Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '13

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
1089
 

Bakış açınızı değiştirin, dünya değişsin.

Bakış açınızı değiştirin, dünya değişsin.
 

Bakış açısı


Rüzgar yüzünden uydu anteninizde oluşan 1 milimlik kayma uzay düzleminde kilometrelerce mesafeye denk geliyor. Ve alıcınızın 1 milimlik sapması sizin yayın aldığınız uydunun alanının dışında kalmanıza sebep oluyor.

Dizilerde veya filmlerde çok sık karşılaştığımız bir durum vardır. Filmin kahramanına bir tuzak kurulmuştur. İzleyiciye gösterilen sahnelerde kahramanın masum olduğunu, ona tuzak kurulduğu verilmiştir. İzleyici tüm gerçekleri bilmektedir ama kahramanı tuzaktan kurtaramaz. Maalesef masum kahramanımız bu tuzağa düşer ve hayatı kararır. Keşke elimizde olsaydı da kahramanı uyarabilseydik öyle değil mi?

Gerçek yaşamda da işler farklı değil. Biz de kendi hayatımızın kahramanıyız ve ancak kendi rol aldığımız sahnelerin dekorunu görebiliyoruz, kendi sahnelerimizin repliklerini biliyoruz.  Diğer sahnelerle ilgili edinebildiğimiz bilgiler hep ikinci el, kulaktan duyma şeyler oluyor. Bu yüzden daima güvenilirliklerini sorguluyoruz.

Diyelim bir ofiste çalışıyorsunuz. Bir projede yer alıyorsunuz, bir takımın üyesisiniz. Projenin başarılı olacağına inanmışsınız ve canla başla emek harcıyorsunuz. Oysa takım arkadaşlarınızdan biri, Ahmet Bey, projeye hiç inanmıyor, hayalperest patronun ego tatmini için uydurduğu bir fikir olarak bakıyor.  bir diğeri, Mehmet Bey, sadece müdürü görevlendirdiği için isteksizce mecburen ekipte yer almış. Zaten günlük işleri başından aşkın, bir de bu angaryayı yüklenmek zorunda olduğu için içten içe kızgın. İşte size birkaç sezonluk dizi senaryosu çıkartılabilecek bir malzeme. Ahmet Bey projeye olumsuz baktığı için sizin şevkle araştırıp bulduğunuz, üzerinde çalışıp önerdiğiniz bir teklifi çürütmek için uğraşıyor. Mehmet Bey sizin çabalarınızı takdir etmek şöyle dursun, yönetime yaranmak için çalışıyormuş gibi göründüğünüzü düşünüyor hatta kahve molalarında yakın arkadaşlarına hakkınızdaki bu fikrinden bahsediyor.

Hele de ekip içindeki kıdem veya mevkii gibi diğer dinamiklerde de uyumsuzluk varsa çatışma ihtimali daha da yüksek. Genellikle de açık açık ifade edilemeyen bu duygular gizli saldırganlıklara dönüşmek üzere kuluçkaya yatmış durumdadır. Proje dışındaki günlük ofis işlerinizde  Mehmet Bey’den beklediğiniz evrak bir türlü gelmiyorsa veya Ahmet Bey ona yolladığınız satınalma talebini 2 haftadır  onaylamıyorsa sadece işlerin yoğunluğundan sıra gelmemiş olduğunu düşünmek iyimser bir tahmin olacaktır.

Çalışanların bakış açılarını genişletmek, onları sadece kendi bireysel hedefleri ve maalesef kişisel hırsları ve egoları penceresinden bakmaktan kurtarıp bütünün hedeflerini göstermek gerekiyor. Bunun da en güzel yolu tutarlı mesajlar veren, liderlik özelliklerine sahip yöneticiler tarafından yönetilen açık iletişim.  Kişilerin yargılanma kaygısı olmaksızın ve daha önemlisi birbirlerini yargılamadan etkili iletişim kurabilmeleri firma içindeki pek çok uyumsuzluğu ve çatışmayı en aza indirecektir.

Kurumlarda bakış açısının değişimi sağlamak emek isteyen bir süreçtir. Bu süreç etkin eğitimlerle yönetilirse elde edilen başarı firmayı ileriye taşır.

Belki de eğitim hakkındaki bakış açısını değiştirmek ve alternatif eğitim metodları araştırmak gerekiyor, ne dersiniz?

Sevgiyle ilerleyin...

Gülay GÜRKAN
Bireysel ve Kurumsal Yaşam Koçu

gly.gurkan@gmail.com

Not: Yazılarımı ve diğer paylaşımlarımı https://www.facebook.com/gly.gurkan adresinden de takip edebilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Kurumlarda bakış açısının değişimi sağlamak emek isteyen bir süreçtir" demişsiniz. O kadar doğru ki bunu eğer ülkemizin şirketleri, kurumları bir anlarsa adeta büyüme patlaması yaşarız. OHSAS'da (yani emniyet sisteminde) bu konu değişim yönetimi (Managment of Change) olarak geçmekte. Şirkette sistemde değişim olacağı zaman bu değişim çok önceden çalışanlara iyi anlatılmalı ve çalışanları ürkütmeden planlanlanmalı ve şirketin en az zarar görmesi sağlanmalıdır der. Bu uygulanırsa, şirkette değişikliklerin yaratacağı riskler önceden hesaba katılırsa, malzeme, ekipman, makina, zaman, personel her bakımdan en az zararla çıkılır.Yani değişim yapmadan önce başlangıçta biraz emek harcamak lazım. Yazınız için teşekkürler.

Hüseyin Okan Durmuş 
 22.02.2013 17:49
Cevap :
Asıl ben yazımı okumak nezaketi gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Haklısınız değişimi kabullendirmek zor oluyor. İnsanlar konfor alanından çıkmayı istemiyor. Değişim her ne şekilde olursa olsun risk almak istemiyor, çünkü başarısız olmaktan korkuyor. Değişimi kolaylaştırmanın yollarından bahsettiğim diğer 2 yazımı da okumak isterseniz: http://blog.milliyet.com.tr/ogrenilenleri-uygulatma-basarisi/Blog/?BlogNo=402712 ve bir de http://blog.milliyet.com.tr/rakip-olmak-mi--ekip-olmak-mi-/Blog/?BlogNo=400812 Sevgiyle ilerleyin... Gülay  23.02.2013 1:36
 

Gulay hanim cok haklisiniz bakis acisini degistirk insanin hayatinda cok sey degistiriyor fakat kisinin oncelikle empati kurmayi bilmeli.selamlar. .

rukiye orhan 
 22.02.2013 16:47
Cevap :
Evet Rukiye Hanım, çok haklısınız, empati kurabilmek o kadar çok şeyi halledebilir ki. Maalesef hem iş hayatında, hem de özel hayatımızda "ego" denen o canavardan kendimizi kurtarıp da karşımızdakinin yerine koymayı başaramıyoruz. Kendi benimizi doğru besleyemediğimiz için, kendimizi sevmekten uzaklaştıkça egomuzun bizi sabote etmesine müsade ediyoruz. Sizin blogunuzu da gezdim, çok hoş şeyler paylaşmışsınız. Özellikle keşkelerle ilgili mutluluk reçeteniz çok düşündürücü. Ellerinize, yüreğinize sağlık. Sevgiyle ilerleyin... Gülay  22.02.2013 22:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1423
Kayıt tarihi
: 04.02.13
 
 

Antalya'dan sevgilerle... Uzun yıllar turizmin çeşitli dallarında, çoğunlukla da profesyonel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster