Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
2977
 

Bahane

Bahane
 

Kimi zaman beceremiyorum demenin bir başka ifadesidir bahane. Canımız bir şey yapmak istemediğinde mantıklı mantıksız sıralar dururuz. Daha çok da başarısız olduğumuzda yada başarısız olacağımız anlaşıldığında başlarız bahane uydurmaya. "Öğretmenin ödevimi yapacaktım ama akşam elektrikler kesildi" ilköğretimde uydurulan en baba bahanedir. Ha! bir de "ödevimi yapacaktım ama akşam misafir geldi" diye de uydurulan versiyonu vardır. Lise de ise "annem hastaydı dün o nedenle gelemedim hocam" olur. Yazılıdan istenen notu alamayınca; "hoca zor sordu", "anlatmadığı yerden soru geldi" diye sıralanır sonra. ÖSS'de ise en baba bahane "hocam optik formda kaydırmışım" yada "zamanım yetmedi hocam" şeklindedir. Bahane, yaş ilerledikçe "başım ağrıyor bu gün akşam misafir kabul edemeyeceğim" şeklini alır. Telefona cevap verilmek istenmediğinde ise "şarjım bitti" en çok tutandır. Karşıdaki, aslında olayı anlamıştır ama çoğu zaman olumsuz tepki vermez.

Bir de masum bahaneler vardır. "Geçiyordum uğradım" diye gösterir kendini yada "sen burada mıydın? ne hoş bir sürpriz bu" diyerek tesadüfen karşılaşılmış gibi yapılır. Bazen de, bir arada olmak için bahaneler vardır: "Nereye gidiyorsun, çarşıya mı? Seni bırakayım bende o tarafa gidiyorum" yada "bana ders çalıştırır mısın?" şeklinde ortaya çıkabilir.

Bazen de bir aşığın sevgisini, özlemini rahatça ifade edemeyip şu dizelerle dile getirdiğidir bahane:

"ben özlemedim ki seni kedi özledi,
çağır onu gelsin diye bana kedi söyledi" (Candan ERÇETİN-Bahane)

Dedim ya masum bahanelerdir bunlar. Çoğu zamanda kimseye bir zararı olmaz.

Peki neden bahane uydurmak zorunda kalır insanlar? Gerçeği söylemek bu kadarda zor mudur? Bahane, aslında yalanın kılık değiştirmiş şeklidir. Çoğu zaman cezalandırılmamak yada karşıdakini kırmamak için söylenir. Çünkü birey küçüklükten beri, doğru söylediğinde cezalandırılmış, ayıplanmış yada kınanmıştır. Etrafımız doğruları hazmedememe sorunu yaşayan insanlarla doludur. Çocuk annesine; "devamsızlık yaptığım için dersi kaçırdım, yazılıda da sorular o konulardan çıktı, bu nedenle düşük not aldım" dediğinde acaba annenin tepkisi ne olur. Kaç anne yada baba, olumlu yaklaşıp; "olsun mutlaka geçerli bir nedenin vardır, o nedenle devamsızlık yapmışsındır, ikinci yazılıda işi sıkı tutar notunu yükseltirsin" diyebilmektedir. Mutlaka bu tür yaklaşan anne ve babalar vardır ancak genel olan hemen hesap sorma şeklindedir. Çocuk okul dönüşünde daha kapıdan içeri girer girmez, "yazılın nasıl geçti", "komşunun oğlu kaç aldı", "haylazlık yapacağına oturup ders çalışsaydın" tarzında hesap sormak neredeyse ailelerde gelenek haline geldi. Bilmeden, istemeden, tamamen iyi niyetle çocuklarımızı kendi elimizle bahane üreten, hatta daha kötüsü yalan söyleyen bireyler haline getiriyoruz. Her anne-baba, çocuklarına karşı hatta eşler birbirlerine karşı tutum ve davranışlarını kontrol etmeli, doğruyu söylemek teşvik edilmelidir. Eğer bir ortamda bahane varsa bilinmelidir ki orada yolunda gitmeyen bir şeyler vardır. O ortamda bulunan herkes, -anne-babalar, karı-kocalar, yöneticiler, bölüm şefleri- kendi davranışlarını dürüstçe gözden geçirmeli bahane davranışının temelinde yatan unsurlar tespit edilerek çözümü yoluna gidilmelidir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Atalarımızn bir sozu vardır Doğru Söyleyenı 9 Köyden Kovarlar diye sanırım gercekler acı ve bır azda işimize gelmiyor ondan kıvırıyoruz (bahane ve yalan) ve sanırım bu ısede ınsanolglu var oldugu surecede devam edecek Saygılarımla

Lestatazalin 
 20.10.2006 21:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 50
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 2386
Kayıt tarihi
: 31.08.06
 
 

1972 yılında Hatay'ın İskenderun ilçesine bağlı Kozaklı Köyü'nde dünyaya geldim. 1997 yılında Gaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster