Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '07

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
319
 

Bahar ve kan

Bahar ve kan
 

“Kanın durmak bilmediği ülkede bugün de 47 kişi hayatını kaybetti” yazıyordu yazı başlığının altında büyük puntolarla.

Evet, kan bir türlü durmak bilmiyordu nedense bu topraklarda! Sanki o toprakların yerlilerinin tercihiydi, onlar bu kanın durmayışı işinden çok haz ediyorlardı. Sonra defalarca vurgulandığı gibi aynı toprakların kapı komşusu coğrafyada 13 yaşındaki çocukları araçlara kalkan yapılarak fütursuzluğun ulaşabileceği son nokta konusunda herkeslere ders veriliyordu. İki cephenin de asıl müsebbiplerinin backgroundu aynıydı. Yani aslında iki cephenin de muzaffer komutanları, aynı insansızlaştırılmış dünyanın yönetim erkinin çok kolay olacağı ve tüm sorunların insanın yokluğu ile kendiliğinden ortadan kalkacağı tezinin paydaşlarıydı. Yani ne kadar az insan o kadar az muhalefet, o kadar az uğraşılacak dert, o kadar az çözümsüz problem ve nihayetinde bir üçgenin kenarına dimdik inen 90 derecelik bir çizgi kadar düz olmalıydı kitlelerin yaşayacakları dünya ve asla o dik kenar bu zatı muhteremlerin kenarlarından herhangi birini de kesmemeliydi aynı zamanda. En açık lisanda yazılışıyla; “iki adet celladın” tekmeleyecek sandalye arayarak geçirdikleri zaman zuhur ediyor şimdiki zamanla çekilen tüm fiillerde ve fiili yaşayanların acıyı resmeden yüzlerinde. Bu küresel anlamdaki SS katliamının “muktedir güç dengeleri”nin naçizane açıklamaları ile bizi aydınlattıkları ve adına “yeni dünya düzeni” dedikleri ve bu tezi aklamak için her fırsatta günceli 80 yıl, 30 yıl ve muhtelif zaman dilimleri ile karşılaştırarak ortaya çıkardıkları ucube kavramlar bunaltıyor insanı ve ister istemez insanın aklı hinliğe gidiyor; bu “yeni dünya düzeni” bir kişi değil de iki kişi olmasın sakın? Yani “yeni dünya düzenleri!”

Bahar geldi ve tüm popüler kültür ürünlerinde aşk mevsiminin başlangıcındayız, elinizi çabuk tutun polenlerin yaydığı kokuları çekmek için. Aramızda kalan güneydoğu sıradağlarının güney kısmında polen kokularını içine çekecek yaşta olan gençler ne yazık ki bahar yerine kan ve barut kokluyorlar! Bu “son 50 yılın en büyük diplomasi olayı” olarak takdim edilen Kıbrıs meselesinin perdelemesi sayesinde bizim için iç sayfalarda artık günde 50 kişinin ölmesini fazlasıyla kanıksadığımız bir süreci görmezden gelme seansımız. Bunu halk olarak hepimiz paylaşıyoruz. Son dönemin en trend yaklaşımı pragmatizmin fasit dairesinden asla çıkmadan bugün bizim için en önemli gündem ne ise onu mubah görüp bunun dışındaki tüm yaklaşımları bu ülkenin gelişimindeki sekteler olarak tanımlamak ve bunu yapanları da ülkenin en büyük sekterleri. Fakat yıllar yılı kıta Avrupa’sının bize kerrat cetveli gibi ezberletmeye çalıştığı İnsan Hakları İlkeleri’nin en temel maddesi olan yaşam hakkından başlayarak (bunun çoğunluğunu da genç ve çocuk yaştakilerin oluşturduğu) tüm haklarının üstünden bir kalemde geçen bir düzen hüküm sürüyor ve bir hala bu tanımlamaların Kohhenag’da yapıldığını sanıyoruz. Elbetteki tek doğrucu Davut biz değiliz, bize tarifler yazanlar da yaşanılan tüm katliamların günahların ortaklar, onlar Saddam’ın kimyasal silahlarla yapamadıklarını sırayla, teker teker Irak’lılara yaşatıyorlar. Kaybeden hep aynı, masumiyet.

Kaç yüz bin kelime daha sığar bu uzayıp gidebilecek yazıya bilmiyorum ama ben bu satırları yazarken, yarına dair belki de 50-100 kişilik listeler hazırlanmıştır. Yarın hangi çiçeklerin dalındayken koparılacağını haber bültenlerinin 5-10. sırasında ve en sıradan haliyle takip edip kargo uçağının içindeki tabutların üstünde kendi bayrağımız olmadığına sevinerek reytingi en yüksek diziyi heyecanla bekleyeceğiz. Kim bilir kaç çocuk daha oyun sandıkları, yanmış ciplerin üstünde vurulacak ve aşık olma şansına asla sahip olamayacak bu baharın kendini en üst düzeyde hissettirdiği zamanlarda! Kim bilir

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 491
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

İlk, orta, lise, yükseköğrenim hayatımı Samsun'da tamamladım. Halen bir kamu kuruluşunda network sor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster