Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '07

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1151
 

Baharatlı midas masalı

Baharatlı midas masalı
 

Efsaneye göre Frigya Kralı Midas, Apollon ile Marsyas arasında yapılan müzik yarışmasında, hakem olmuştur. Apollon önce gitarını (1) konuşturmuş, ortalığı inletmiş, Marsyas ta flütüyle güzel nağmeler çıkarmıştır.

Yarış berabere kalmış olmalı ki, Apollon bu kez de 'lir'ini alarak, etkileyici bir müzik ziyafeti çekince Marsyas, "Pes ! Ben bu kadarını yapamam" diyerek havlu atmıştır. Bu açık ikrara rağmen Midas, 'oy'unu Marsyas için kullanmıştır. Aynı yarışmada hakem olan Musa'lar ise 'rey'lerini Apollon'a vermişlerdir. Musa'lar, aynı zamanda Apollon'un arkadaşlarıdır.

Efsanedeki anlatımdan birinciliğin, Apollon'un hakkı olduğunu okuyucu bile kabul edecektir. Bu sebeple, "Midas, bu eşekliği neden yapmıştır, acaba belasını mı arıyordur? " diye düşünmek ayıp sayılmayacaktır.

Doğrusu ben okuyunca böyle düşündüm. Midas'ın, Apollon'a özel bir gıcığı mı vardı, yoksa keçi ayaklı sivri kulaklı; yarı insan, yarı hayvan "Satiros" lardan olan, Marsyas'a acıdığından mı böyle davrandı kimse bilmiyor.

Anlaşılıyor ki, taraf tutmaların, siyasi ve fikri ayrışmaların tarihi çok eskilere dayanıyor. Öte yandan Midas'ın, haklı olduğu da söylenebilir. Çünkü Musa'lar, esin perleridir. Apollon'la hem arkadaştırlar, hem de hakem tayin edilmişlerdir. İşte bu, "ilk mitolojik şikedir" diyeceğim de, evveliyatı vardır diye söylemeye çekiniyorum.

Midas belki de bu yüzden, yarışmanın adil omadığını düşünmüştür. Çünkü müzik esinlenme ile yakından ilgilidir. Yarış esnasında Apollon'un, esin perilerinden yararlanması mümkündür. Midas'ın buradaki asıl niyetini anlayamasak ta Apollon'un ne yaptığını biliyoruz.

Ne mi yapmıştır? Midas iyi işitmiyor diye kulaklarını, "eşek kulağı"na çevirmiştir. Bu olaydan sonra, Midas'ın işitmesinde ve müzik anlayışında bir değişiklik olup olmadığını tarih kaydetmiyor. Konuya açıklık getiremediğim için üzgünüm. Çünkü Tarih, her soruya cevap veremiyor. Sadece tarih mi? Coğrafya, matematik, psikoloji hatta sosyoloji bile...

Amerikalılar, en mükemmel bilgisayarlarını bir fuarda sergilemişler. Herkes inceliyor, sorular soruyormuş. Bilgisayar, öylesine akıllı cevaplar veriyormuş ki, izleyenlerin ağzı açık kalıyormuş. Bu şaşkın kalabalığın arasında hiç heyecanlanmayan biri, ilgililerin dikkatini çekmiş. Kim olduğunu sormuşlar; "Türküm" demiş.

Çağırıp bilgisayarın başına oturtmuşlar; "Bu, aklına gelen her soruyu cevaplayabilecek üstün bir makinadır. İstediğini sor." demişler. O da mikrofonu eline almış, "Eeee ! Ne var ne yok?" diye sormuş. Soruyu alan aygıtın, önce ekranındaki görüntü bozulmuş, sonra da garip sesler çıkararak programı çökmüş.

Çağımızın en ümit bağlanan makinası bile, basit bir soru karşısında iflas ediyorsa, tarihi fazla sıkıştırmanın anlamı yoktur. Çünkü o da çökebilir. Halbu k, i vatandaşımızın computere yönelttiği sorunun cevap çok basitti. "Ne olsun ! İyilik, sağlık !" demesi yeterliydi...

Midas, kulaklarının uzamasından hem utanmış, hem de çok rahatsız olmuştur. Halkın ve çevresinin yanında küçük düşmemek için başına, kulaklarını örten bir kalpak takmıştır. Fakat, saç sakal yerinde durmuyor, her gün bir miktar uzuyordur. Zamanla o hale gelmiştir ki, berberin önüne oturmaya mecbur kalmıştır.

Daha kalpak çıkar çıkmaz berber, küçük dilini yutacak kadar şaşırmıştır. Karşısında, kulakları eşeğinkiyle aynı olan bir Kral oturmaktadır. Bu şaşkınlığı gören Midas, hışımla yerinden kalkmış, berberin hayretle açılmış ağzını eliyle kapatmıştır. Sonra kulağına eğilerek: "Eğer gördüklerini üçüncü bir şahsa söylersen, ya da ben üçüncü şahıslardan böyle bir tevatür duyarsam, kendini ölmüş bil." demiştir.

Berber:" Tamam efendim, söz veriyorum kimse bilmeyecek." diyecektir ama Kral'ın eli halâ ağzındadır. Bir süre beklediği halde, berberden ses çıkmayınca Midas, iyice sinirlenmiştir. Sonunda, hatasını farkederek elini adamın ağzından çekmiş ve istediğini almıştır. Bu arada, berber de tabi, derin bir "oh" çekmiştir.

Adam, Kral'a söz vermiştir ama her gün büyüyerek, ruhunun sınırlarını zorlayan bu sır, artık dayanılmaz bir hal almıştır. Bir çift uzun kulak, hayatının ve hayallerinin tamamını kaplamıştır. Nereye baksa, neyi düşünse gözünün önüne onlar gelmektedir. Usturanın ucunda, bileyi taşında, traş fırçasında ve tasında bile sanki, birer çift uzun kulak çıkmıştır. Bu dertten mutlaka kurtulmak lâzımdır.

Halbuki mitolojide, bundan daha garip ve şaşırtıcı şeyler de vardır. Yarısı keçi, diğer yarısı insan olan mahlukatı, orda burda gezip tozan bir yığın tanrıyı takmayan berber, acaba Kral'ın "eşek kulakları"na niçin takmışdır? Maalesef araştırmalarımda, bu soruya cevap olacak bir bilgiye de ulaşamadım.

Berber sonunda kararını vermiştir. Tanrı Apollon'un yönettiği bir pazar (2) ayininden sonra, kendini kırlara vurmuştur. Issız bir yerde, dar ve küçük bir çukur kazmıştır. Sonra yüzükoyun yatıp, ağzını çukura gömmüş ve avazı çıktığı kadar bağırmıştır: " Midas'ın kulakları eşek kulakları, Midas'ın kulakları eşek kulakları !.."

İçini toprağa döktüğünde, ruhunu sıkan gerilim, kaybolup gitmiştir. Artık rahatlamıştır. Pozisyon değiştirip yüzüyukarı dönmüş ve bir "ohhh" çekmiştir. Ama bazı şeyleri hesaba katmamıştır. Rüzgar, sazlıktaki kamışlar ve adam boyu uzamış otlar...

Rüzgar estikçe sallanan bu bitkiler, "Midas'ın kulakları eşek kulakları, Midas'ın kulakları eşek kulakları" biçiminde sesler çıkarmaya başlayınca berber, kafasını tekrar kazdığı çukura gömüp, yerin derinliklerinde kaybolmayı arzulamıştır. Hatta, iyi ve kötü ayrımı yapmadan bütün tanrılara "ne olur beni alın" diye yalvarmıştır. Fakat bunun hiç bir faydası olmamış, sırrı her yere yayılmştır. Mit burada bitti.

Şimdi işiniz yoksa, "Acaba Midas, berberi yakalayıp infaz mı etti, yoksa adam estetik yaptırarak kimlik değiştirip, başka bir şehre mi taşındı?" diye, kendi kendinize düşünün bakalım.

Son olaylarla ilgili olarak benim de, mitolojideki berber gibi içimi kemiren bazı şeyler var. Zaman zaman, mitinglerin arkasında bazı gizli ve kirli ellerin bulunduğu, bunların teröristlerle aynı amaca hizmet ettiği hissine kapılıyorum.

Teröre olan tepkiden yararlanarak, vatandaşın saf duygularının istismar edilmek istendiğini düşünüyorum. Mitinglerde ortaya çıkan nahoş olayların tehlikeli boyutlara varıp, önlenemez hale gelebileceğinden endişe duyuyorum.

Kurt dumanlı havayı severmiş. Böyle sisli ve puslu havalar, her türlü hesap için fırsat kollayanların işine yarar. Onlar tarafından kullanılmamak ve emellerine hizmet etmemek için dikkatli olunmalıdır diyorum.

Bu başlıklar altında açıkça yazamadığım benzeri düşüncelerimi, ıssız bir yerde açtığım çukura anlatmak istiyorum da... aklıma, Midas'ın berberinin akıbeti geliyor. Ya otlar, kamışlar ve rüzgar sırrımı her yere yayarsa...?

(1)- O zaman gitar var mıymış? Bence cevabı zor bir soru. Olmasa yazmazlardı. Demek ki varmış.
(2)- Bu ayin, ne gün yapılmış olursa olsun pazar ayini sayılır. Çünkü o gün tatildir ve berberler kapalıdır.
Resim:http://www.sonbaski.com/2006-05/midas_s.jpg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Dedem Korkut, Elbette bilirsiniz; Arife tarif, olmayana bu kadar açıklama da fazladır. Terör bir oyundur. Oyunda yer alanların gayesi bir Çorum atasözünde ifadesini bulduğu gibi "Oyunda amaç utmaktır." Kazanmak Felsefesi vardır. Tarihe düşülen kayıtlar bize şunu göstermiştir. İçeride destek bulmayan bir çok hareket başarılı olamamıştır. Halkımız maalesef araştırmadan kendine sunulanlara göre karar vermekte, bu da yönlendiren ve kullananların işini kolaylaştırmaktadır. Medyadaki tekelleşmeler, bu kadar gerekli, gereksiz açık oturumlar, kasıtlı veya bilmeden yazılan yazıların içerikleri, bazı miting ve tahrikler bep bir amaca hizmet etmektedir. Bunlarla beraber Sayıları hiçte az olmayan aydın, kendini yetiştirmiş insanımız bunları zor da olsa kasıtlı yönlendirmeleri dengelemektedir. İnşallah bu oyunda kazanan milletimiz olacaktır. Elinize sağlık sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 31.10.2007 14:16
Cevap :
"İnşaallah bu oyunda kazanan milletimiz olacaktır." dileğinize gönülden katılıyor, sağlık ve esenlik dileklerimi sunuyorum.  31.10.2007 15:28
 

Mitolojik hikayeler, gerçeğin efsaneleşmiş halk dersleridir. Ama günümüzde bu derslere ilgi duyan yok. Selamlar-mutluluklar.

Nariçi 
 31.10.2007 12:39
Cevap :
Teşekkür eder, iyi dileklerimi iletirim.  31.10.2007 14:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 719
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 701
Kayıt tarihi
: 28.04.07
 
 

Emekliyim. Herkes gibi benim de bir dünya görüşüm var. İnsanların farklı fikir ve inançlara sahip..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster