Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Şubat '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
2550
 

Bakire kızlarla 10 yaşındaki çocuklar başbaşa

Bakire kızlarla 10 yaşındaki çocuklar başbaşa
 

.


Adapazarı’nda ilköğretim okullarına hikâye kitapları dağıtılıyor. 3. ve 4. sınıf öğrencilerine.

Kafanıza göre dağıtamıyorsunuz tabii. Birilerinin icazet vermesi, ‘olur’ demesi gerekiyor.

Usül yönünden sorun var mı?

Yok.

Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı müsaade etmiş.

Tavsiye etmiş.

Haliyle veliler, bazı siyasetçiler haklı olarak tepki gösteriyor.

O yaşta öğrenmesi gereken daha öncelikli konular varken, 10 yaşındaki çocuğun bakirelikle, gerdekle ne işi olur?

Yerden göğe kadar haklılar.

Kitaplardan birinin ismi, ‘Paşa Kızı ile Köylü Çocuğu’.

Hadi madem yazdınız, yazdırdınız, tavsiye ettiniz...

Kitaplarda geçen şu ifadeler neyin nesi?

‘Balmumundan dökülmüş gibi yumuşak ve biçimli bir vücudu var…

O gece gerdeğe girdiler…

Kolları arasına alınca bir de ne görsün. Kız bakire değil….

Baktı ki bu kız da bakire değil. Sözde kızdır. Sabah olunca onu da boşadı.

Cemaati çağırdı. Kızı kendisine nikâh etti…

O gece gerdeğe girdiler. Fakat kahveci güzelinin bir çoban kızını aldığını işiten öteki zenginler elbirliğiyle delikanlı aleyhine bir ırz davası açmak istediler.’ [1]

Sanırım birkaç güne kadar gerek basının, gerek kamuoyunun, gerekse de bir kısım siyasetçinin, gerektiği şekilde tavır koyması neticesinde, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bir açıklama yapılacaktır.

Ancak bir ayrıntıdan bahsetmek istiyorum.

Belirttiğim gibi, içerikle ilgili sorgulama, kamuoyu baskısıyla yapılır mı yapılmaz mı onu önümüzdeki birkaç gün gösterecek ancak?

Yukarıdaki alıntıları yaptığımız o hikâyelerin ‘dil’ ine dikkat çekmek istiyorum.

Evet !

Sadece anlatım tekniği, kullanılan dil, kurulan cümlelerin üslubunun neyi çağrıştırdığından bahsediyorum.

Altını çizerek söylüyorum, asla ve asla ‘şu’ kutsal kitaptır demiyorum.

Ama kullanılan geniş zaman kipleri ve ismini tam olarak koyamadığım o yazım tarzı, sanki kutsal kitaplardaki bazı ayetlerin ifade biçimini tâklit eder ya da çağrıştırır gibi olmuş.

Örneğin ; ‘Hâl bu ki onu kız zannediyordu’ denilebilecekken, ‘Baktı ki bu kız da bakire değil. Sözde kızdır ’ ifadesi tercih edilmiştir.

Ya da ‘evlendiler, nikâh kıyıldı, nikâhlandılar’ denilebilecekken, ‘nikâh etti’ ifadesi kullanılmıştır.

Ya da, ‘sabah olunca ondan da ayrılmaya karar verdi’ denilebilecekken, ‘sabah olunca onu da boşadı’ ifadeleri kullanılmıştır.

Hepsinden önemlisi bunlar 10-11 yaşındaki çocuklar için kaleme alınmış.

Üç kutsal kitaptaki metinlere de âşina olmayanlar için söylediklerim pek anlamlı gelmeyebilir.

Şu anda kamuoyunda kitapların sadece 'içeriği' tartışıladursun, o hikayelerin dilinin de benzer soru işaretleri içerdiği kanaatindeyim.

Yabancı bir kitabın özensiz bir çevirisi mi acaba? diyeceğim fakat kitabın adı ‘Paşa Kızı …’ diye geçiyor. Paşa tabiri de bizde olan bir kavram.

Anlayacağınız bu koca adamın kafasında soru işaretleri oluştuysa, 10 yaşındaki çocuklarımızı Allah esirgesin.

Hayırlı pazarlar efendim.

Sabrın sonu ile

Bibliyografya:

[1] Milliyet, 18 Şubat 2007, Pazar


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazınıza yorum yazmıştım. Ama gözden uzak gönülden uzak tarzında bir yorumdu. Bugün bir öğrencim bu kitabı okumuş anlatırken elinden aldım ve şok oldum. Finali onlar girdiler gerdeğe şeklinde bitiyor. Bu kitabı onaylayanların yaptıkları işi aldıkları parayı sorgulamaları gerekir. Saygılarımla.

Eşit Ağırlık 
 23.02.2007 17:56
Cevap :
Allah Allah, peki hala tedavülde demek bu kitap. Zaten ses seda da çıkmadı. Siz de bir öğretmen olarak kim bilir hangi ruh halinde oldunuz o anda? Ancak bakanlık tavsiye edince, çocuğun ailesi de hemen satın mı almış o kitabı?  23.02.2007 20:23
 

Dürüst bir şey yapmadıklarını toplum olarak gördük. Bir araya getirdikleri akademisyenler toplumuda henüz bir şey yapamadı. Üzülüyorum, çocuklara, gençliğe. Kafalarının bu tarz yaklaşımla doldurulmasına.

Ruksan İLDAN 
 18.02.2007 14:48
Cevap :
İşin doğrusu iç politika konularında yazmayı pek tercih etmem ancak bu iş çok garip geldiğ için mecbur kaldım gibi bir şey oldu. Hele o yaş grubundaki çocuklar söz konusu olduğunda, tıpkı dediğiniz gibi insan üzülüyor. Evet insan üzülüyor.  18.02.2007 18:30
 

Bence olayda bir art niyet değil de sanki denetleme yapan kişilerin işlerini savsaklamaları var. Devlet memurlarının çoğunda vardır. Gelen evrağa bakmadan bas mühürü. Ama iş eğitim olunca bir nesil söz konusu.

Eşit Ağırlık 
 18.02.2007 13:58
Cevap :
Hımmm, yazdıklarınızı biraz düşündüm de, sanırım önümüzdeki bir kaç gün durumu daha da netleştirecek. Ancak gerçekten savsaklama yoksa, ama bu işi savsaklama kılıfıyla geçiştirmeye kalkarlarsa o üzücü işte.  18.02.2007 18:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 333
Toplam yorum
: 1268
Toplam mesaj
: 193
Ort. okunma sayısı
: 1480
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

Haziran 1975 doğumlu. Blog yazarı değildir. Yani yazdıkları blog değildir. Köşe yazısıdır, ma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster