Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
882
 

Bahsetsem anlar mısın?

Gecedeki yağmurdan kalan su birikintilerini parlatan öğle sonrası güneşinden, parlatırken göze verdiği zevk, daha sonra güneşin aslında amacının su birikintisini yok etmek olan hain planını sezince oluşan bir anlık iç ürpermesinden, sıcaklığı aydınlığından daha az yalancı güneş, gözü alabiliyorken ve sadece kirpikleri ısıtabiliyorken; insanı kendinden alıp sevgilisine götürmekte yaşadığı acizlikten ve kirpikleri kurutmaktaki becerisizlikten, bu öğle sonlarında güneş ışıklarının evlere vurduğu zaman gölgelerinin evlerden daha heybetli olduğunu; yani aslında insanların bu kış günlerinde yaşadıkları zorlukların kendilerindn daha büyük olduklarını göstermekteki (belki de) tek başarısından; 

Öğretmeninden türlü yalanlarla eve gitmesi için izin koparabilmiş, çamurlu sokaklara uyum sağlamış kirli ayakkabıları ve pis pantolonuyla birlikte, sırtındaki boyu kadar çantasıyla, hala büyük bir adam olduğunu düşündüğü ve bu büyüklüğü annesi ve kardeşileriyle birlikte yaşadıkları evi alarak kanıtlamış olan babasının büyüklüğüne ilerleyen ilkokul talebesinden; 

Bir fabrikada asgari ücretle çalışan kocası Şevket Bey'in yakacak odun-kömür için ayırdığı parayla aldığı, etekleri yere kadar uzanan, yakaları kürklü, çok istediği siyah pardesüsü ve saçlarını tamamen kapatan parlak renkli eşarbıyla zenginmiş gibi durmanın buruk gururyla, pardesüyü almadan önce gitmeyi planladığı eski komşusu Fikriye Hanım'a giden Nebahat Hanım'dan; 

Öğle namazı sonrası camiden cemaatle birlikte çıkan, başındaki kasketle ve mavi gömleğiyle diğer müslüman kardeşlerinden ayrılan; diğer müslüman kardeşleriyle birlikte gittikleri cemaat çay evinde, her zaman oturdukları 'Huzur İslamdadır.' yazısının altındaki masada diğer müsülüman kardeşlerine, torununun üniversitede derslerindeki başarısından daha çok eylemlerdeki başarısını büyük bir gururla anlatan Devrim Amca'dan; 

Rahmetli eşinin bin bir zorlukla aldığı evin malum sokağa bakan penceresinde eskiden hayaller kurarken şimdi hatırlamakta ve hatırladıkları arasından seçim yapmakta zorluk çeken ve bu anılarından çoğunluğu rahmetli kocasıyla ve artık yanında olmayan (belkide artık hayal kuramamasının nedeni budur.) çocuklarıyla yaşadığı anıları düşünen Sebile Teyze'den; 

Çocukluğunda ihtimaldir ki mühendis ya da doktor olmayı düşünen ama şimdi büyük ihtimalle mühendis ya da doktor olmayı düşünen çocuklarına akşam ekmek götürmek için simitlerindn daha sıcak güneşin altında 'üç tanesi bir lira' naraları atan simitçiden; 

Ve şimdi; senin geçmediğin ve muhtemeldir ki bundan sonra da geçmeyeceğin, sen farkında değilsin ama bu kış gününde ikimizi de ısıtamayan aynı güneşin altında dolaştığım sokaklardan ve bu sokaklarda yürürken ikimizin isimlerinin baş harflerinden oluşan plakalar aradığımdan bahsetsem anlarmısın? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bunca çirkinlikten sonra anlamak istemem bile...

DERİN, SADE VE KARIŞIK... 
 27.01.2011 21:48
Cevap :
bunlar sokağın gerçekleri. sizin yorumunuzca 'çirkin' olsa bile  27.01.2011 22:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 780
Kayıt tarihi
: 25.05.10
 
 

Burada paylaştıklarım tamamen kendi hayal ürünüm olup kimsenin benden izinsiz kullanmaması ŞİDDET..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster