Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '21

 
Kategori
Gönüllülük
Okunma Sayısı
182
 

Bakalım Geriye Ne Kaldı

      İçtenliğin ürünü, esinle dolu, coşkulu öz deneyimlerimizin şiir diline aktarılmaya elverişli yapısından ötürü aidiyet hissettiğimiz göçebe ruhunu kanatlandırmak üzerimize vazife olur.  “Doğu Mistisizmi” aktarım metotları, yaşantının olağan akışını belirleyen değerler bütününde  evrenle ve çevremizle bütünleşen bir ilişki kurmamıza kaynaklık eden varyantlarda, pek çok hikayenin geçişini sağlarken seyir alemine alınırız. Analitik düşünme yetisini düşsel evrelerde gerçekleştirenler , hipokampal zaman bağıntılarında çözümleyebildiklerinin ifadesini geliştirmek üzere yazma eylemine başlar.

     Birden fazla biyolojik saate evrimleşmiş canlılar olduğumuz halde aktivitelerimizi zamanı ölçmek için icat ettiğimiz saate göre ayarlamak durumundayız.  Yazma eyleminin gereksindiği hatırlayış, sayıklayış, birbirinin yerine geçen deneyimleri seziş… gibi pek çok unsurun işaretleri farklı zamansallığa ait olduğu için ölçülen zamanın ayarlı olduğu dışsal süreçten ayrı bir dünyanın lisanını kayda geçmeye koyuluruz.       Zor ve yorucu olan bu süreçte iletişimlerimizin izlenim kazandırması, farklı zamansallığa ait işaretlerin anlam dünyasına yansıtılması çabasında diğerleri ile anlaşabilmenin yollarını ararken; dik kafalı, iddiacı, saf, gururlu, uyuşuk, sinirli, tuhaf, sevecen, vurdum duymaz, neme lazımcı, kaba, hassas, şirin, doğal, iyimser, karamsar… yapıda insanlarla cebelleşiriz.

      Hikayelerin kurucusu mitler ile  başlayan “Düş toplumu”  yaratım sürecinde insanı tanıma ustalığına erişenlerce hakim kılınan “O” bakış açısı ile yüceltme, ilahileştirme, Tanrısallaştırma girişimlerimiz hislerle yön alır.  “Çoğulcu” bakış açısı ile görünür olan  hikayeler,  her varlığın gözünden görebilme yetisinin aralandığı düşüncelerle yön alır. “Ben- O” bakış açısı ile duygu bedenimizin genişleyebildiği çevrende döneriz. Çevren çizgisinin tam ortasındayızdır  ve ufuk her yöne eşit uzaklıktadır. “Kahraman “ bakış açısında, iç disiplinimizin kuvvetince kahramanlaşır,hayret girdabına kapılmış hikayeleri çıkarmaya çalışırız. Zicir sinyali oluşturan içsel kökleri bulunan fenomellerin neden ve sonucu zamanda birbirine bağlamasından ötürü çözmekle mükellefizdir. O sürece tutuklu kalırız.

Bizi anladınız mı?

Lütfen yazarak yaşayanların hem nefes olduklarının farkına varın ve sizce nasıl olacaksa öyle, umursayınız.

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 171
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 113
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

Birbirini tamamlayan yazma gayretimizle buradayız. Merhaba Sizleri üzerinde uğraş verdiğimiz yazı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster