Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
336
 

Bahçeli – Baraj – Başkanlık – Balans

Bahçeli – Baraj – Başkanlık – Balans
 

Yüzde 10 seçim barajı antidemokratik mi?

Antidemokratik!

Darbe ürünü mü?

Darbe ürünü!

O vakit, “baraj”ın kaldırılması talebi kimden gelirse gelsin desteklemelisin.

Hem darbelere karşıyım, hem “demokratım” diyecek, hem de “baraj”ı savunacaksın!

Darbe karşıtlığın ve demokratlığın mübarek olsun!

Seçim barajının kaldırılmasından yanasın ama talep MHP Lideri Devlet Bahçeli’den gelince, “partinin baraj sorunu var, ondan istiyor” gibi demagojilerle işi sulandıracaksın!

Barajın kalkması doğruysa, talebin geldiği yer, değişikliğin kimin işine yaradığına falan bakmaman lâzım! Hiçbir tereddüt göstermeden talebi desteklemen lâzım!

BAŞKANLIĞI DENGELEMEK İÇİN ŞART

“Başkanlık” iyi uygulandığı takdirde harikulade bir sistem… Bunun en güzel örneğini Amerika’da görüyoruz. 1789 tarihli Anayasa halen yürürlükte, o günden beri her 4 yılda bir başkanlık seçimi yapılmış... Hiç aksamamış. Geçen 230 yılda ABD iç savaşlar yaşamış, savaşlara, krizlere girmiş ama sistem hiç tıkanmamış. Hiçbir Başkan diktatörleşmemiş.

Neden? Nasıl? Ne sayesinde?

Check and Balanca sayesinde… Türkçesi, “kontrol ve denge”!

Başkan’ın büyük yetkileri var fakat onu denetleyen bir kontrol ve denge mekanizması da var.

Son Başkan Trump’ın icraatlarını takip ediyorsunuz. Aldığı kararı yerel bir mahkeme durdurabiliyor. Başkan, sessizce mahkeme kararına uyuyor.

Başkan, bütün atamaları; bakan, bürokrat, büyükelçi, üst mahkeme üyeleri, hepsini Senato’nun onayıyla yapabiliyor. Bazı atamalar 2/3 çoğunluk gerektiriyor.

Biz de 2019’da Başkanlık uygulamasına geçeceğiz. Ne yazık ki 16 Nisan değişikliklerinde “kontrol ve denge” mekanizması pek gözetilmedi.

İşte, Bahçeli’nin “baraj düşürülsün” çıkışı bu kaygıyı gidermeye dönük. Güçlü Başkan’ı kontrol ve dengeleyecek mekanizmaları oluşturmaya yönelik.

MHP İzmir İl Başkanlık Divanı üyesi Ali Peynirci’nin ifadesiyle, “Bütün siyasî görüşlerin Meclis’e yansıması için seçim barajının düşürülmesi şart”.

Peki, bütün görüşler TBMM’ye yansıyınca ne olacak?

Bir kere, “demokratik temsil” gerçekleşmiş olacak… Onun kadar önemli diğer bir husus, bir partinin çoğunluğu sağlaması büyük ölçüde önlenmiş olacak.

Bu, “koalisyon”a mahkûm veya muhtaç olmak demek değil!

Çünkü ilk veya ikinci turda bir cumhurbaşkanı seçilecek. Burada hiçbir endişe yok. Seçilen cumhurbaşkanı da kimseye muhtaç olmadan kabinesini oluşturacak.

İşte, bundan sonra Meclis’in devreye girmesi önemli! Eğer cumhurbaşkanının partisi Meclis’te çoğunluğa sahip olursa, dengeleyecek ve kontrol edecek bir güç kalmamış olacak.

Hadiseyi, bugünden ve bugünkü isimlerden bağımsız olarak ele almak lâzım!

Hâl böyle olunca, ileriyi düşünecek bir AKP’nin de barajın kaldırılması veya düşürülmesine sıcak bakacağı kanaatindeyim.

 

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Baraj olmalıdır. Ancak dar bölge nispi sistemi ile parlamento da her görüşün temsili yapılmalıdır. Güçlü Cumhurbaşkanlığı ülkemizin bulunduğu durum itibari ile gereklidir. Örnekle açıklamaya çalışıyım 600 milletvekilinin 150 si dar bölge nispi ye göre barajsız,kalan 450 sinin en az 200'ü en çok oyu alan (1 veya 2 turda) direk seçilen C. Başkanın partisine kalan 250 de %10 barajını aşan partilere oy oranlarına göre dağıtılmalı. örnekler çoğaltılabilir.Tabidir ki meclisin halkın yararına işletilmesi ayrı bir sorun. Saygılarımla.

E Ruhi YALÇIN 
 19.11.2017 12:46
 

Sayın Cengiz! Bahçeli yolunu seçti o yolda ilerlesin görelim.Selam sevgi ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 18.11.2017 17:16
 

Bunun dışında Amerika'da uygulanan başkanlık sistemini övmenizi anlıyorum. Davulun sesi her kulağa hoş gelebilir. Ama Amerika'da yaşanan sosyal sorunların hiç de bizdekinden daha az olmadığını da bilmek gerekir. Evet Amerika'da "Chek and Balance" sistemi vardır ama burada sözü edilen denge halk ile siyasetçiler arasında kurulan bir denge değil sadece iki büyük siyasi parti arasında kurulan dengedir. Ve bu dengenin de halkın yararına olduğunu düşünebilmek için ABD toplumsal yapısını bilmemek gerekir. Sizin kast ettiğiniz ama diğer bütün demokrasi havarilerinin de söyleyemediğiniz sistemin adı kayıtsız şartsız "güçler ayrımı" ilkesidir. ABD'de uygulan "kontrol ve denge" sizin her zaman karşı olduğunuzu ifade ettiğiniz emperyalizme meşruiyet sağlayan bir hukuk düzenidir. Selamlar

Matilla 
 18.11.2017 12:46
 

Demokrasi herkesin istediği gibi olayları ve olguları kıvırabileceği bir yönetim biçimidir. Çünkü demokrasinin uygulamada gözetmek zorunda olduğu belli bir demokrasi yasası yoktur. Çoğunluğu eline geçiren siyasi partinin yapamayacağı herhangi bir şey yoktur. Bu nedenle de ben "yüzde 10 seçim barajı antidemokratik mi?" şeklindeki ilk cümlenizi son derece komik bulduğumu söyleyebilirim. Çünkü "yüzde 10 seçim barajı" nın demokratik mi yoksa antidemokratik mi olduğunu belirleyen bir yasa olmadığı için herkes "demokratik" dir de, yok hayır "antidemokratik" dir de diyebilme hak ve özgürlüğüne sahiptir. İşin özü şudur: Eğer SAP ile SAMAN'ı birbirine karıştırmamak istiyorsak, ki objektif ve dürüst olmak için bu şarttır o zaman da SAP'ın da SAMAN'ın da gerek tanımını ve gerekse de konacağı yerlerin belirlenmiş olması gerekir ve buda ancak HUKUK yoluyla mümkündür. Yok ama bunların birbirine karışmasında bir sorun görmüyorsanız o zaman da her şeye EYVALLAH demeniz gerekir. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 18.11.2017 12:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1298
Toplam yorum
: 4128
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1054
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Anadolu Üniversitesi, AÖF, Uluslar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster