Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '12

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
870
 

Bahar, kır çiçekleri, kediler, kuşlar

Bahar, kır çiçekleri, kediler, kuşlar
 

Bahar tüm renklerini, kokularını, seslerini topladı geldi yine.

Dağlarda eriyen karların suları, Geyikdere eteklerindeki caddelerin mazgallarında şarıldıyor.

Meyve ağaçları çiçeğe durdu. Meyveler, çiçeklerin çanak yapraklı rahminde tepinen fetüs sanki. Kokuları çığlıklarını yayıyor ortalığa, duyuyorum.

Meşelerin yaprakları; yumuk, pembemsi tomurcuklardan, tırtıklı yeşil yapraklara dönüşmekte yavaş yavaş.

Sokaklardaki dişi kedilerin karnı şişmeye başladı. Kimbilir kaç erkekten aldıkları genlerle, renk renk, minicik, melez melez yavrular sunacak doğaya.

Minicik, tüysüz yavrularını saklayacak yerler arayacaklar yine. Baş düşmanları babaları olacak çünkü. Anne, yavrusuz kalınca, çabucak yeniden çiftleşmeye hazırlansın diye, buldular mı boğacaklar yavruları. Anneler, köşe bucak saklayıp koruyacak  bebeleri. Bebeler, yürüyüp kendi başlarına avlanmayı öğrenene kadar, herkesten, her şeyden saklayacak anne. Güvendiği biriyseniz bile, sürekli yol değiştirerek yanıltacak sizi. Yerlerini öğrenmenizi istemeyecek. Önce, belirli saatte, belirli güvenli yerlerde eğitecek onları. Yürümeyi, koşmayı, kaçmayı, avlanmayı öğrenecekler. Sonra alıp başını gidecek anne. “Başınızın çaresine bakın, benim de bir yaşamım var.” diyecek.

Kapkara karga yavruları... Yerdeki tohumlardan dallara, yine yerlere, yine dallara...

Serçeler... Kışı atlatmanın mutluluğuyla uçuşmakta hepsi.

Küçücük renkli sakalar... Geveze şeyler. Şakımaz onlar. Vik vuik viuk, cik ciuk cik, vuik vik ciuk, viuk cik vik... Durmadan dedikodu mu yapıyorlar ne?

Rengârenk, irice arıkuşları... Güzelliklerinin bilincindeler. Çok afililer...

Saksağanlar da pek konuşkandır. İnsanlarla ve kedilerle dalga geçmeye bayılırlar. Kedileri peşlerinden koşturup delirtmeye bayılırlar.

Kelebekler, buralarda havanın biraz daha ısınmasını bekliyor olmalı. Henüz ortada yoklar.

Özgür, delişmen kır çiçekleri de fışkırdı, yeşil bahar otlarının arasından.

Katmer katmer yapraklı sütleğenler, gül taklidi yapsalar da hep yeşil kalacaklar. Yazık. Oysa nasıl hevesle öykünüyorlar güle.

Sarıyla cilalanmış yapraklarıyla saçkıranlar...

Topluiğne başlı beyaz çiçekleri, ince uzun boyunlarıyla salınan çobançantaları, maviş mügeler, sapsarı lahana çiçekleri, mor mor çiçeklerinden bal akıtan ballıbabalar, morun lacivertle karıştığı araptaşakları, unutmabeniler...

Papatyalar, öküz gözleri... Bezelye çiçekleri... Mor ebegümeci çiçekleri... Biberiyelerin, arılarca pek leziz bulunan mor çiçekleri...

Gelincikler elbette... Çocukken topladığımız, annemizin şurup yaptığı, kara göbekli kıpkırmızı gelincikler...

Dört yapraklı yonca arasak mı acaba?

Börtü böcek, çiçek, ağaç, kuş aşka durdu.

Bahar geldi, doğa coştu. Ama  toprakta kuru kalan, yeşermeyen yerler de var. Çiçeklerin açmadığı.

13.04.2012

Vildan Sevil

  

 

 

Nil ALAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

HANİ VEFALIYIM DERDİN; Sen Giderken Mevsim bahar. Aylar nisan Vakit akşam, Saymadım bilmiyorum kaç yıl oldu, Görünen bir nişan var, Hasret kokuyor buram,buram, Hani Vefalıyım derdin, Nebir Mesaj nede Sesin, Varsa bana gönder derdin, Ahde Vefa benim olsun...! Tutmuyor artık ellerim, Takatsiz kalmış dizlerim, Belki bu gün belki yarın, Bu Cihandan göç ederim, Hani Vefalıyım derdin, Ne bir selam ne haberin, Varsa Bana gönder derdin, Ahde Vefa benim olsun....! Geleceksen bir iğne al, Biraz sargı, biraz iplik, Sana son arzum olacak, Dağılan yaralarımı sen dik, Hani Vefalıyım derdin, Ne bir mesaj nede sesin, Varsa bana gönder derdin, Ahde Vefa benim olsun...! Milliyet Bloğ yazarlarına ve Yorumcularına Sevgiyle Saygıyla sunulur..(Mehmet BURAKGAZİ)

Mehmet Burakgazi 
 15.04.2012 18:44
 

"-Zamanın inim inim inleyen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına! Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz..." Bi derya içine düştüm de içim açıldı....Sevgimle ÇIĞLIKLAR ÖĞRETMENİM!

Nil ALAZ 
 15.04.2012 16:39
Cevap :
Teşekkür edrim sevgili Nil. Biliyorsun, ben de senin şiirlerinle boyut değiştiriyorum. Sevgiler...  15.04.2012 20:30
 

Şu geçip giden zamanın içinde, saf ve tertemiz geldiğimiz şu dünyada,arı, duru ve bereketli yağmurlarla bahar gelsin,çiçekler açsın,canlılar üresin, kuşlar cıvıldaşsın, dışımızda -ve içimizde-, böylece hep insanca yaşayalım ve hep öyle kalalım isteriz. Oysa delmiştir sistem -dünya dahil- hepimizin ozon tabakalarını,acımasızca birer birer! Anlık hazlar verip bizlere, karşılığında kandırarak almıştır elimizden tüm doğal tinsel ve kozmik sağaltımlarımızı."Baba" sistemden kaçan kedi yavruları gibi,"ana" duygularımız eşliğinde "...Sığınırız ya bazen bir saçak altına,/ Dört duvar arasına ya da sıcak bir yüreğe/ Bu kıstırılmışlık halinden kaçma(k) adına...(İ.E.K.)" Oysa bir başka kıstırılmışlık halidir belki de oralarda bizi bekleyen. Aslında… "Güller yağsın isteriz üstümüze gökyüzünden/Hiç yalan dolan bilmeyen,/Al’ı, beyazı, pembesi ve sarısıyla/Mis kokulu,rengârenk güller Değsinler/Kayarak okşasınlar isteriz tenimizi/ Ve insanlığımıza.. İ.E.K." Bu umut adına selamlarım bu güzel yazınızı da

Ersin Kabaoglu 
 14.04.2012 12:51
Cevap :
Sevgili Kabaoğlu, sizler gibi yazarların beğenisi, gerçek motive ediyor.Anlaşılmak hoş duygu. "Güller yağsın isteriz üstümüze gökyüzünden/Hiç yalan dolan bilmeyen,/Al’ı, beyazı, pembesi ve sarısıyla/Mis kokulu,rengârenk güller Değsinler/Kayarak okşasınlar isteriz tenimizi/ Ve insanlığımızı.". İ.E.K___ demişsiniz. İşte bütün mesele bu. Yazım bu güzel dizelerle beslendi, ete kemiğe kavuştu. Çok teşekkürler, sevgiler...   14.04.2012 15:07
 

SEVGİYE VARMAK İÇİN İLGİYİ REHBER ETMELİ; toprağı deşmeli tohumu toprağa ekmeli toprak tohumu tohum toprağı sevmeli, Toprak ile tohum arasındaki zararlı otlar yok edilmeli tohum ile toprak bir birini tanımalı su,gübre ilac verilmeli,sabırla beklenmeli, filizlenince başaklar Tırpanla değil başaklar yerde kalmasın diye orakla biçilmeli İlgiyle ekilen Orakla biçilen bu mahsulün adına SEVGİ denmeli Tohumun toprakta bıraktığı temeli sağlam kökler daima yeşermeli, fidan olmalı, dal olmalı,yapraklar dalları süslemeli, açılan tomurcukların kokuları diger bağ ve bahçelere yansımalı,ilgiyle,sabırla sadakatle ekilmeyen alın teriyle biçilmeyen sevgiye EZGİ denmeli,SADAKATLİ SEVGİ EKİLİP BİÇİLMEİ..! S E N E M : GÜLDEN GÜZEL KAR BEYAZSIN, MEVSİMLERDE BAHARSIN YAZSIN, CEMALİNLE CAN YAKARSIN, SENEM SENEM BAHTINI BİLMEDEN, SANA GÜZEL DEMEM SENEM....! YALANI SEVMEM HİLEYİ BİLMEM, AŞK YURDUNA GİDEN SEVGİYE SADAKATLİ SEVGİ DEMEM, SENEM,SENEM BAHTINI BİLMEDEN, SANA GÜZEL DEMEM SENEM...!

Mehmet Burakgazi 
 14.04.2012 12:45
Cevap :
Coşkulu bir sabrın yansıdığı yorumunuza ve katkılarınıza teşekkürler Sn. Burakgazi.  14.04.2012 14:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 580
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 871
Kayıt tarihi
: 07.06.11
 
 

1949 İstanbul doğumluyum. Emekli edebiyat öğretmeniyim. Çeşitli edebiyat sitelerinde, çeşitli kon..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster