Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '15

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
311
 

Bakmak duymak düşünmek yazmak ve Milliyet Blog

Bakmak duymak düşünmek yazmak ve Milliyet Blog
 

İnternet'ten alınmıştır.


Gözü olan tüm canlılar bakar ve kendince görür.

Kulağı olan tüm canlılar sese duyarlıdır ve kendince duyar.

Beyni olan her canlı gördüğüne ve duyduğuna dair tepki verir.

ANCAK her canlı durumu beyin potansiyeline göre algılar.

Ve esas olanın; neyin görüldüğünden neyin duyulduğundan öteye beyinde oluşan etkileşim olduğu gerçeğini düşünebilen herkes bilir. 

Kendince gören ve duyanlardan öteye algısını yansıtabilenlerin; gördüklerinden duyduklarından ne özümsediklerini ifade edebilmeleri beyin potansiyellerine bağlıdır. 

Bir kişi neler gördüğünü neler duyduğunu yazarak gününü nasıl geçirdiğini ifade edebilir. İnsanlar genellikle gördüklerini duyduklarını başkalarına aktarır. 

Okuyan insan oranı düşüktür ve çoğu zaman okuduğundan ne anladığı sorulduğunda sadece hoşça vakit geçirdim, diyebilmektedir. 

Gördüklerinin, duyduklarının ve hatta okuduklarının düşündürdüğü yeni bir şeyi serbest tarzda sözlü olarak doğaçlama ifade edenler de olabilir.

ANCAK gördükleri, duydukları ve okuduklarıyla düşünmek ve oluşan düşüncesini süzerek yazıya dönüştürebilmek beyin çapı gerektirir ki; bu da az insanda olduğundan insanlık tarihi boyunca YAZAR olmak önemli bir niteliktir ve kalıcı yazar olmak değer biçilemez kadar önemlidir. 

İnsanlık tarihinde gelmiş geçmiş zengin sayısını tahmin edemeyiz ve bunlardan sadece KARUN kriteri oluşmuş.

AMA düşünün bir KAFKA ölümünden sonra yırtsın diye teslim ettiği arkadaşının kıyamadığı için yayınladığı aforizmaları düşünce tarihine mal oluyor,  Konfiçyüs olümünden 350 yıl sonra anlaşılıyor, Monteigne'nin denemeleri 500 yılı aşmasına rağmen güncelliğini koruyor ve Mevlana doğumunun 800 üncü yılında UNESCO tarafından anılıyorsa yazmak insanlığa en büyük mirastır. Eğer para kazandıran bir ürünse hem insanlığa katkı hem de mirasçılarına servet  kazandırabilmektedir. 

Hangi düzeyde olursa olsun her insan kendinden sonraya beyin birikiminin özetini oluşturacak bir sayfa bile olsa bir metin bırakması insanlığa mutlaka katkı sağlayacaktır ki; okuduklarımdan bana enteresan gelen kitapçık, bir kafeterya sahibinin çalışanlarına öğütlerinden oluşandı ve çok dile çevrilmiş olan bu kitapçık kafateryacıların el kitapçığını oluşturmaktaydı. Kafeteryacı öğütlerini kitapçığa dönüştürürken böyle bir yayılmanın olabileceğini hayal edebilmiş midir?

İşte yazabildiklerimizi yayınlama ve ABD deki kuzenimin bile okumasına imkan veren Milliyet Bloga teşekkür ederken yansımlarını biz yazanların tahmin etmesi mümkün mü? YİNEDE Milliyet Blogun çok daha etkin tanıtılması gerektiğini bu çabayı MB den çok biz yazanların çabalamasını gerektiğini düşünüyorum. 

Düşünebilen her insanın bir tek sayfa olsa bile yazılı miras bırakması dileğiyle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben yazıların insanların hayatında çok önemli olduğunu düşünmüyorum. Kendim yazıyorum ama daha ziyade eylem önemli diyorum. Zaten daha ziyade kafası kitaplara gömülü kimse değil eylem adamı yaratılmasına katkıda bulunmak için yazıyorum. Okuduklarımız değil yaptıklarımız önemlidir ve biz okuduklarımızı pek yapmayız.

Kerim Korkut 
 05.04.2015 11:16
Cevap :
Yazmakta yansıyan bir eylemdir AMA fark edilen sonuç eylemdir. Okuduklarınızı yapmıyorum dersiniz ancak dürtü neyle başladı diye sorsalar cevaplayabilir misiniz?...   06.04.2015 10:21
 

"Yazmak insanlığa en büyük mirastır." elinize sağlık, gelecek kuşaklara ret edecekleri değil, fikren ve ruhen beslenebilecekleri miraslar bırakabilmek dileğiyle saygılar

Cemile Torun 
 03.04.2015 0:05
Cevap :
Evet, teşekkürler selamlar.  03.04.2015 10:53
 

Düşünmek ve izlenimlerini yorumlayabilmek çok önemli. Bunları yazılı olarak dile getirebilmekse değindiğiniz gibi çok değerli ve nitelikli bir uğraş. Okumak, yazmak ve okunmak... Milliyet Blog ve onun yazarları, okurları yaşamımızda çok önemli bir yere sahip. Buranın bir parçası olmak bir tutku, tıpkı yazma eylemi gibi. Selamlar.

Güz Özlemi 
 31.03.2015 23:24
Cevap :
Evet, katkınıza teşekkür ediyorum. Selamlar.  01.04.2015 0:18
 

Merhaba Kadri Bey...Okuma ve yazmanın özgürlüğüne inanmalıyız...Okuyarak yaşamak, yazarak gelişmek istiyorsak bunu yapmalıyız...Bu arada, farklı düşüncede yazan yazarlara ve onların kitaplarına da saygı göstermeliyiz...Bir kitabın, bir makalenin ve burada olduğu gibi bir bloğun, yazarına ve yazdığının yalnızca başlığına bakarak "Ha! Bu okunmaz!" deyip okumaktan vazgeçilmemelidir. O beğenilmeyen yazarın, o beğenilmeyen yazısında öyle bir bilgi saklıdır ki, belki ömür boyu okuyana rehber olur...Okumalı ve elden geldiği, bilgimizin yettiği kadar yazmalıyız...Kütüphaneye, hava olsun diye, santimetre hesabıyla yerleştirilen kitaplara, "öküzün trene baktığı gibi" bakılmamalıdır...Selamlar.

cdenizkent 
 31.03.2015 18:26
Cevap :
DOĞRU subjektiftir, belki bir gün bizimki değişir... Katkınıza çok teşekkür ediyorum. Selamlar  01.04.2015 17:10
 
 
Toplam blog
: 612
Toplam yorum
: 2068
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1161
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Her kesimi anlama ve kabullenme bilincimle; her kişinin asgari yaşam şartlarına sahip olabildiği,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster