Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '13

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
224
 

Bakkal Ahmet

Bakkal Ahmet
 

alıntıdır


Çocukluğumun en meraklı dönemleriydi. Hani şu her şeyi daha fazla sorguladığımız, öğrendiğimiz kelimeleri anlamını bilmesek de kullanmak için heveslendiğimiz, bazen tam yerinde kullanıp anne-babamızı şaşırttığımız dönemler.

Cam önünde babasının işten gelişini bekleyen ben o zamanlar da evde ablam ve ağabeyim olmasına rağmen annemi arkadaş seçmiştim kendime.

Onunla vakit geçirmek her zaman öyle hoşuma gitmiştir ki…

Vazgeçilmezlerimin bir diğeri de teyzemde konaklamaktı küçükken. Teyzemin eşine dede derdim ben. Ve ikisi bize geldiğinde giderken beni de almaları için türlü şirinlikler yapardım.

Tek kaldığım yerdi orası.

Evlerinin camından sallandırdığımız sepet ile seslenirdik Bakkal Ahmet’e.

Çıkmayınca teyzem bazen; “duyuyor da bakmıyor” derdi. Ne çok kızardım içimden.

O dönemler alış verişlerden sonra fiş almanın önemini öğretmiş olmalı bana biri. Zira artık sakız alırken bile fiş isteyecek durumdaydım.

Bir gün yine teyzem ekmek almaya göndermişti beni. 2 ekmek alıp kasa fişi istemiştim. Bakkal Ahmet kızgın, kızgın bakmakta yüzüme haklı olarak. Adam canından bezdi benim sayemde.

Günlerdir teyzeme gidip alış veriş ettiğim her şeyden fiş istemekte, o da o fişi vermemekte inat ediyor.

Derken ben iki ekmek için fiş alamadım bir de üzerine kovuldum. Bakkal Ahmet; “yok fiş miş hadi al ekmeğini git” deyince, küçük olmama rağmen boyumu aşmıştı öfkem. Bir an gözüm kararmış olmalı ki tezgahın önünde duran pirinç ve şeker çuvallarına koştum. Bir avuç şekeri pirince, bir avuç pirinci de seri bir şekilde şekere karıştırdım ve Bakkal Ahmet tezgahın arkasından gelene kadar kaçtım yukarı.

O gün bir yandan her çalan kapıya şikayet mi diye koşuyordum, bir yandan da yaptığımın doğruluğundan emin olmanın gururunu yaşıyordum.

Derken akşam oldu ve teyzemin eşi, yani dedem geldi. Önce benimle sohbet etti sonra “bugün neden Bakkalı dağıttın?” diye sordu. Yerin dibine girişimi bugün gibi anımsarım. “Ama bana fiş vermedi” diyebildim yalnızca.

Daha sonra uzun bir konuşma sonunda ben kasa fişinin hangi durumlarda isteneceğinden emin oldum. Ve Bakkal Ahmet’te özgürlüğüne kavuştu.

Dedemle beraber özür dilemem için aşağı indik. Özür öyle bir külfet geliyor ki daha o yaşlarda bile, lafı eveleyip geveledim ama sonuç itibariyle özür diledim.

İnsan çocuk olmaya görsün, yapılan her şey mübah oluyor o anda. En çekilmez anınız bile sevimli gelebiliyor insanların gözüne.

Ve yetişkinlik…

Hiç mi hiç kusur, yanlış kaldırmıyor. Eskiden güç bela dilediğimiz özür bile şimdi yapılanların yanında kabul görmüyor.

Aradan yıllar geçti, bugün hala annemle ve karşılaştıkça teyzemle konuştuğum; İnat, cesaret ve bilmişlikle yapılan bir çocukluk anımdır bu.

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güzel bir anı. Aslında yaptığın doğru nedense sonuçta yanlışa bürünmüş gibi. Yasa zaten her alışverişte fiş kesmeyi zorunlu tutmuştur. Hangi durumlarda fiş kesilir diye bir kavram yoktur. Doğru olmamakla birlikte ay sonu toplu kesim olmaz ama belki su götürür tarafı. Şekerle pirinci karıştırman aslında o denli büyük bir ders ki keşke enişten ve bakkal onu anlayabilselerdi. Bu güzel ders herhalde sadece saflıkla çocuklukta yapılabilir. Aslında yaptığın büyük bir ders. Anlayama sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az misali.. Saygılarımla...

hssensoz 
 21.05.2013 11:43
Cevap :
Yaptığım bence de doğru ama o an yaşadığım endişe ve korkuları bugün gibi anımsıyorum. Ekmek için fiş istenmez cümlesi öyle bir kazınmış ki hafızama şimdi iste deseler de isteyemem. Şeker pirinç anca öfkemi dindirmişti. Ama dediğiniz gibi anlayana...  22.05.2013 21:31
 

Meğer, Merve Ballı, disiplinli, adaletli, yüreği vatanı için çarpan birisi olarak yetiştirilmiş. GÜZEL VE DEĞERLİ, BİR ANI.ADADAN SEVGİLER, SEVGİLİ BALLI.

Göksel47 
 18.05.2013 17:19
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum Göksel Hanım. Yorumunuzla beni gururlandırdınız, sağ olun. Sevgiler Ada'ya, sevgiler size  21.05.2013 8:26
 

Sepetle bakkaldan alışveriş filmlere ve İstanbul' a has bir özellik gibi gelirdi hep... Ve en gerçek; bozulmamış insanlığa ait zamanlardan bir selamdır bence... O nedenle bu yazın beni çoj mutlu etti Sevgili Merve...

Arzu Elif 
 17.05.2013 22:33
Cevap :
Arzu Hanım insanlığa dair bir selam ne kadar yerinde olmuş. O zaman apartman değil sokağın öbür ucundan komşuları olurdu annemlerin. Hayal meyal hatırlıyorum ama çok hoş zamanlardı. Sevgiler gönderiyorum size...  17.05.2013 23:06
 

Merveciğim! O sepet olayını ben de çocukluğumda yaşadım.Biz de ekmeği sepetle üst kattaki balkona sepetle çekerdik. Güzel duygulu anılar, canınıza sağlık. Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 17.05.2013 22:16
Cevap :
Nadide hanım sepet çoğumuzun ortak noktasıymış aslında.guzeldi evet hepsinin manidar bir hatırası var.sevgiler...   18.05.2013 15:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 670
Toplam yorum
: 3227
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1838
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster