Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
626
 

Bahriye Üçok..

Bahriye Üçok..
 

Saygıyla anıyoruz bu değerli İslam alimi ni..


Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. Bahriye Üçok, 6 Ekim 1990’da Ankara’daki evine gönderilen bir kitabın içine yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi. 

Kuşkusuz Bahriye Üçok’un neden  öldürüldüğünü, kimin öldürdüğünü, bu kaybın kimlerin işine yarayıp yaramadığını enine boyuna sorgulayacak değiliz bu yazıyla. Neden öldürüldüğü çok açık. Ülkemizin bu günkü durumu bu konuyu izah etmeye yetiyorda artıyor bile.

Öldürülme nedenleri olarak Bahriye Üçok’un cesur ve aydınlatıcı, islamı gerçek anlamda uygulamanın şartları üzerinde ısrarlı duruşlarını sıralayabiliriz kısaca.

Orta Çağ Avrupası’nda Engizisyon Mahkemeleri barbarlığının yok edilmesi için 400 yıl uğraşıldığı göz önüne alınırsa, Üçok gibi aydınların  ülkede verdikleri karanlığa karşı mücadelenin  kısa sürede başarıya ulaşması, tabiki Laiklik düşmanlarını telaşlandıracak ve bu tür karanlık cinayetleride beraberinde getirecekti.

Bu tür cinayetleri ve bu yolda mücadele eden yurtsever aydınların katledilmelerini fazlası ile yaşamıştır Türkiye.

Daha önce 31 Ocak 1990’da Muammer Aksoy, 7 Mart 1990’da Çetin Emeç, 4 Eylül1990’da Turan Dursun, daha sonra 24 Ocak 1993’te Uğur Mumcu, 21 Ekim 1999’da da Ahmet Taner Kışlalı gibi adını sayamadığımız birçok yurtseveri, emperyalizm karşıtını katleden bu karanlık örgütlerin ortak noktası; aydınlanmaya, ileriye ve gerçeği anlaşıldığında kendi kuyularını kazacak olan İslama düşman olmalarıdır.

Katledilen bu yiğit insanların ortak noktası ise; Laik Cumhuriyetin gerçek ve saptırılmamış islamla hiç bir çelişkisinin bulunmadığını, gerçek islamın Kurtuluş Savaşına katkılarını, gerçek islamın öğrenilmesi ve uygulanması gerektiğini ölümü göze alarak ortaya koymalarıdır.

Görüldüğü gibi Abdi İpekçi ile başlayan ülke aydınlarının susturulması, Bahriye Üçok ile son bulmamıştır devam etmiştir,  Fakat dünyaya “yeni düzen” vermeye, bu yeni düzenin nimetlerininde kendi ülkelerine akması için çabalayan Emperyalist güçler ve bunların maşaları artık bu din alimi ve gerçek yurtseverlerin susturulmalarında daha değişik ve yeni bir yol izliyorlar.

Medeniyetler İttifakı yani dinler arası diyalog.

Öyle ya öldürmeyle bitiremiyoruz madem, bu gerçek din adamlarının savunduğu gerçek islamı değiştirelim, ılımanlaştıralım, tüm tek tanrılı dinleri bir potada eritelim ve insanlara gerçek din diye yutturalım. Bu yolla  katlettiğimiz bu insanlarıda kahramanlaştırmamış oluruz.

Şüphesiz daha kolay, karlı ve "akılcı" bir yol.

Bir sürü İslam profesörü, din alimi, gerçek aydın, gerçek müslüman, yurtsever insanla uğraşacağına, alırsın Erzurum’dan ne olduğu belirsiz bir “imam”ı,  yerleştirirsin Pensilvanya’ya, biraz ağlama sızlama, biraz reklam, biraz “okul”, arkasına da koyarsın bir eşbaşkan, ipler elinde nasıl olsa, gör bakalım dikkate alınırmıymış bu gerçek alimler?. El mi yaman “bey” mi?..

Günümüzde yok mu katledilen aydınlar gibi cesur insanlar?, var tabiki, ama ne derece dikkate alındıkları incelenirse, acımasız beyin yıkama furyaları yüzünden  Fetullah’ın yanına bile yaklaşamadıkları görülecektir maalesef. En azından şimdilik, amacın hedefine ulaştığı görünüyor.

Katledilen tüm bu aydınlar gibi Bahriye Üçok’ta hayatta olsaydı eminim en büyük mücadelesini, bu cemaatleşmeye karşı verirdi. Günümüz din alimleri gibi korkudan veya maddi imkanlardan dolayı, bir yandan gerçek islamı anlatıp, bir yandan da gerçek islam düşmanı AKP hükümetlerine methiyeler düzmezdi.

O yüzden Bahriye Üçok ve benzeri gerçek din alimlerinin, yurtsever aydınların günümüzde yaşamıyor olması hem islam alemi hemde ülkemiz için büyük bir kayıptır.

Dini imanı para olan Emperyalizm nerede nasıl vuracağını çok iyi biliyor.

Bazen silahla, ama daha çok “okul" aldatmacaları ve gözyaşı ile süslenmiş sahte din iman masallarıyla. 

Saygı ve özlemle anıyoruz Bahriye Üçok’u..

Saygılar..

06.10.2011 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu tür yazılar bana hep aldatılmış, kandırılmış ve 2011 yılında hala iş emek hürriyet gibi eski anlamlarda kalan fosilleşmeyi hatırlatıyor. Hala laiklik şeriat tartışması...Pes vallahi. Muhsin Yazıcıoğlunun (güncel diye) ölümü şüpheleri, ve ardında bıraktığı sorular bu memlekette Derin devletten habersiz hiç bir cinayet, hiç bir ölüm olayı, Mumcu dahil hiçbir faili meçhul cinayetin aslında faili meçhul olmadığını bal gibi sizede anlatıyordur. Ne diyelim...

DurmuşGüler 
 07.10.2011 17:39
Cevap :
İş, emek, hürriyet, laiklik ve şeriat tarihin hiç bir döneminde yok olmaz fosilleşmez. Eğer öyle olsaydı önceki derin devletler yerini AKP derin devletine bırakmazdı. Hürriyet ve emek mücadelesi günümüzde de her zamankinden daha çok sürmezdi. Bakın sizde M. Yazıcıoğlundan bahsederken bu "fosilleşmiş" kalıplara takılmışsınız. Hürriyetler olmadan laiklik, laiklik olmadan hürriyetler olmaz. Bu, bu tür işlere kafa yormanın abc'sidir. Özgürlüklere bakış açısına göre fosilleşmiş kafa yapısı ile aydın ve berrak kafa yapısı birbirleri ile doğru orantılıdır. Ne kadar özgürlük o kadar sıhhatli kafa, ne kadar "fosilleşme" iddiası, o kadar orta çağ kafası..Sizinki de fikir.. Her ne kadar bu tür fikirler ile asırlardır mücadeleler sürüyorsa da yine de dinleyeceğiz. Saygılar..  09.10.2011 11:59
 

Merhaba, Katledilen bu aydınlarımızın ortak suçu bu günleri o zamandan görüp bizleri uyarmalarıydı. Katiller şimdilik aramızda keyifle yaşıyor. Biz izin verdiğimiz sürece de yaşayacak. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 07.10.2011 14:58
Cevap :
Dünyanın en büyük katili ABD'li babaları ve Eşbaşkanları himayesinde, medya ve beyin yıkama kanalı ile, daha bir ustalıkla sürdürüyorlar cinayetlerini.. Saygılar..  08.10.2011 8:55
 

Güzel yazın için tebrikler dost... Bu aydınlarımızın adı her geçtiğinde yüreğim yanar... Saygılar sevgiler...

UFUK KESİCİ 
 07.10.2011 7:03
Cevap :
Ülke için çok büyük kayıp bunlar.. Saygılar.. Sevgiler..  07.10.2011 10:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 243
Toplam yorum
: 688
Toplam mesaj
: 103
Ort. okunma sayısı
: 737
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

1957 Kars doğumluyum. Emekliyim. Gazi Üniversitesi İİBF İşletme bölümü ön lisans mezunuyum. Yazı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster