Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
17
 

Bak arkadaş! Soykırımı kabul edersek özgürleşirmişiz

Bak arkadaş! Soykırımı kabul edersek özgürleşirmişiz
 

24 Nisan 1915

Günlerdir izliyorum. Bu sene soykırım yanlılarından en çok  duyduğum söz şu:

"Soykırımı kabul ederseniz özgürleşeceksiniz! Ruhlarınız rahatlayacak!"

Bak arkadaş!

Bugüne kadar ne ermeni, ne kürt ne başka bir şekilde insan ayırdetmedim. Etrafım ermeni, kürt, yahudi arkadaşlarımla çevrili. Sımsıkı ve sımsıcak dostluklarım var. Ve inanın sizler ve güler yüzlü, sıcak sesli ama altında konuyu hep aynı yere getiren ard niyetiniz olmasa ben daha özgür ve daha mutluyum! Arkadaşlarımla tüm bunları açık açık konuşuyorum. Öğreniyorum, öğretiyorum.

Kafamı kuma gömmüyorum. Olanın bitenin farkındayım. Hem yüzyıl öncesinin farkındayım hem de bugünün farkındayım. Benim Ata'm bana bilimi rehber gösterdi. İntikamı ya da inkarı değil. 

Bak arkadaş! (Ama içtenlikle "arkadaş". Laf olsun diye yazmıyorum.)

Acı ile kimse üste çıkamaz.  Bana sakın büyük acıdan bahsetme, benim acılarım seninkinden aşağı kalmaz. Benim acım seninkini de kapsar ve ötesine geçer. Benim Adana'da Fransız üniforması giymiş kötü niyetli ermenilerce katledilen halkımla ilgili acınızı yazdığınız bir sayınızı paylaşır mısınız bizimle? Yoksa böyle şeyler olmadı mı?  

Soykırımla suçlanmak az acı değildir, haberin olsun. 

Bak arkadaş! 

Bence "eğer siz, yüzyıllık bu saldırınız ile yüzleşebilirseniz daha özgür olursunuz!"

Fransa'da, Almanya'da, İsviçre'de, Ermenistan'da, Amerika'da, Yunanistan'da açık açık tartışmalar yapıp "soykırım yoktur" diyenleri televizyonlarda tartışmalara davet edip dinlediniz de biz mi görmedik! İsviçre'de Doğu Perinçek ve arkadaşlarının kazandığı mahkeme kararını ne yaptınız? 

"Soykırım yoktur" denmesini biz mi yasakladık? Sen git önce o yasakları kaldır da sonra gel özgürlükten konuşalım.

Madem arkadaşız. Hatırım için Fransa'daki yasağın kalkması için bir destek versene. Fransa'ya okumaya giden gençlerimize laf arasında sık sık bu konu soruluyor ve gençler bu konuda sıkıntılılar. Orada arkadaş oldukları kişilerle görüşlerini paylaşamıyorlar.  Benim de özgürlüklerden yana çok derdim var. 

Ve inan bana Hrant'ı en az senin kadar seviyorum. İçimde yarasını taşıyorum.

Sizlerin daha Türkiye'nin nerede olduğunu bilmeden, bundan 60 yıl önce soykırımı kabul eden Uruguay'ı da yanınıza alıp başlayan, dünya sömürgecileri ile kolkola, bizim görüşlerimizi inkar eden basınız üzerinde düşünmeniz gerekir. Belki o zaman ruhlarınız özgürleşir.

Bak arkadaş! (Ama içtenlikle "arkadaş". Laf olsun diye yazmıyorum.)

Ben inkarcı değilim. Benim yüzleşmekten yana bir korkum yok. Yüzleşmelerimi yaptım ve özgüvenim var.

Ermeni meselesi ile yüzleşirim. Kürt meselesi ile yüzleşirim. Dersim ile yüzleşirim. Maraş katliamı ile yüzleşirim. Kıbrıs meselesi ile yüzleşirim. Askeri darbe geleneği ile yüzleşirim. Tarikatların ve cemaatlerin ülkemi mahvedişi ile yüzleşirim. Mezhep ayrımcılığı meseleleri ile yüzleşim. Emperyalistlerin hedefi olmakla yüzleşirim. 

Zaten ömrümüz yüzleşmekle geçiyor. Ama en sevdiğim bölümü de seninle içtenlikle paylaşayım: Ben 1923 Türkiye'sini kuranların evladıyım. Öyle Sevr ile bilmem ne ile teslim alınamayacağımızı bilirsin.  Ne padişaha ne bilmemkimlere boyun eğmeyeceğimizi bilirsin. 

Arkadaş!

Sence birileri bir gece kötü bir rüya görüp "yarın ermenileri yok edelim" diye düşünmüş olabilir mi? Almanlarla beraber oturup plan yapmış olabilir ler mi? Evet olabilir. Neden olmasın? 

Yok durum öyle değil. Sen de iyi biliyorsun ki, büyük güçlerin paylaşım savaşlarında senin ve benim ortak atalarımız olan halklar kullanıldılar. Sen de biliyorsun ki, birbirlerine yapmadık hainlik ve kötülük bırakmadılar.  Kardeşin kardeşe yaptığı kötülüğün ne sınırı var ne de ölçüsü. Sen benim dinlediğim kadar Ermenilerin Türklere yaptığı kötülük hikayesi dinlesen, benim seni sevdiğim kadar sen beni sevmezdin. 

Arkadaş

"Bugün yanılmıyorsam Nor Zartonk'ta yayınlanan güzel bir yazınızı TV'de okudular. Dinledim.  Gerçekten içten, güzel. Ellerinize sağlık.

Orada "bugünkü kuşakların o katliamdan sorumlu olmadıklarını" söylüyorsunuz. Bu bölümü iyi. Ama diyorsunuz ki, "elleriniz temiz ama soykırımı kabul etmedikçe ruhlarınız kirli olacak!"

Bak arkadaş!

Ne beni saf yerine koy, ne de kendini sütten çıkmış akkaşık zannet. İnsanlığı yüce değerlerini sen temsil ediyorsun, sıkıntılı tarafını ben mi temsil ediyorum?  Soykırımı bir kabul etsek özgürleşeceğiz... öyle mi? 

Ne desteklediğiniz  siyasi hareketler,ne de size teslim olacaklarla birlikteliğiniz bize bunu kabul ettiremez.

Sizlerin daha Türkiye'nin nerede olduğunu bilmeden, bundan 60 yıl önce soykırımı kabul eden Uruguay'ı da yanınıza alıp başlayan, dünya sömürgecileri ile kolkola, bizim görüşlerimizi inkar eden basınız üzerinde düşünmeniz gerekir. Belki o zaman ruhlarınız özgürleşir.

Şimdi kolay olanı yapıyorsun. Zor olanı bir denesene arkadaş!

Seni zor bir günümde yanımda göreyim be arkadaş!  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 62
Toplam yorum
: 72
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 525
Kayıt tarihi
: 08.09.10
 
 

Ceyhan 1966 doğumluyum. Üniversite mezunuyum. Şiir ve öykü seviyorum. Atatürk ve Uğur Mumcu yol g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster