden emin olayım, duygularımı kimseye açmayayım kontrol altında tutayım. Bu tarz duygular elbette kişiden kişiye mizacı, değerleri, düşünce sistemi ve yaşamış olduklarına göre değişmekle birlikte bir sonraki adımda bireyi bazı davranışlara sevk edecektir. Örneğin, bazıları sorumluluk almaktan kaçıp zamanı ötelemeyi tercih etme, yaşadığı bir eksikliği farklı alanda bir konu üzerine fazlaca eğilerek kapatma veya bu yetersizliği kendine değil karşı taraftın güvenilmezliğine atfederek yansıtma, kendinde gördüğü zayıflıklara karşıt tepki geliştirerek karşı tarafın kendisine bağlanmaması gerektiği ve ona da ihtiyacı olmadığı tek başına da ayakları üzerinde sarsılmadan durabileceği mesajını verme gibi savunma mekanizmaları geliştirebilir. Bazıları ilişkiye derin bir aidiyet duymamasına rağmen sanki duyuyormuş gibi davranarak karşı tarafın da kendisine bağlanmasından sonra “beni kullanabilir” düşüncesinden uzaklaşmak için, ilişkide geri çekilmeye başlayabilir veya en başında “bağlanırsam beni kullanabilir ve kendimi çok değersiz hissederim” düşüncesiyle ilişkiye başlamayacaktır. Bilinmezliğin ve her şeyin mümkün olduğu bir zeminde birey özgürlüğüne düşkünse bu kısıtlamaya girmemek için risk ve sorumluluk almamayı tercih edebilir. Bu durumun altında bazen de karşı tarafa zarar vermeme veya kendini ilerde suçluluk hissiyle karşı karşıya getirmeme düşüncesinin de yattığı söylenebilir. Çoğunlukla kontrol altında tutulmaya çalışılan bu duygular ile davranışlarda belirsizliğin/dengesizliğin oluşması da olasıdır. Görüldüğü üzere tabloda kişi aslında direk karşıdaki bireyle değil, karşısında bulunduğunu “zannettiği kişiyle” iletişim halindedir. Olaylara daha benmerkezci bir bakış hâkimdir. Tüm bunlar bireyin sağlıklı bağlanması önünde engel olmakta, ilişkinin temel dinamiklerini ve hayatın anlamını akışını bozmaktadır.

 Neden olur

      Geçmişte yaşadığı olumsuz deneyimler, travma etkisi yaratmış olaylar, aile içerisinde özellikle çocukluk döneminde yeterince sağlıklı bağlanmaların olmadığı değerlilik, koşulsuz kabul, ilgi, sevgi, şefkat ve güvenin verilmediği durumlar, bebeklik döneminde annenin bebeğin temel ihtiyaçlarını karşılamada yeterli olmayışının bireyi ilerleyen dönemlerde güvensizliğe, terk edilme ve bağlanma korkusuna ittiği söylenebilir. Birey bu duyguyla başa çıkmak için daha kendine dönmüş, dış dünyayla arasına duvar örmüş ve bu durum da onu kendi kendine yetebilir hale getirmiş olabilir.

 Ne yapılmalı

      Her şeyden önce tüm bu sürecin farkına varılmalıdır. Burada yapılacak ilk şey düşünmeyi hissetmeyi ertelemeyi bırakıp, kendimize dönmek gerekliliğidir. Olası tabloda bizi bu kadar muhakemeye iten kontrol mekanizmalarını en üst seviyeye çıkaran korku, kaygı ne olabilir? Bu durumların arka planında hangi duygu ve inanışlarımız yatmaktadır? Baş edebilmek için başvurduğumuz yöntemler neler? Hayatta neleri önemli neleri değerli buluyoruz ve bizi yarınlara sağlıklı bağlarla taşıyacak değer yargıları içerisinde bu yöntemlerin yeri ve işlevselliği nedir? Duygularımıza gerçekten zaman veriyor muyuz yoksa hep bir öteleme kaçma içerisinde miyiz? Bir ilişkiden beklentimiz ne olabilir ve ihtiyacını duyduğumuz bu şeylerin o mevcut durumda yaşanabilirliliğinin gerçekçi yanıtları nelerdir? Sağlıklı ilişkiler kurabilme konusunda güvendiğimiz çevremizde kim varsa onlarla bir şeyler paylaşmak, duyguları paylaşmak süreci biraz daha destekleyebilir. Bir uzman desteği almak faydalı olacaktır. Bireyin kendine karşı sabırlı olması, nazik olması ve duygularına zaman vermesi anahtardır.

 

Psikolojik Danışman

Deniz Yüzbaş

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 196
Kayıt tarihi
: 13.12.14
 
 

Psikolojik Danışman ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster