Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '07

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
966
 

Bak şu tesadüfe

Bak şu tesadüfe
 

Haberin başlığı; “Bak Şu Tesadüfe”.

20 Nisan.2007 günü Türkiye Süper Ligi Futbol karşılaşmalarının 29. hafta maçları oynanmaya başlayacak. Haftanın başlangıç maçı akşam saat 20.00’de Gaziantepspor ile Fenerbahçe arasında oynanacak. Bu karşılaşmayı yönetecek orta hakem Mustafa Kamil Abitoğlu’nun şimdiye kadar yönettiği karşılaşmalarda “hiç penaltı vermediği” şeklindeki haber, Güney Barış imzasıyla Hürriyet gazetesinde karşılaşmanın oynanacağı aynı günde çıktı:

“Yaklaşık bir yıldır penaltı kazanamayan Fenerbahçe’nin maçına bu sezon ligde hiç penaltı vermeyen M.Kamil Abitoğlu atandı. MHK (Merkez Hakem Komitesi), sezonun en formada hakemini görevlendirirken ilginç bir tesadüf ortaya çıktı. Gaziantep-Fenerbahçe maçını yönetecek Abitoğlu, 8 Süper Lig karşılaşmasında, hiç penaltı çalmadığı gibi, kırmızı kart da göstermedi”.

Aynı haberin ilerleyen bölümlerinde de şöyle deniliyordu:

“Yönettiği maçlarda genelde çok yüksek notlar alan Abitoğlu’nun en fazla tartışılan karşılaşması 19. haftada Kayseri’de oynanan Kayserispor-Galatasaray mücadelesi idi. Abitoğlu, 0-0 biten o maçın 79. dakikasında Song’un Gökhan Ünal’ı ceza sahasında yere düşürdüğü pozisyona penaltı çalmadığı için ağır eleştiriler aldı”.

Haberde objektiflik yok, kesin yargı var. Ne, niçin, neden, nereye, ne zaman, nasıl, kim, soruları olan iletişimin “A-Be-Ce”si gözetilmemiş.

“Ne?”: Maç.

“Niçin?”: Yönetmek için.

“Neden?”: BELLİ DEĞİL. Habere göre, maça atanmak kasıtlı yapılmış sanki.

“Nereye?”: Gaziantep-Fener maçına.

“Ne zaman?”: 20.Nisan.2007.

“Nasıl?”: BELLİ DEĞİL. Habere göre MHK, hakemi sanki kasıtlı atamış. Haberde de verildiği üzere, madem “en formda hakemmiş”, bu yüzden atanmış. Ama buna gönderme yok.

“Kim?”: M.Kamil Abitoğlu.

Futbol ligi biterken takımların üzerindeki stresi azaltmak, hakemleri etki altına almak ve taraftarlarının yüreklerine su serpmek için, güya ileride olası kaçacak şampiyonluklarında şimdiden söylenilen sözleri lig sonunda anımsatmak ve sorumlulukları başkalarının üzerine atmak için sarfedilen çabalar, uydurulan demeçler, beyanatlar, basın toplantıları gırla gidiyor. Şimdilerde moda “Fenerbahçe hiç penaltı atmadı” söylemi. Karşılığında söylenen ne? O da Galatasaray yöneticisi Adnan Polat’tan geliyor:”Galatasaray’ın 12 puanının hakem hatalarıyla gittiği görüşündeyim, Fenerbahçe’ye penaltı verilecek diye bir kural mı var, 3.Aralık.2006’da Fenerbahçe ile Kadıköy’de oynadığımız derbi maçında bir penaltımız verilmedi, niye sesleri çıkmadı?”.

Karşılıklı söylemlerin sonu yok. Gelmez de. Herkes kendine göre mutlaka bir söylenecek şey bulur. Artık bunlara alıştık. Ama alışmak istemediğimiz şeyler de var. Hayrete düştüğümüz itiraflar da var:

8.Şubat.2007 günü Sabah gazetesinde Hıncal Uluç, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün bir itirafını yayınladı:
"Ben sadece şunu anlatıyorum size, geçenlerde bir yerde, bir şey okudum. 'İnsan' diyor, 'Normal bir insan günde 7-8 yalan söyler' diyor. Psikologların incelemeleriymiş bu. Bu 7-8 yalanın insanına göre bazısı hepsi beyazdır. Kimseye zararı olmayan yalanlardır. Bazısı karadır. Herkese çok zararı olan yalanlardır. Bazısı gridir. İnsanlar beyaz yalanlarını arttırdıkça daha iyi insan olurlar. Simsiyah yalanlarını arttırdıkça, daha kötü insan olurlar. Şimdi günlük hayatı kurtarmak için bazen yalan söylersiniz. Yani bir kanserli insana durup dururken, 'Kardeşim sen kanserlisin' demezsiniz. 'İyisin' dersiniz. Bu bir yalandır baktığınız zaman. Hayali transfer haberleri, futbol hastalarını oyalayan beyaz yalanlardır” diyor Ertuğrul Özkök.

Peki bu yalanlar içinde, yine kendi deyimiyle “futbol hastaları”, bu akşam oynanacak maçın hakemi için “Bak Şu Tesadüfe” diye atılan başlıktan etkilenirse, maç içinde Fenerbahçe’li taraftarın gözünde hakem maçı zaten iyi yönetememişse, hele bir de “penaltı vermemişse”, o beyaz denilen yalan, gerçekten beyazlığıyla mı kalır, yoksa üzerindeki kirlilikten görünmez mi olur?

Maç sonunda eğer Fenerbahçe Gaziantep’te puan kaybederse, yöneticilerin beyanatları aynen şöyle olacaktır: “Zaten bu hakemin görevlendirilmesi Fenerbahçe’nin aleyhineydi. Üzerimizde oyunlar oynanıyor, şampiyon yapmayacaklar bizi. Bu Federasyon bunun hesabını vermelidir”.

Kanserli bir hastaya ilk anda hemen söylenmeyen gerçek, geçicidir, bir süre sonra hasta zaten kendisinin ne olduğunu anlar. Peki taraftara söylenen yalanlar, ne zaman gerçeğe dönüştürülür? “Bir vakit önce söylediğimiz şu haber gerçek değildi” diyen bir yazı basın tarafından kaleme alınmış mıdır? Böyle bir vak’a görülmüş müdür?

Ben görmedim. Bak şu tesadüfe.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bazen taraftarlarda bir problem aranacağına,dış etkenlerin etkisinede bakılmalı,bu basın böyle yazdıkça ister istemez bizlerde etkileniyoruz,ben hakem olsam çıkıpda düzgün bir maç yönetemezdim şu şekilde,ayıptır yani..

Sinem1903 
 21.04.2007 11:07
Cevap :
Sayın Sinem, Objektif bakış zaten taraftarda hiçbir zaman suç aramaz, bunu söylemiyoruz. Sorumlular, her zaman dış etkenlerdir. Bu dış etkenlerin neler olduğunu yazılarımda hep belirtirim, burada ayrıntı olacağından yazmaya gerek yok. Gaziantep-Fener maçında çok şükür penaltı verdi hakem. Ama kurtulduk mu yakınmalardan? Hayır. Bu sefer başka bir söylem bulunacak, dikkat ediniz.Taraftar, her zaman uyutuluyor. Saygılarımla. Ertan KILCIGiL.  24.04.2007 10:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 1206
Kayıt tarihi
: 11.10.06
 
 

Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğretim Üyesi. Spor Sosyolojisi, Popüler Kültü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster